x

İşçi intiharları - Nilgün Tunçcan Ongan

e-Posta Yazdır PDF
‘Geçinemiyoruz’ isyanı alarm veriyor. Üstelik artık siyasilerin önüne yazar kasa fırlatılmıyor. İşçiler doğrudan kendini ateşe veriyor. Nitekim TÜİK verilerine göre de geçim zorluğu intihar nedenleri içinde 3. sırada bulunuyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verileri, 2017 yılında en az 89 işçinin işyerinde veya işyeri dışında işe bağlı nedenlerle intihar ederek yaşamını yitirdiğini gösteriyor. 2016 yılında ise en az 90 işçinin intihar ettiği tespit edilmiş. Son iki seneye ait yıllık tespitler, 2013- 2015 döneminde tespit edilebilen işçi intiharlarının toplamına yakın.

Sosyal Haklar Derneği’nin (SHD) 2017 yılına ilişkin raporunda da, intihar eden emekçiler ve intihar nedenleri önemli bir hak ihlali kategorisi olarak yer alıyor. Raporda, eğitimcilerden hemşirelere, yargı emekçilerinden hekimlere pek çok emekçi intiharına yer verilmiş. İSİG’in tespitlerinden hareketle artan işçi intiharlarında, bilgiye erişim kanallarının genişlemesi yanında ekonomik darboğazlar, işsizlik, mobbing, ihraçlar, kuralsızlaştırma ve gelecek kaygısının etkili olduğu belirtiliyor.

İSİG’e göre Türkiye’de işçi intiharlarının ilk üç nedeni borç, mobbing ve işsizlik. Bununla beraber her yıl işyeri dışında intihar eden yüzlerce işçinin intiharının doğrudan iş ile ilişkili olduğunun saptanmasındaki zorluğa dikkat çekiliyor. Bu saptama ise çok önemli. Çünkü sorunu görünür kılmak ve en önemlisi önlenebilir bir ölüm nedeni olan işçi intiharlarını engellemek ancak bu şekilde mümkün.

Bununla beraber Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) böylesi bir saptamayı oldukça geniş bir yaklaşım içinde değerlendirdiğinin de altını çizmek lazım. DSÖ; işsizlik, finansal zorluklar, göç, hızlı ekonomik ve politik değişiklikler gibi işçilerin çalışma ve yaşam koşullarını engelleyen birçok unsuru intihar sebebi ve/veya risk faktörü olarak tanımlıyor.

Öte yandan çok bileşenli bir yapı olan Avustralya İntiharı Engelleme Derneği de benzer bir yaklaşımı benimsiyor. İşçi intiharlarının, iş ve intihar arasındaki ilişkinin kabul edilmesine bağlı olarak engellenebileceğini belirten Dernek, iş kaynaklı intihar sebeplerini ise oldukça geniş bir yelpazede ele alıyor. Buna göre iş yerinde strese neden olan bir dizi sorundan iş bulmaktaki zorluğa, çalışma koşullarından performans baskısına, işsiz kalma korkusundan işle bağlantılı soruşturmalara kadar pek çok faktör intihar sebebi sayılıyor. Cinsiyetçilik, yoksulluk, düşük ücret ve sosyal dışlanma ise başlıca risk faktörleri olarak tanımlanıyor. Bu çerçevede işsizlik politikalarından sosyal destek mekanizmalarına kadar pek çok tedbirin gerekliliğine işaret ediliyor.

Kimi bilimsel araştırmada, intihar, umutsuzluk ve çaresizlik halinin dayattığı bir çözüm arayışı olarak tanımlanıyor. Buradan hareketle, Türkiye’deki işçi intiharlarının belli bir mesleğe, işkoluna ya da işçi grubuna özgü olmaması ise sınıfın tüm katmanlarının umutsuzluk ve çaresizlik halinde ortaklaştığını gösteriyor.

Öte yandan içinde bulunduğumuz toplumsal atmosferi de, en az işçileri intihara sürükleyen sebepler kadar dikkate almak ve ciddiyetle üzerinde durmak gerekiyor. Zira intihar girişiminde bulunan ancak hayatını kaybetmesi engellenen işçiler için iyileşme süreci, kendilerinin “hain” ya da “provokatör” olmadıklarını veya “gösteriş için” intihar girişiminde bulunmadıklarını ispatlamaya çalışarak geçiyor.