x

Endüstriyel kazaların önlenmesi yönetmeliği 2019'a ertelendi

e-Posta Yazdır PDF
Çalışma Bakanlığı müfettişleri, 2015 yılında yaptıkları denetimlerde, kimya sektöründe faaliyet gösteren 16 büyük endüstriyel işletmede 434 adet mevzuata aykırılık tespit etti. Bu tespitlere rağmen 2017 temmuz ayında yürürlüğe girmesi beklenen endüstriyel kazaların önlenmesi hakkındaki yönetmelik 2019 yılına ertelendi. Büyük endüstriyel işletmelerde yaşanan kazalar hem can kayıplarına hem de büyük maddi kayba yol açabiliyor. Büyük boyutlu kazalar çevreye ve halk sağlığına uzun süreli etkiler bırakabiliyor. Yönetmelik kapsamına giren TÜPRAŞ rafinesinde 17 Ağustos depremi sonrasında çıkan yangın 4 günde  uluslararası destekle söndürülebilmişti. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Müdürlüğü, Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik kapsamında, 2015 yılında kimya sektöründeki 16 büyük işletmede, işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden denetim yaptı. Balıkesir, Bilecik, Bursa ve Kütahya illerinde gerçekleştirilen teftişler Bakanlık müfettişleri tarafından raporlaştırıldı. Teftiş raporuna göre 16 işletmede işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden 434 adet mevzuata aykırılık tespit edildi. Basınçlı kapların, kimyasal madde tanklarının periyodik kontrolündeki 24 adet uygunsuzluk tespit edilmesi dikkat çekerken, bu işletmelerde kritik öneme sahip risk değerlendirmesiyle ilgili 9 adet mevzuata aykırılık belirlendi. Acil eylem planı olmaması-uygun hazırlanmamasıyla ilgili 7 adet aykırılık tespit edildi. 

ÖZELLEŞTİRMELER ÖLÜME DAVETİYE

Müfettişler yapılan teftiş sonucu raporda kalem aldıkları değerlendirmede, büyük ölçekli olan bu kuruluşların yaklaşık 35-40 yıl öncesinde devlet tarafından kurulmuş ve sonrasında özelleştirilerek özel sektöre devredilmiş olduğuna dikkat çekerek, “Bu işyerlerinde görülen sorunlardan bir tanesi de, kurulum aşamasında kullanılan teknolojinin yenilenememesi veya gelişen şartlara uyum sağlanamamasıdır. Bunun sonucunda özellikle patlama ve yangın riskine karşın özel tipte korumaya sahip olması gerekli olan elektrikli ekipmanların, bu özelliği sağlayıp sağlayamadığı bazı işyerlerinde işverenler tarafından belgelendirilememiştir” diye not düştüler.  

Müfettişler, yaptıkları değerlendirmede işyerlerinde patlamadan korunma dokümanı hazırlanması gerekliliği konusunda teknik bilgiden yoksunluk nedeniyle, bu dokümanların danışman firmalarca hazırlatıldığını belirttiler. Danışman firmalara hazırlatılan raporlarla ilgili de “Teknik bilgi içermemesi ve patlayıcı ortamlarda bulunan elektrikli ekipmanların gerekli koruma özelliğinde olup olmadığı değerlendirilmeden raporlar hazırlandığı gözlemlenmiştir” değerlendirmesinde bulundular. 

Raporda, 2015 yılında yapılan denetimler sonucunda mevzuat aykırılıklarını gidermeyen 6 işyerine 221 bin 476 lira idari para cezası kesildiği belirtildi.

İŞÇİLERİN CAN GÜVENLİĞİ 2019’A ERTELENDİ!

İş müfettişlerinin yaptığı teftişler, 2016 yılında yürürlüğe girmesi beklenen Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik’in yürürlük tarihinden önce gerçekleştirilmişti. Hükümet ise aldığı kararla yönetmelik hükümlerini Temmuz 2017’ye ertelemişti. Şimdi bu yönetmelik hükmü bir kez daha ertelenerek, yürürlük tarihi Temmuz 2019’a bırakıldı. Bu ertelemeyle patronların ‘mümkün olan en yüksek önlem seviyesini’ alma, ‘büyük kaza önleme belgesi’ ile ‘güvenlik raporu’ hazırlama yükümlülükleri ertelenirken, işçilerin canı bir kez daha tehlikeye atılmış oldu.  

İTALYA’DA YAŞANAN KAZA SONRASINDA SEVESO DİREKTİFİ

10 Temmuz 1976 günü İtalya’nın Lombardiya bölgesinde yer alan küçük bir kimyasal üretim fabrikasında endüstriyel kaza meydana gelmişti. Bu kaza sonrasında Avrupa Birliği, İtalya’nın Seveso kentinde yaptığı toplantıda, Seveso Direktifi’ni (Tehlikeli Maddeleri İçeren Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Konsey Direktifi) kabul etti. Seveso Direktifi ve 2013 yılında yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu doğrultusunda Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik hazırlanmıştı. 

TÜPRAŞ YANGINI HAFIZALARDA

Yönetmelik hükümlerinin nelere yol açacağı ise Türkiye’de gerçekleşen geçmiş kazalara bakıldığında görülebiliyor. 17 Ağustos 1999 yılında  gerçekleşen deprem sonrasında TÜPRAŞ Rafinerisinde çıkan yangın 4 günde söndürülebilmişti. Yangını söndürmek için Azerbaycan, Bulgaristan, Almanya, İngiltere, Yunanistan, Hollanda, Romanya, Ukrayna, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nden destek alınmıştı. 

Halen TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi ve Petrokimya Tesislerinin çevresinde 15 adet LPG dolum ve depolama tesisi ve çeşitli sanayi kuruluşları bulunuyor. 

İşletmelerde tespit edilen mevzuata aykırılıklardan bazıları şöyle: 

- Kimyasal etiketleme-tanımlamasının eksik olması 15 adet

- Basınçlı tüplerin uygun depolanmaması 7 adet

- Patlamadan korunma dokümanı olmaması ve uygun hazırlanmaması 7 adet

- Kaynak tüplerinde alev geri tepme vertili olmaması 5 adet

- Tüplerin devrilmemesi için gerekli tedbir alınmaması 2 adet 

- Yangın ekipmanlarının yetersiz olması 6 adet

- Yangın dedektörü-alarm sistemi olmaması 5 adet

- Yangın ve acil durum tatbikatı yapılmamış olması  4 adet

- Elektrik ile ilgili diğer tedbirlerde uygunsuzluk 18 adet

- Kaçak akım rölesi bulunmaması 12 adet

- Topraklama ve elektrik tesisatının kontrolünün olmaması-raporun uygun olmaması 10 adet 

- Acil çıkış yolları ve kapıları ile ilgili uygunsuzluklar 13 adet

- Acil durum butonu ve teli bulunmaması 8 adet

- Ortam ölçümlerinin olmaması veya uygun yöntemle yapılmamış olması 11 adet

- Lokal havalandırma olmaması 10 adet

- Kaldırma araçları periyodik kontrolündeki uygunsuzluklar 11 adet

- Kimyasal Maddelerle Çalışma Eğitimi Verilmemesi 10 adet.

 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 18 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanan yönetmelikle, 2013 yılında çıkartılan “Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik”in bazı maddelerinde değişikliğe gidilmiş ve yönetmeliğin öngördüğü bazı zorunluluklar 2019 yılına ötelenmiştir.

2013 yılı sonunda çıkartılan bu yönetmelikle işletmeler, yaptıkları iş gereği ellerinde bulundurdukları tehlikeli maddelerin cinsleri ve miktarlarına göre “alt seviyeli kuruluş” ve “üst seviyeli kuruluş” olarak kategorize edilmiş ve dahil oldukları kategoriye göre, bazı sorumlulukların altına sokulmuşlardı.

Tüm bu kuruluşlar, her bir tehlikeli ekipman için kantitatif (sayısal) risk değerlendirmesi yapmak ve büyük bir kazanın meydana gelme frekansını 1*10-4/yıl (yani 10 bin yılda bir) seviyesinin altına indirmek zorundaydılar. Bu taahhüdü sağlayabilmek için işletmelerin, kazanın oluşmasını engelleyecek bir çok önlemi peşi sıra koymaları ve olası bir kazanın her kademesi için farklı bariyerler yerleştirmeleri, bunu da sayısal hesaplamalarla kağıda dökmeleri gerekiyordu. İşletmelere bu yatırımları ve dokümantasyonu yapmaları için 1 Temmuz 2017 ye kadar verilen süre, iki yıl ötelenerek 1 Temmuz 2019 tarihine çekildi.

Bu tür kuruluşlardan gelecek veriler ışığında, İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri tarafından, olası bir kazada, komşu kuruluşların birbirine etkilerini de gözeterek, il bazındaki tüm ilgili kurumların davranış şekillerini belirleyecek “Harici Acil Durum Planı” hazırlanması gerekiyordu. Bu zorunluluk da aynı şekilde iki yıl ötelendi.

Ayrıca Yönetmeliğin 10 ve 11'nci maddelerinde sözü edilen ve 2016 yılı başından beri uygulanmakta olan, alt seviyeli kuruluş olarak nitelendirilen işletmelerin hazırlamak zorunda oldukları “Büyük kaza önleme politika belgesi” ve üst seviyeli kuruluşların hazırlamak zorunda oldukları “Güvenlik raporu” belgelerinin hazırlanma zorunluluğu 31.12.2018 tarihine ertelenmiş, şimdiye kadar Bakanlığa teslim edilen belgelerin de işletmelere iade edilmesine karar verilmiştir. Bu durum, halen hazırlıklarını yapmamış işletmeler, bu işletmelerin çalışanları ve çevresi açısından var olan risklerin aynen devam edeceği anlamına gelmekle birlikte, bu süreçte üzerilerine düşen sorumluluğu yerine getiren, bunun için ciddi yatırımlar yapan işletmeler açısından da bir adaletsizlik doğurmaktadır.

Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmeliğin bazı maddeleri, ilk yayımlandığı 2013 yılından sonra iki kez ötelenmiştir. Bununla birlikte 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun, bir çok maddesi 2012 yılından beri defalarca ötelenmiş, son olarak Az Tehlikeli sınıfta yer alan ve 50'den az işçi çalıştıran işyerleri ile kamu kurumlarının, İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi çalıştırma zorunlulukları, 1 Temmuz 2020 tarihine ertelenmiştir.

Ülkemizde, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği alanında, özellikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte başlayan, ciddi bir mevzuat geliştirme süreci yaşanmaktadır. Bunu görüyor ve destekliyoruz. Ancak bununla birlikte, bu mevzuatların çeşitli sebeplerle sürekli ertelenmesi, siyasal iktidarın bu anlamdaki kararlılığı noktasında, şüphe uyandırmaktadır. İlgili mevzuatlardaki ötelemeler, işverenlerde, “nasılsa bu da ertelenir” anlayışına sebep olmakta ve ivedilikle alınması gereken önlemlerin ötelenmesine, buna bağlı olarak yaşanan “iş cinayetlerinin” bir türlü önlenememesine yol açmaktadır. Bu durum, sorumluluk bilinciyle hareket eden işverenler üzerinde de olumsuz bir etki yaratmakta ve beraberinde haksız rekabeti getirmektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatında yapılan bu ertelemelerin artık son olmasını ve yürürlüğe giren mevzuat hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı hususunun etkin bir şekilde denetlenmesini talep ediyoruz. Bu konuda ciddi bir kararlılık gösterilmeden, iş kazası ve meslek hastalıklarının önüne geçilmesi mümkün değildir.