x

Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuştu

e-Posta Yazdır PDF
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 72'nci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na (BMGK) katılarak buradaki uluslararası temsilcilere hitap etti...

“Yedinci yılına giren Suriye ihtilafı ülkede, bölgede ve tüm dünyada derin yaralar açmıştır. Suriye'de siviller ve günahsız yavrularla birlikte bir medeniyet de yok ediliyor. Bu ülkeyi yerle bir eden istikrarsızlığın ve zulmün beslediği terör sınırları aşarak bir kanser gibi adeta yayılıyor. Demokrasi, özgürlük, adalet, aydınlık bir gelecek talebi ile harekete geçen Suriye halkını maalesef uluslararası toplum yalnız bırakmıştır. Biz Türkiye olarak han kökenden, meşrepten olursa olsun hepsini de kardeşimiz olarak gördüğümüz derin tarihi ilişkilerle bağlı olduğumuz bu insanların yaşadıkları trajediye kayıtsız kalamazdık. (Konuşmada devlet terörü ifadesi de geçiyor)

Suriye'de çatışmaların başladığı 2011 yılı baharından beri sorunun çözümü için her türlü insani ve siyasi gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Şu ana ülkemizde 3 milyonun üzerinde Suriyeli ile 200 binin üzerinde Iraklı sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. Ülkede kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve barışın tesisi için Rusya ve İran'la birlikte tüm kesimlerin katılımıyla Astana toplantılarını başlattık. Bu girişimlerimizin ardından uzun zamandır tıkanmış olan Cenevre Süreci de yeniden canlandı. Astana'da varılan mutabakat çerçevesinde İdlib bölgesinin güvenliğe kavuşturulmasıyla ilgili yeni bir planı hayata geçiriyoruz. Ülkenin toprak bütünlüğü esasına dayanan, halkın demokratik taleplerine saygı duyan istikrarlı ve müreffeh bir Suriye'nin inşası yolunda atılacak her adımın destekçisiyiz...

Suriye krizinin başlamasıyla ülkemize gelen sığınmacılar ve Avrupa'ya yönelen mülteci akınının önüne geçmek için her türlü tedbiri aldık, alıyoruz. Barınmadan gıda ve giyime, sağlık hizmetinden eğitime kadar sığınmacıların tüm ihtiyaçlarını ülkemizi ziyaret eden herkesin takdirini kazanan bir standartta karılıyoruz. Ancak bu doğrultuda yürüttüğümüz çalışmalara Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası toplumdan yeterli desteği alamadığımızı özellikle belirtmek istiyorum. Ülkemizdeki kamplarda ve şehirlerimizde yaşayan sığınmacıların ihtiyaçlarını karşılamak için kamunun, STK'ların ve halkımızın yaptığı harcamaların tutarı 30 milyar Doları bulmuştur. Buna karşılık Avrupa Birliği söz verdiği 3 milyar Avro artı 3 milyar Avro yardımın sadece 830 milyon Avrosunu göndermiştir. Uluslararası toplumdan BM aracılığıyla gelen yardımların tutarı da 520 milyon dolar civarındadır. Bunlar bizim bütçemize girmiyor bunlar sadece yardım kuruluşları vasıtasıyla kamplarda bulunan oradaki insanlara gidiyor. Dikkatinizi çekiyorum, Suriyeli sığınmacılar için gelen yardımların hiçbiri ama hiçbiri bütçemize girmiyor hepsi de BM'nin ilgili kurumları üzerinden yardım kuruluşları vasıtası ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Buradan tün dünyanın huzurunda topraklarında barındırdığı 3,2 milyon sığınmacının tüm yükünü Türkiye'nin omuzlarına bırakan ülkeleri ve uluslararası kuruluşları verdikleri sözleri tutmaya davet ediyorum.”...