x

20 bin 500 cinayet - Mecit Ünal

e-Posta Yazdır PDF
“Tecavüz suçlusu olsa, adam vursa öbür kapıdan çıkıyor... Ben alnımın teriyle çalışmışım, 3. Kattan yere çakılmışım. Mucize eseri hayattayım. 5 sene oldu benim evraklarım görüldü, şahitlerim dinlenildi ama hala sonuçlanmadı.

“Adaletin tecelli etmesi için” iki kere kredi çekip kredi çektim, avukata para verdim. Bir kısmını ödeyebildim geriye kalanını ödeyemedim. Psikolojik bunalıma girdim. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne 3 defa dilekçe yazdım. Kendileri bizzat verdi faks numarasını. 4 ay oldu dilekçelere yanıt gelmedi. Kadir Topbaş’ı da Gebze’de gördüm. Derdimi anlattım. Yardımcı olacağız deyip telefon numaramı aldılar. O da lafta kaldı.”

2013’te geçirdiği iş kazası sonucu yasal tazminat hakkını almak için mücadele veren inşaat işçisi Sıtkı Aydın söylüyor bunları. Geçirdiği iş kazasında yedi kaburgası kırılan, beyninde travma oluşan 39 yaşındaki Sıtkı Aydın o günden bu yana işsiz.

KAZA DEĞİL CİNAYET

Sıtkı Aydın ismi, toplumsal -siyasal gündemden uzak bulunanlara bir şey ifade etmeyebilir. Oysa daha birkaç gün önce gündemin ilk sıralarındaydı. Başbakan, ana muhalefet partisi başkanı, milletvekilleri, gazeteciler ondan söz ediyordu. Yazılı ve görsel medyada S.A. olarak geçen Sıtkı Aydın, TBMM Hastanesi’nin önünde üzerine benzin dökerek kendini ateşe vermek isterken Meclis polislerinin müdahalesiyle yanmaktan son anda kurtarılmıştı. Kadın cinayetleri gibi son yıllarda sayısı misliyle artan nice iş kazası mağdurundan sadece biri Sıtkı Aydın.

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir iş kazaları.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın raporlarında Türkiye’de iş kazalarından ölüm oranının 100 bin kişide 8.8 olduğu açıklanıyor. Bu soyut rakamdan ne anlayacağımızı ise İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG), raporu söylüyor:

Son 15 yılda iş kazalarında hayatını kaybeden işçi sayısı tam 20 bin 500. Kaza değil, adeta cinayet!

BU ŞARTLARDA ÖLÜM KAÇINILMAZ

İSİG de bu nitelemeyi kullanıyor. Rapora göre, 2017’de 116’sı kadın, 1890’ı erkek olmak üzere 2006 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Bu 2006 işçinin 18’i 15 yaşın altında olmak üzere 60’ı çocuk. Çoğunluğu Suriyeli olmak üzere 88’i mülteci. 2006 işçinin 230’u İstanbul, 93’ü İzmir, 88’i Bursa, 79’u işçi Antalya, 72’si Konya, 71’i Kocaeli, 67’si Ankara, 65’i Manisa’da, 62’si Adana ve 52’si Denizli’de hayatını kaybetti.

453 işçi inşaat, 385 işçi tarım, 272 işçi taşımacılık, 154 işçi ticaret/büro, 116 işçi metal, 93 işçi madencilik, 89 işçi belediye ve 65 işçi işçi enerji işkolunda çalışmaktaydı...

İşçilerin ölüm nedenleri ise; 446’sı trafik/servis kazası, 347’si ezilme/göçük, 317’si yüksekten düşme, 183’ü kalp krizi/beyin kanaması, 164’ü şiddet ve 135’i elektrik çarpması...

İSİG Meclisi, “işyerlerinde işçilere karşı bir savaş” yaşandığı görüşünde. Nedeni ise “düzenin ucuz ve güvencesiz istihdam politikaları ve sermaye birikim stratejisi” olarak saptanıyor: “İşçi sınıfı bu şartlarda çalıştırılırsa ölüm kaçınılmazdır!”

KOMŞUNUN EVİ YANARKEN!

“6 ay kendi işimi yapamadım. 3 ay sadece dört duvarı gördüm. Sinpaş köpek ölüsü gibi kapıya bırakıp çekip gitti. Bir ay sonra muhasebecim arayarak size para yatırdık dedi. Bankaya gittim 300 TL yatırmışlar.” Sıtkı Aydın, kendisini yakan işçi.

“Dün TBMM’de bir kişi üzerine gaz yağı döktü ve ateşe verdi. Niye? Geçinemiyorum diye. Bir gencecik vatandaşımız üzerine akaryakıtı döküyor kibriti vuruyor. Gazetelerin birinci sayfasında bile yer almadı. O işçi kardeşime söyleyeyim Meclis’e niye geldin? Git Saray’ın önünde yak. O zaman diyecek ki, beni çok seviyor, kendisini ateşe verdi.” Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı, ana muhalefet lideri.

“Bunun yaptığı komşunun evi yanarken üşüyen elini ısıtmaya benziyor.” Binali Yıldırım, Başbakan.