x

İşyeri Hekimi Ahmet Tellioğlu'nun İşçi Sağlığı Mücadelesi TBMM'ye Taşındı

e-Posta Yazdır PDF
Türk Tabipleri Birliği (TTB) İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Ahmet Tellioğlu, işyeri hekimi olarak görev yaptığı Çetinkaya Ortak Sağlık Güvenlik Şirketi tarafından (Çet-Ka OSGB) 2014 yılında görevlendirdiği OYAK Beton’a ait Kocaeli/Çerkeşli’deki beton santrali ve taş ocağında çalışan 17 işçide, halk arasında madenci hastalığı-toz hastalığı olarak bilinen pnömokonyoz bulgusu tespit etmesinin ardından işten çıkarıldı.

Ocak 2015’te konuyu yargıya taşıyan Dr. Tellioğlu’nun işe iade talebi Kocaeli 4. İş Mahkemesi tarafından kabul edildi. Halen süren hukuk mücadelesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin geçtiğimiz Temmuz ayında yerel mahkemenin kararını onaylamasının ardından son buldu. Ancak Tellioğlu, yargı kararına karşın halen işine geri çağrılmadı. 

Dr. Ahmet Tellioğlu, 2013 yılında da çalıştığı Organik Kimya firmasından işçilerde toksik kimyasallara maruziyet tespit ettiği ve bunu Çalışma Bakanlığı’na bildirdiği için işine son verilmişti.

17 yıllık işyeri hekimi olan Dr. Ahmet Tellioğlu’nun mesleki mücadelesi ve bu süreçte yaşananlar CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil tarafından TBMM gündemine taşındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi veren İrgil, aşağıdaki soruların yanıtlanmasını istedi: 

1. Dr. Ahmet Tellioğlu’nun pnömokonyoz bulgusu tespit ettiği 17 işçinin isimleri SGK'ye ve Bakanlığınıza bildirilmiş midir? Bu 17 işçinin ilgili Tozla Mücadele Yönetmeliği’ne uygun olarak pnömokonyoz yönünden tetkik ve muayeneleri yapılmış mıdır? İşçilerin isimlerini açıklanmadan her biri için hangi tıbbi işlem, hangi yetkili sağlık kuruluşunda, ne zaman yapılmıştır? Bu muayene ve tetkiklerin sonuçları nedir?

2. Bu işçilere Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tesbit İşlemleri Yönetmeliğine göre işlem yapılmış mıdır? Yapıldıysa ne zaman yapılmıştır, sonucu nedir?

3. Bu işçiler bu işyerinde halen çalışmaya devam etmekte midir?

4. Oyak Beton San. ve Tic. A.Ş. isimli firmaya bakanlığınız tarafından herhangi bir teftiş yapıldı mı? Yapıldı ise yapılan teftişin sonucu nedir?

5. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili yönetmeliklerde görev tanımı işyerindeki meslek hastalıklarının tespiti ve bunun işyerine ve Bakanlığa bildirimi olan işyeri hekimi Dr. Tellioğlu’na yapılan muamele mesleki bağımsızlığa müdahale değil midir? Bakanlığınız 6331 sayılı kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ‘işyeri hekiminin görevinin yapmasını engellemek’ hükmü gereğince ilgili firmalara herhangi bir işlemde bulunmuş mudur? Yürütmesinden sorumlu olduğunuz 6331 sayılı Kanunun bu hükmünü nasıl uygulamaktasınız?

17 işçinin akıbeti açıklanmalıdır

Dr. Ahmet Tellioğlu da konu ile ilgili olarak, "Benim işten çıkarılmama sebep olan olayda ILO okuyucusu meslektaşım OYAK Beton'a ait taş ocağında taşeron bünyesinde çalışan 17 işçinin filmlerinde pnömokonyoz bulgusuna rastladı. Ben bunun gereğini yapacağımı bildirdiğim e-postamın üzerinden 24 saat geçmeden Çetinkaya OSGB tarafından telefonla işten çıkarıldım. OYAK Beton bu 17 işçinin akıbetini açıklamalıdır. Tıbbi ve hukuki olarak gereken yapıldıysa, ben işten çıkarılmış olmama rağmen OYAK yetkililerine teşekkür etmeye hazırım" açıklamasını yaptı.  

İşyeri hekimleri çalışma güvencesine sahip değil

Özellikle, alanın Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri’ne (OSGB) devredilerek taşeronlaştırılmasından bu yana, işyeri hekimleri çalışma güvencesine sahip değiller. İşyeri hekimleri taşeron çalışan durumunda bırakılırken, işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri giderek kağıt üzerinde kalan bir hizmete dönüşüyor.

Örnekler gösteriyor ki; işyeri hekimi sağlık taraması yaparken bir sorun tespit ettiğinde ya da işyerindeki bir sağlık sorunuyla ilgili bildirimde bulunduğunda baskıyla karşılaşıyor, gerekli düzenlemeleri yaptıramıyor ve sonuçta da işinden oluyor. Türkiye’de iş kazaları ve meslek hastalıklarının giderek artmasına karşı ilk yapılması gerekenler, işyeri hekimlerini güvencesiz konumdan, işçi sağlığı ve güvenliği hizmetini ise acımasız piyasanın koşullarından çıkaracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalıdır.