x

Çalışma Bakanlığı’nın başlattığı ‘hedef sıfır kaza’ kampanyası sona erdi... 13 Mayıs / 12 Eylül tarihleri arasında 167’si inşaat işçisi olmak üzere en az 753 işçi yaşamını yitirdi

e-Posta Yazdır PDF
Çalışma Bakanlığı’nın başlattığı ‘hedef sıfır kaza’ kampanyası sona erdi...
13 Mayıs / 12 Eylül tarihleri arasında 167’si inşaat işçisi olmak üzere en az 753 işçi yaşamını yitirdi


Şule İdil Dere...
23 yaşında...
İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü 3.sınıf öğrencisi...
12 Mayıs 2016’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı YAYA YOLUNDA Kurbağalıdere’den balçık taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonunun çarpması sonucu yaşamını yitirdi....
Raporumuz kardeşimiz Şule İdil anısına...

Hatırlatma: Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan ‘istihdam seferberliği’ çerçevesinde eski Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun da katılımıyla 13 Mayıs’ta 3.Havalimanı’nda ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Hedef Sıfır Deklerasyon’ imza töreni düzenlenmişti. Eksenini inşaatların oluşturduğu ve dört ay sürecek olan sıfır kaza kampanyası çerçevesinde Bakanlık bürokratlarının her şehre 2-3 kez gidecekleri ve sosyal taraflarla görüşecekleri belirtilmiş ve açıklamalara başlamışlardı. Kopyala yapıştır bu açıklamaların özeti şöyleydi: “AKP döneminde iş kazaları yüzde 40 azaldı.”
Biz de bu noktada bu çalışmanın her ayında gerçekleri ortaya koymaya başlamıştık. Raporlarımızda iş cinayetlerinin azalmadığına aksine sıçramalı artışlar olduğuna, inşaatlardaki işçi ölümlerinin basit adımlarla çözülebileceğine, işçilerin çalışma-yaşam koşullarına, inşaat şirketlerinin hızlı büyümelerine ve iktidarla ilişkilerine değinmiştik:

Sıfır kaza 1.rapor

Sıfır kaza 2.rapor

Sıfır kaza 3.rapor

İSİG Meclisi olarak bu dönemde inşaatlardaki iş cinayetlerine dair bilgilerimizi paylaşıyoruz...


Kampanya süresinde (13 Mayıs – 12 Eylül arası) en az 753 işçinin yaşamını yitirdiğini tespit ettik... Yani her gün en az 6 işçi iş cinayetleri sonucu aramızdan ayrıldı...

Mayıs ayında (13-31 arası) en az 104 işçi,
Haziran ayında en az 170 işçi,
Temmuz ayında en az 207 işçi,
Ağustos ayında en az 217 işçi,
Eylül ayında (1-12 arası) ise en az 55 işçi yaşamını yitirdi...


Sıfır kaza kampanyasının eksenindeki inşaat sektöründe dört ayda en az 167 inşaat işçisi yaşamını yitirdi. İnşaatlardaki iş cinayetlerinin 140’ını ulusal ve yerel basından, 18’ini işçinin yakınlarından / iş arkadaşlarından, 7’sini işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarından 2’ini ise inşaat işkolunda faaliyet gösteren sendikalardan öğrendik...

 

Hedef sıfır kaza kampanyası sürecinde (13 Mayıs – 12 Eylül arası) inşaatlardaki iş cinayetlerinin nedenlerine bakarsak yüksekten düşmeler ve ezilme/göçükler yüzde 66’sını oluşturuyor.


Hedef sıfır kampanyası sürecinde Türkiye’nin 58 şehrinde ve yurtdışında iki ülkede Türk inşaat şirketlerinde işçi kardeşlerimizi yitirdik...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’na sorularımız var...
Sayın Bakan geçen hafta yapılan “Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı”nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı milli istihdam seferberliğine övgüler yağdırdı. Yine iş sağlığı ve güvenliğinin asla taviz vermeyecekleri konulardan biri olacağına işaret ederek, “Bu konuda sıfır tolerans diyoruz hem işçilerimiz açısından hem işverenlerimiz açısından. Söz konusu insan hayatı, canımız yandığı zaman hepimiz gerçekten büyük acılar yaşıyoruz. Soma’yı hatırlıyoruz. Limanlarımızda, tekstil işyerleri, inşaatlarda yaşanan iş kazaları... Bu bağlamda biz hem işçilerimiz hem de işverenlerimiz açısından süreçlerin kolaylaştırılması anlamında üzerimize düşen adımları atacağız. Farkındalık artışının sağlanmasıyla ilgili üzerimize düşen adımları atacağız. İşyerlerimizde iş sağlığı, güvenliği kurallarına uyum konusunda hassasiyet gösterilmesini de önümüzdeki dönemde bekleyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Sayın Bakan Jülide Sarıeroğlu;

1- Devlette devamlılık esastır. Eski Bakan Müezzinoğlu’nun başlattığı ‘Sıfır Kaza Deklerasyonu’ndan haberiniz var mı? Haberiniz var ve kampanyaya devam ediyorsanız bu konuda neden açıklama yapmıyorsunuz ya da yapacak mısınız?

2- Kampanya sürecinde (13 Mayıs-12 Eylül) hem genel olarak hem de kampanyanın ekseni ilan edilen inşaat işkolunda kaç işçi yaşamını yitirmiştir?

3- Bu kampanya çerçevesinde işçi ölümlerinde geçmiş yıllara göre bir azalma meydana gelmiş midir?

4- Bu kampanya için ayrılan bütçe ne kadardır? Ne kadarı hangi işler için kullanılmıştır?

5- Bu dönemde inşaatlardaki ne gibi önlemler alınmış ve hangi şehirlerde kaç denetim yapılmıştır? Sonuçları nelerdir?

Sorular raporlarımızda ortaya koyduğumuz gerçekler çerçevesinde çoğaltılabilir...

***

Her raporumuzda farklı bir hususa değiniyoruz. Bu sefer kentsel dönüşüm ile asbest ve hafriyat kamyonları ekseninde halk sağlığı konularına kısaca değineceğiz...

İnşaat sektörü büyüyor, işçiler ve halk ölüyor
TÜİK, 2017 yılı ikinci çeyrek tahmini büyüme rakamını açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,1 büyüdü. İnşaat ve imalat sanayi ise büyümenin başını çekti. Sektörün puanı yüzde 6,8 arttı.

İnşaat sektörü rant-komisyon ilişkileri içinde büyümeye devam ederken, bundan zararlı çıkansa işçiler ve halk oldu. İnşaattaki büyümeden hiçbir pay alamadığı gibi daha kötü koşullarda ve daha düşük ücretlerle çalışmaya mecbur bırakılan işçilerin iş kazası geçirme oranları daha da arttı. Bunun yanında bir taraftan işçi sömürüsü ve ölümleri üzerinden büyüyen inşaat sektörü diğer taraftan da halkın sağlığına zarar vererek hatta kimi zaman canını alarak, toplum kaynaklarını talan ederek ve büyük ölçüde de halk borçlandırılması üzerinden büyümeye devam etti. İnşaat sektörü büyürken bu iki yanlı sömürü de sürekli genişledi.

Hazine arazilerinin devlet eliyle usulsüz olarak imara açıldığı ve inşaat şirketlerinin ihalelerini aldığı alanların pek çoğu kamu arazileri. Kamu arazilerinin şirketlere peşkeş çekilmesi toplumun olanı gasp edip el koymak iken bir de üzerine halkın canı ve sağlığı ile oynayan inşaatlar dikildi.

Ranta dayalı inşaat yapımının hızla büyümesi, halkın değerleri olan alanları tüketirken, kent hakkına da büyük bir zarar veriyor. Kamusal alanlar güvenlik şeritleri bile olmadan ihlal edilirken inşaat alanları hiçbir önlem alınmadan, gündelik hayatın sürdürüldüğü alanlarda devam ediyor. Çevreye, halk sağlığına ve toplumsal hayata da büyük zarar veren inşaatlarda işçi sağlığı ve güvenliği denetimi gibi çevre denetimi de çok nadir yapılıyor. Neredeyse tamamen prosedür haline gelen bu denetimler şirketlerin birkaç ay önceden haber aldığı ve günü kurtarmak üzerine önlemler aldığı bir biçime dönüşmüş durumda.

Şehirde hafriyat kamyonları ağı ve ölümler
Kentleri büyük bir şantiyeye çeviren bu projeler aynı zamanda hafriyat kamyonları ve beton mikserlerinin de kenti işgal etmesine neden oluyor. İnşaat rantı kent içindeki bu araçların sayısının öylesine artmasına neden oldu ki, İstanbul’da faaliyet gösteren kayıtlı toplam hafriyat kamyonu sayısı 8494 iken, beton mikseri sayısı 2500. Ankara’daki hafriyat kamyonlarının sayısı ise belediye otobüslerinden daha çok.

Beton mikserlerin ve hafriyat kamyonlarının sabah saat 06.00 ile 10.00 akşam saat 16.00 ile 22.00 arası trafiğe çıkması yasak olmasına rağmen bu araçlar ana trafik akslarını kullanarak gün boyunca sokak aralarında bulunuyor. Hafriyat kamyonlarının denetim yetkisi iki yıl önce Şehircilik Bakanlığı’ndan alınıp belediyelere devredildi. Sadece Ankara’da 2016 yılı içinde hafriyat kamyonları 20 bin kez denetlenmiş, 1227 tanesine park cezası verilmiş. Sorun ise bu denetlemelerin göstermelik olması.

Dahası betonun iki saatte donması ve prim usulüyle şoför çalıştırma nedeniyle bu araçlar kent trafiğinde yüksek hız yapıyor. 2016 yılından beri sadece İstanbul’da hafriyat kamyonları ve beton mikseri nedeniyle yaşanan kazalar 33 kişinin canını aldı (@SuleIdilDere). Üstelik hayatını kaybedenlerin ailelerinin, suçluların cezalandırılması girişimlerine de yargı eliyle ket vuruluyor.

Sermaye beslemek üzerine bir kentsel dönüşüm
Özellikle 1999-2001 krizinin ardından AKP’nin uyguladığı tarım karşıtı ve bölgesel eşitsizliği artırıcı politikalar nüfusun hızlı bir biçimde kentlere yığılması ve konut ihtiyacını doğurmuştu. Barınma konusunda konut edindirmenin neredeyse tek alternatif olarak sunulduğu bir politika ile kentsel dönüşüm politikaları sonucu uygulanmaya başlanan konut kredisi ve ipotek sistemleri yoluyla haneler büyük borçlanmaların içine girdi.

İnşaat politikaları hem kentlere yeni yerleşenler açısından hem de kentsel dönüşüm çerçevesinde yaratılan kent haritasıyla sınıfsal eşitsizliği kentsel anlamda derinleştirdi. Kent mekanını sermaye birikiminin başat haline getiren bu politika gecekondu yasasına tabi olan gecekondu alanlarının tümünün TOKİ’ye devredilmesi ile bu rant daha da genişletildi.

Kentsel dönüşüm kavramının kendisinin ranta ve yandaş firmalar için imar değeri yüksek alanlar açma politikasına dönüştürüldüğü bir noktada son yıllardaki politika daha çok kentin imar değeri yüksek yerlerindeki bölgelerinin kentsel dönüşüm ihalesine verilmesinin ardından orada yaşayan halkın şehrin uzak bölgelerine yerleşmeye zorunlu bırakılmasından oluşuyor. Bu şekilde halk hem yerleşim yerlerinden edilirken hem de sağlıksız, kalitesiz ve şehrin çeperindeki konutlarda yaşamaya mahkum bırakılıyor. Yerlerinden edilen halkın hem ulaşım ve buna bağlı işsizlik sıkıntıları doğuyor hem de sosyal çevrelerinden kopmasına neden oluyor. Yeni konutlar için ödemeleri gereken 20-25 yıllık ek ödemeler nedeniyle de büyük borçlanmaların altında kalıyorlar.

İşçilerin ve halkın sağlığı teferruat
Kentsel dönüşüm sonucunda şantiye haline gelen mahalleler toza, gürültüye ve asbeste bağlı sağlık riskleri taşıyor. Örneğin, Ankara’daki 350 ton asbest bulunduran havagazı fabrikasının hiçbir önlem alınmadan yıkılması üstelik bu zararın doğrudan bir şirket eliyle de değil Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğu ve kararı ile yapılması bunun örneklerinden biridir. Kanserojen olduğu tıbben kanıtlanmış olan asbestin doğru söküm yapılmadığı ve gerekli önlemler alınmadığı için hem burada çalışan işçilerin hem de en başta asbest alanının yakını olmak üzere Ankara halkının sağlığına vermesi muhtemel ciddi zararın telafisi yoktur. Bu süreçte yapılan tüm başvuru ve uyarılara rağmen asbestli alanın çevresi kapatılmamış, bu şekilde halk sağlığını tehdit edecek şekilde kalmasına izin verilmiştir.

2004’ten bu yana 6,5 milyon konutun yıkıldığı kentsel dönüşüm sürecinde asbest ve açığa çıkan diğer zararlı maddelerin tespitinin yıkımlardan önce ne kadar yapıldığı konusunda bir bilgi yok Ancak, örneğin 39 ilçeli İstanbul’da yalnızca 6 belediyede asbest ölçümü ve denetimi yapılıyor. 

Soruyoruz, rant için yıkılan binaların yıkımı sonucunda ortaya çıkan asbest sonucu oluşabilecek binlerce kanser vakasının sorumluluğunu kim alacaktır? Halk sağlığı kimin korumasındadır?

Ranttan talana bir büyüme
Sürdürülmekte olan projelerin pek çoğu ekolojik bir talan yaratmakta. İnşaat sermayesi barajlarla ekosistemi değiştirirken HES’lerle akarsuları kurutmakta, RES’lerle ormanları katletmektedir. Yollar, havalimanları ve köprülerle doğa talan edilmekte; estetik, tarihi ve kültürel doku da büyük zarar almakta ya da yok edilmektedir.

Dev projelerin büyük bir kısmı, kullanım ve ihtiyaç alanlarından çok daha büyük arazilere kuruldu. Böylece bu alanların imara açılabilmesi için bir zemin yaratıldı. 3.Havalimanı inşaatında olduğu gibi 150 milyon yolcuya hizmet etmesi planlanan havalimanı için 3 bin 500 hektar yetmekteyken proje bu alanın iki katından da fazla bir alanı, üstelik çok büyük bir kısmının orman ve su havzası olduğu bir alana inşa ediliyor.

Ranta dayalı büyüme işçiye ve halka zarar veriyor
Görülüyor ki inşaat sektörünün bir şantiyeye dönüştürdüğü kentler sermaye lehine düzenlenmekte ve yeniden yapılanmakta. Kent hakkı her anlamda yok ediliyor ve kentler büyük bir beton yığınına dönüştürülüyorken inşaat politikası ve büyümesi sermayeye devasa bir büyüme vaat etmekte. Bu büyümeden hiçbir fayda görmeyen dahası zarar görense işçiler ve halk. Türkiye’de inşaat gibi çeşitli sektörler ve şirketler büyürken gelir adaletsizliğinin sürekli artışı bunun bir göstergesi. Rant üzerinden yürüyen bu sistem bir yandan işçinin emeğini sömürüp canını almakta diğer yandansa halkın sağlığını, güvenliğini ve kent hakkını tehdit etmektedir.


Şule İdil Dere İçin Adalet Arıyoruz...
Yaşam hakkımızı ihlal eden ve can almaya devam eden hafriyat kamyonlarının bir kısmı ne yazık ki belediyelere ait kamu araçları.

Türkiye çapında hafriyat kamyonlarının yol açtığı ölümlü olay raporumuzu hazırlarken (yıl sonunda açıklamayı planlıyoruz) birçok ildeki ölümlü olayların belediye hafriyat kamyonu-kamu araçları kaynaklı olduğunu fark ettik.

Örneğin:

29 Mart 2017 / İstanbul-Fatih / Nesibe Babayorova (32) / Özbek uyruklu / Fatih Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonu çarptı. / Hayatını kaybetti. 

25 Temmuz 2017 / Malatya / Murat Bakır (37) / Yaya / Malatya Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonu çarptı. / Hayatını kaybetti.

17 Temmuz 2017 / Trabzon-Akçaabat / Esma Şamlı (52) / Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonu çarptı. / Hayatını kaybetti.

1 Temmuz 2017 / Şanlıurfa / Akçakale / 13 yaralı / Büyükşehir Belediyesi’ne ait 63 UB 119  plakalı hafriyat kamyonu yolcu minibüsüne çarptı.

12 Mayıs 2016 / İstanbul Kadıköy / Şule İdil Dere (23) / İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonu çarptı. / Hayatını kaybetti.

Halkın can ve mal güvenliğini korumakla yükümlü belediye gibi kurumlar bile işçi sağlığı-iş güvenliği yasalarını-yönetmeliklerini hiçe sayarsa halkın canını kim koruyacak konusuna vurgu yapılabilir düşüncesiyle kendi hikayemizden örnek vermek istedik.

Bildiğiniz gibi İdil’in canını alan da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayıtlı bir hafriyat kamyonuydu.

Kurbağalıdere dip temizliği çalışması yapıyordu İBB orda ve ne yazık ki bilirkişilerin ortaya çıkardığı gerçek şu oldu: İBB ve işi beraber yaptığı-iştirakı İSTAÇ AŞ, çevrede yaratacağı tahribat ve can güvenliği için risk değerlendirmesi yapmamıştı. Nitekim işi ihale ettiği (İSTAÇ AŞ’ye) sözleşmede de hafriyat kamyonu şoförlerine dağıtılacak kumanya bile yer alırken “risk değerlendirmesi” ya da “yaya can güvenliği tedbiri almak”la ilgili tek satır yoktu. 

Bu ciddi bir “hizmet kusuru” olduğundan belediye üst düzey personelinin yargılanmasına önce Valilik izin vermedi, arkasından Bölge İdare Mahkemesi’nin kesin kararıyla sorumluların yargılanması resmen yasaklanmış oldu.

Özetle... Özel şirketlere ait hafriyat kamyonu-iş makinelerini denetlemekle yükümlü kamu kurumları bile “iş sağlığı-güvenliği” yasalarına, yönetmeliklere uymuyor, kendi araçlarıyla-personeliyle doğrudan halkın canını alıyorsa ve yargılanamıyorsa, sanırız ortada bir kamu can güvenliği-halk sağlığı sağlama-koruma görevi fiilen ortadan kalkmış durumda.

***

Bakanlığın dört ay süren kampanyası ve bizim de iş cinayetleri eksenli olarak inşaatları ele aldığımız raporlarımız sona erdi. Bu noktada işçi sendikaları konfederasyonları başta olmak üzere tüm emekçi kesimlerden açıkladığımız hususların takipçisi olmalarını tekrar hatırlatıyoruz...

İletişim
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi
 
Çalışma Bakanlığı’nın ‘hedef sıfır kaza’ kampanyası sürecinde (13 Mayıs/12 Eylül) yaşamını yitiren 167 inşaat işçisinin isimleri: Kasım Akan, Hacı Ahmet Aktaş, Necmettin Maraba, Dursun Güngör, Zülküf Güneş, Emre Temel, Sedat Yavuz, Hamdi Taşkafa, Abdulkerim Ceyhan, Mehmet Can, Mehmet Cankatan, Hamza Gülbahçe, Ali Dal, Caner Gürbüz, Kadir Gürakar, Cemali Yuvka, Bünyamin Aydoğan, Ferhat Karatop, Hızır Çiçek, İbrahim A., Deniz İşeri, Arif Gökşenli, Savaş Yüksel, Fırat Şahin, Aykut Kocaoğlu, Remzi Altıkulaş, Yiğit Şahin Haykut, Şevket Bostancı, Mithat Güner, Şakir Topçu, Şenol Soylu, Ömer Coşkun, Erdoğan Gürtepe, Serkan Arslan, Avni Yağmurlu, İzzet Subaşı, Abdulmuin Gazel Mektebi, Murat Dülger, Recep Elitaş, Abdullah Çatalbaş, Bünyamin Demir, Mustafa Buğa, Yaşar Erkoç, Ekrem Demirbaş, Cemalettin Uçar, İsmail Gökhan Güven, Emre Toker, Ali Zengin, Sefa Günay, Abdurrahman Özer, Engin Tercalı, Ayhan Yıldız, M.D., Kemal Kılıçoğlu, Kemal Öner, Mehmet Yavuz, Sercan Tuncar, Mustafa Karapınar, Nihat Aykum, Cevat Köseoğlu, Hasan Korkmaz, Zeki Ekşi, Hasan Taşpınar, Metin Ak, Mehmet Adem Uçak, Ramazan Erol, Yunus İnci, Ali Osman İlipınar, İbrahim Çobanoğlu, Ahmet Pir (Tahhan Feras), Numan Çiçek, Kemal Akdeniz, Tuğrul Şahin, Kurtça Mehmet Seven, İsmail Kayar, Muhammed Mustafa Küpeli, Arif Marangoz, Mehmet Yılmaz, Cihad Elhamid, Ammar Muhammed Ali, Mehmet Salih Tekşut, Muharrem Çoban, Koray Yurtsever, Osman Akgün, Dursun Doğan, Sadık Aktaş, Hüseyin Kartal, Harun İbişoğlu, Emre Sincar, Erol Gülbahçe, Hakan Arı, Zafer Yıldız, Hikmet Akdeniz, Serhat Şahin, Emre Kocagöz, Hasan İke, Müzbah Cengiz, Selman Külte, Dursun Ercan, Harun Kaya, Hacı Ceylan, Kadir Beser, Nevzat Güneş, Edip Erdoğan, Gökhan Ataoğlu, Metin Şahin, Ömer Polat, Kadir Oslu, Ramazan Yakut, Cangir Yılmaz, Şaban Kemik, Mustafa Kaymak, Mahmut Göl, Gökhan Kesgin, Murat Aksoy, Caner Ege, Muharrem Çil, Mehmet Aslanhan, Abdulkadir Yaşar, İsmet Akgül, Mehmet Akcan, Murat Bozoğlu, Aladdin Halit, İsmail Kayar, İbrahim Deniz, Mehmet Ali İlhan, Hasan Şimşek, Hasan Ünlü, Adem Çoban, Selahattin Baz, Hacı Mustafa Hannep, Dursun Ülger, Ömer Üzümcü, Haydar Bozarslan, Suat İz, Selçuk Fırtına, Güner İlhan, Sinan Kaya, Furkan Duman, Mustafa Turan, Samet Çelebi, Yavuz Kahrıman, Muhammet Nur El Ahmet, Ahmet Yıldırım, Cumali Barut, Eyüp Aksoy, Turan Güneri, Hüseyin Asan, Murat Dayanmaz, Hulusi Erkaya, İhsan Göçeri, Hasan Durna, Sait Özdemir, Hasan Ali Gürlemiş, İdris Güneş, Samet Barış Aydın, Murat Şahin, Yasin Adsız, Mustafa Dağdeviren, Ahmet Gül, Hasan Çevik, Tayfun Sarı, Aytaç Toplayıcı, Adem Besler ve ismini öğrenemediğimiz üç işçi...
 
 
İlgili Haberler
http://www.abcgazetesi.com/dort-ayda-753-isci-is-cinayetlerinde-oldu-hedef-sifir-kaza-kampanyasi-yapan-bakanlikt-65299h.htm
 
https://www.artigercek.com/hedef-sifir-kaza-kampanyasi-suresince-753-isci-oldu
  
http://bianet.org/bianet/toplum/190160-hedef-sifir-kaza-kampanyasi-boyunca-753-isci-oldu
 
https://www.birgun.net/haber-detay/hedef-sifir-kaza-dediler-her-gun-en-az-6-isci-oldu-181622.html
 
http://www.bizimsakarya.com.tr/guncel/is-kazalari-onlenemiyor-h36475.html
 
http://www.bizimyaka.com/haber-78809-EMEP-Savasin-faturasi-halka-kesildi
 
https://www.canakkalematbuat.com/?Syf=18&Hbr=989364&/%C3%87al%C4%B1%C5%9Fma-Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-4-ay-s%C3%BCren-Hedef-S%C4%B1f%C4%B1r-Kaza%E2%80%99-kampanyas%C4%B1-sona-erdi.-H%C3%BCk%C3%BCmet-hedef-s%C4%B1f%C4%B1r-dese-de-ge%C3%A7en-s%C3%BCrede-en-az-753-i%C5%9F%C3%A7i-can-verdi.
 
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/833296/Hedef_sifir_kazaydi_4_ayda__753_isci_yasamini_yitirdi.html
 
http://devrimciproletarya.net/ohal-grev-kiriciligi-fazla-calisma-issizlik-keyfilik-ve-is-cinayetleri-demektir-agustos-ayinda-en-az-217-yilin-ilk-sekiz-ayinda-ise-en-az-1338-isci-yasamini-yitirdi/
 
http://etha.com.tr/Haber/2017/09/27/emek/hedef-sifir-kaza-kampanyasi-suresince-753-isci-hay/
 
https://www.evrensel.net/haber/333562/isig-acikladi-son-4-ayda-753-isci-can-verdi
 
http://gazetekarinca.com/2017/09/hedef-sifir-kaza-kampanyasi-sonlandi-dort-ayda-en-az-753-isci-hayatini-kaybetti/
 
http://grihat.com/son-4-ayda-753-isci-can-verdi/
 
http://www.gundemsaros.com.tr/haber/mayis-eylul-ayinda-yasanan-is-kazalarinda-753-isci-hayatini-kaybetti
 
http://ilerihaber.org/icerik/akpnin-sifir-kaza-kampanyasi-her-gun-en-az-6-isci-yasamini-yitirdi-76766.html
 
http://www.kizilbayrak11.net/ana-sayfa/sinif/haber/-/bakanligin-sifir-kaza-kampanyasi-bitti-en-az-753-is-cinayeti/
 
http://www.marmaracagdas.com/haber-sifir-kaza-dediler-753-olum-var-5987.html
 
http://mezopotamyaajansi.com/tum-haberler/content/view/747
 
http://odatv.com/calisma-bakanligi-hedef-sifir-kaza-dedi...-dort-ayda-753-isci-yasamini-yitirdi-2709171200.html
 
http://saglikcalisanisagligi.org/2530-calisma-bakanligi-hedef-sifir-kaza-dedi-dort-ayda-167-si-insaatlarda-olmak-uzere-en-az-753-isci-yasamini-yitirdi.html
 
http://sendika62.org/2017/09/calisma-bakanliginin-hedef-sifir-kaza-kampanyasi-boyunca-753-is-cinayeti/
 
https://seninmedyan.org/2017/09/27/bakanligin-sifir-kaza-kampanyasi-doneminde-753-isci-yasamini-yitirdi/
 
http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/bakanligin-sifir-kaza-kampanyasinin-sonucu-167si-insaat-iscisi-753-isci-yasamini
 
http://t24.com.tr/haber/hedef-sifir-kaza-kampanyasi-suresince-753-isci-can-verdi,451428
 
http://www.tekgida.org.tr/Oku/13683/hedef-Sifir-Kaza-Dediler-Her-Gun-En-Az-6-Isci-Oldu!
 
http://www.viratrabzon.com/haber/hukumetin-hedefi-sifir-en-az-olen-isci-sayisi-753-39453.html
 
http://www.yapi.com.tr/haberler/hedef-sifir-kaza-kampanyasi-boyunca-753-isci-oldu_161438.html
 
http://yarinhaber.net/emek/59999/calisma-bakanliginin-hedef-sifir-kaza-kampanyasi-bitti-753-isci-yasamini-yitirdi