x

(1) Hastalık, yorgunluk, umutsuzluk: Mevsimlik tarım işçileri dönüş yolunda

e-Posta Yazdır PDF
İlkbaharda Urfa’dan yola çıkan mevsimlik tarım işçileri, sırasıyla Adana, Mersin, Ankara, İzmir ve Manisa ile son bulan yolculukla sezonu kapatıyor. Ağır çalışma koşullarının vücutlarında bıraktığı hasara dikkat çeken işçiler, koşullarının düzeleceğine inanmıyor

İlkbahar’da göç yolunu tutan mevsimlik tarım işçileri, kış aylarının gelmesiyle birlikte sezonu kapatmanın hazırlığını yapıyor. Urfa’dan yola çıkıp, sırasıyla Adana, Mersin, Ankara, İzmir ve Manisa’da havaların soğumasıyla geri dönüş hazırlığı yapan işçiler, geriye ağır çalışma koşullarının bıraktığı hastalıklar, yorgunluk ve umutsuzluğun kaldığını dile getirdi.

Urfa’dan yola çıkıp Saruhan son durağında memlekete dönüş hazırlığı yapan işçiler, kavurucu sıcak ve zorlu yolculuğun sonunda elde ettikleri “üç kuruş” parayla kışı geçireceklerini dile getirdi.

“Memleketimizde iş olsa gelmeyiz”

Sabahın erken saatlerinde eşi ve 6 çocuğu ile biber tarlasının yolunu tutan Songül Peçen (48), maddi sıkıntılarından dolayı çocuklarını okula gönderemediğini söyledi. Zor ve zahmetli yolculuğun verdiği bıkkınlığı dile getiren Peçen, “Kendi memleketimizde işimiz, imkanlarımız olsa neden buralarda olalım” diyor.

“Ömrümüz göçle geçiyor”

Yaşadıkları sorunların görünmediğinden yakınan Abdullah Akbaba (55) da Akçakale’den eşi ve 5 çocuğuyla birlikte 6 ay önce sırasıyla Adana, Mersin, Ankara, İzmir ve Manisa’nın Saruhan ilçesine geldiğini anlattı.

Güneşten oluşmuş yüz lekeleri ve kırışıklıkları gösteren Akbaba, “Bunların hepsi emek ve yaşam mücadelesi” diyor. Yaşamın adil olmadığını vurgulayan Akbaba, “Bizim gibiler, çocuklarından ve memleketlerinden uzaklar” dedi.

Urfa’nın tarım topraklarının ve verimliliğine dikkat çeken Akbaba, şunları dile getirdi:

Kendi topraklarımızdan yararlanamıyoruz. Asıl sorun budur. Yevmiye ile çalışıp 45-50 lira alarak ömrümüz bitti. Devlet neden bunları düşünmüyor. Biraz da halkın taleplerini dinlesin. Sürekli göç, sürekli göç ile geçiyor ömrümüz.

Dört çocukla Halfeti ilçesinden geldiğini aktaran Sultan Karaçağ (46) da kendisi gibi eşinin de mevsimlik inşaat işçisi olduğunu söyledi. Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarına ilişkin yetkililerin sürekli verdiği sözleri hatırlatan Karaçağ, “Sürekli ‘yapacağız edeceğiz’ diyorlar. Ama yaptıkları bir şey yok. Olan işçiye oluyor” diye konuştu.

“Değişen bir şey olmayacak” 

Sırtına bağladığın bebeğiyle biber toplayan Sebahat Yeşilçınar (47) da sezon boyunca hatalık ve ağır çalışma koşulları ile mücadele ettiklerini ifade etti. Her yıl aynı sorunları yaşamalarına rağmen çözüm bulunmadığını ifade eden Yeşilçınar, 6 ay aradan sonra evine döneceği için mutlu olduğunu dile getirdi.

Bir sonraki sezona kadar kendileri açısından değişen bir şey olmayacağını anlatan Yeşilçınar, tek çözümün Urfa’daki tarım arazilerinin değerlendirilmesiyle mümkün olduğunu söyledi.

“Seneye de geleceğiz” 

İş güvencesi ve güvenliğinden yoksun 6 ayı geride bıraktıklarını belirten Memet Çetinkaya (60) ise koşullarının düzeleceğine inanmıyor. Çetinkaya, şunları ifade etti:

Kendi ekmeğimizi topraktan çıkarıyoruz. Kimseye muhtaç olmuyoruz. Fakat bu hükümet kendini düşünmekten başka bir şey yapmıyor. Kendileri bizim yaşadığımız çadırlarda bir gün yaşayamazlar. Ömrümüz bitti. 40 yıldır bu işi yapıyorum. Gelecek sene yine buraya geleceğiz. Yine bu topraklarda sağlıksız bir şekilde çalışmak zorunda kalacağız.