x

Şule İdil Dere’nin ölümüne ilişkin açılan davanın 2’nci duruşması görüldü

e-Posta Yazdır PDF
Yasalara aykırı davranan, yasaların getirdiği yükümlülüğe uymayarak, önlem almayarak canımız Şule İdil Dere’nin ölümüne neden olanlar, 2. duruşmada savunma olarak ne yazık ki İdil’i suçlamayı seçtiler.

İlk duruşmada can güvenliği almak bizim işimiz değildi savunmasıyla birbirini suçlayan İstanbul Büyükşehir Beleidyesi (İBB) ve İSTAÇ A.Ş. avukatları, 2. duruşmada açık tavır değiştirerek adeta ortak savunma yaptı:

İBB sanıklarının ortak avukatı “Yüzlerce defa buradan kamyonla geçilmesine rağmen böyle bir olay meydana gelmemiştir. Kazanın oluşunda merhumenin de kusurlu olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Hiçkimse yapması gereken bir yükümlülük olmadan veya yapması yasaklanmış bir şeyi yapmadan kusurlu olarak tanımlanamaz. Yaya yolunda müzik dinlemeyi yasaklayan, yaya yolunda kulaklık takmayı kısıtlayan veya kusur olarak tanımlayan hiçbir kural, âdet, gelenek bulunmamaktadır.

Belediyeler kamu kuruluşlarıdır. Belediyelerin veya herhangi bir kamu kuruluşunun kamu hizmeti verirken yasalara uymamama hakları yoktur. Yasalara uymak, belediyelerin görevi ve yükümlülüğüdür.

Bir kamu kuruluşu, kamu hizmeti veriyorum, yasalara uymamış olmam görmezlikten gelinsin diyemeyeceği gibi, ben kamu hizmeti veriyorum yasalara aykırı davranışlarımın dile getirilmesi benim itibarımı zedeliyor da diyemez. 

Yaya yolunda olmanın güveni ile sadece yürümeyi engelleyecek davranışlardan kaçınarak rahatça hareket etmek, hakkınızdır.

İdil, trafiğe açık bir yolda değil, yayalara özgülenmiş yolda yürümüştür. Haklı olarak yayalara ayrılmış bir yolda sadece yayaların bulunacağı, motorlu taşıtların olmayacağı inancı ve güveni içerisindedir. Ona bu güveni ve inancı veren de yaya yolunu kamu hizmeti olarak yapan belediyedir.

Bilirkişi raporunda da vurgulandığı gibi o yaya yolunda kör, sağır birisi de yürüyor olabilirdi, yürüyebilir olmalıdır. İdil duymuyor (sağır), görmüyor (görme engelli) da olabilirdi.

Bu temel gerçeklikleri hiçbir iddia, hiçbir savunma değiştiremez.

Şule İdil Dere yaya yolunda evine giderken ağır tonajlı bir araç altında kalarak yaşamını yitirmiştir. O araç bir hafriyat kamyonuydu. O hafriyat kamyonu bir belediyeye aitti. O belediye ne yazık ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi idi.

Yaya yoluna hafriyat kamyonu sokan-sokma zorunda kaldığını iddia eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamyonları sefer sayısını artırmak için çalışanlarını sıkıştırmadan önce, kaç çamur kamyonu girip çıktı diye saymak için personel görevlendirmeden önce, yaya ile kamyonların karşılaşmasını tümüyle engelleyecek şekilde tahliye yolunu izole etmekle hem yasal olarak, hem de mantıken ve ahlaken yükümlüdür.

İdil’den sonra hafriyatın o yoldan taşınmak zorunda olmadığının anlaşılması da bir diğer acı gerçektir. İBB-İSTAÇ A.Ş., Kurbağalıdere’den çıkardığı dip artığını İdil’in canı alındıktan sonra deniz yoluyla taşıdı.

Yüz defa kamyon gitti hiç kaza olmadı demek, risk kavramına, yasal yükümlülük kavramına hepsinden önemlisi de güvenlik kavramına aykırı mantık dışı bir iddiadır.

Sanık avukatlarının savunmasının mantığa, yasaya uygun olup olmadığını mahkeme takdir edecektir. 

Ne var ki varlık nedenleri can güvenliğimizi sağlamak olan kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle can vererek ödediğimiz acı bedelin hesabını sormamamızı hiçkimse çarpıtamayacaktır.

Yasaya uymadığı için can alanlar, aldıkları canı suçlamayı tercih etmişleridir. 

Dileriz ki başımıza gelen onların başına gelmesin. Görevini gerektiği gibi yapmayan bir kamu görevlisinin ihmali yüzünden canları yanmasın. Canları yandığında da o kamu görevlisi kendisini kurtarmak için, yaya hakkını kullanmaktan başka bir şey yapmayan birisini suçlamanın ağırlığı ile yüz yüze gelmesin.

Biz gerçeklerin çarpıtılmasına izin vermeden sabırla, başka canların yitirilmemesi için önlem almayı bir zorunluluk olarak gören, insan yaşamını her şeyden önceye alan bir yönetim anlayışını hâkim kılmanın mücadelesini vermeye devam edeceğiz.

İdil için, denetlenmediği için inşaat çalışmalarında kullanılan hafriyat kamyonlarıyla bu kentte alınan bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm canlar için adalet arıyoruz.

İdil için adalet arıyoruz.

Önce vicdan arıyoruz.

ŞULE İDİL DERE AİLESİ

 7 Şubat 2018 Çarşamba-İstanbul
 

İşkolları