x

Meslek hastalıkları öldürüyor - Saniye Kesici

e-Posta Yazdır PDF
Geçtiğimiz haftalarda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 2017 yılı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre; iş cinayetleri sonucu 2006 işçi yaşamını yitirmiştir. Görünen o ki OHAL döneminde emek cephesinde güvencesiz ve kuralsız çalışma arttıkça, işçi ölümleri de yıldan yıla artış gösteriyor. Bunun yanında iş cinayetlerinde yaşanan her artış meslek hastalıklarındaki artışı da beraberinde getiriyor. Türkiye’de ve dünyada meslek hastalıklarının ölçümlenmesi ve tespiti zor olduğundan net bir sayı verilemiyor ancak Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre iş kazası sonucu her 1 ölüm karşılığında işle ilgili hastalık sonucu 6 ölüm meydana geliyor. Dolayısıyla Türkiye’de 2006 işçinin öldüğü 2017 yılında 12 bin işçinin de işle ilgili hastalıklardan ölmüş olabileceği tahmin ediliyor.

Türkiye’de meslek hastalığı tespiti SGK sağlık kurulu tarafından yapılıyor. Hangi hastalıkların meslek hastalığından sayıldığını ve bu hastalıklara bağlı işçi ölümlerini de yine SGK kayıtlarından öğrenebiliyoruz. Ancak var olan meslek hastalıkları ne kayıt altına alınıyor ne de tanı olarak meslek hastalığı olarak nitenlendiriliyor. Zaten doğrudan meslek hastalığını tespit eden hastaneler olan meslek hastalıkları hastanesi sayısı bile Türkiye’de 3’ü geçmiyor.

Üstelik ülkemizde taşeron, geçici ve kayıt dışı çalışmaya dayalı emek piyasaları da düşünüldüğünde, sağlığımızı kaybetmemize neden olan pek çok hastalığın da kapsam dışında bırakıldığını söyleyebiliriz. Bu çalışma biçimlerinde meslek hastalıklarının adı bile anılmıyor; binlerce işçi her geçen gün güvencesiz, kuralsız ve sağlıksız ortamlarda mesleki risklerle karşı karşıya kalıyor ve çalışırken ölüyor.

Öte yandan meslek hastalıkları denildiğinde akla daha çok gelenekselleşmiş sektörlerde meydana gelen akciğer kanseri, silikozis vb. hastalıklar geliyor. Ancak günümüzde sektörel anlamda genişleyen emek piyasası ve buna bağlı ortaya çıkan meslek dalları, meslek hastalıklarının da çeşitlenmesini beraberinde getiriyor. Aynı durum, meslek hastalıklarını tartışırken, kadın-erkek emeğinin yoğun olduğu sektörler ve çalışma biçimleri olarak toplumsal cinsiyet temelli bakmayı da zorunlu kılıyor. Bu bağlamda kas-iskelet sistemi hastalıkları, kifoz (kamburluk) gibi hastalıklar ile cinsel ve psikolojik taciz, şiddet, aşağılama gibi mesleki risk oluşturan faktörler sonucunda, her yıl binlerce kişi fiziki veya ruhsal olarak ya sağlığını kaybediyor ya da meslek hastalığı sonucu ölüyor.
Sermaye ve devlet ise iş kazası ve meslek hastalıklarının seyrini bilinçli olarak değiştirmek istemiyor. İşçi sağlığını ve güvenliğini tehlikeye sokacak şartları tartışmaya bile kapalı tutarken, hastalık veya ölümle sonuçlanan kazaların maruziyeti ve tazminatıyla sorunu çözmeye çalışıyor. İnsanca çalışma ve yaşama hakkı kapitalist iş süreçlerinin derinleşmesiyle işçinin hayatını kâbusa dönüştürüyor.

Tam da bu alana dair emek cephesinde farkındalığı arttırmak üzere, önümüzdeki günlerde TMMOB İstanbul İKK ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin ortak hazırladığı meslek hastalıkları konulu bir etkinlik düzenleniyor. Fransız sosyolog Annie Thebaud-Mony’nin katılımıyla meslek hastalıkları ve mücadele deneyimlerinin konuşulacağı etkinlik 26 Mart Pazartesi günü saat 19.30’da Makine Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi’nde (Taksim) gerçekleştirilecek. Meslek hastalığına dair birlikte mücadele etmek isteyen, deneyimlerini aktarmak isteyen herkes için güzel bir etkinlik olacağını düşünüyorum.

 

İşkolları