x

Kozlu’daki madenci katliamı davası: İhmaller ortada

e-Posta Yazdır PDF
Türkiye Taşkömürü Kurumuna bağlı Kozlu işletmesinde 7 Ocak 2013’te ani gaz ve kömür püskürmesi sonucu meydana gelen patlamada sekiz işçi can vermişti. Dava devam ederken sermaye devleti TTK Müessese Müdürü Kazım Eroğlu’nu TTK müdürü yapmıştı.

Davada sanıkların kusur payına ilişkin hazırlanan yeni bilirkişi raporu da tamamlanırken TTK müdürü yine tali kusurlu sayıldı. Öte yandan işçilerin bağlı olduğu Star İnşaat taşeron şirketinin ihmalleri de raporda gözler önüne serildi.

Gerekli iş güvenliği uzmanının, teknik nezaretçinin bulundurulmadığı, risk analizi yaptırılmadığı, kullanılan ekipmanın yetersiz olduğu belirtilen raporda, taşeron şirket genel müdürü ve yardımcısı ile proje sorumlusu asli kusurlu kabul edildi. Ayrıca, bundan önceki bilirkişi raporlarında yer almayan bir değerlendirmeye göre, sondajın mevzuata aykırı yapıldığına dikkat çekildi.

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılamada sanıkların kusur payına ilişkin hazırlanan yeni bilirkişi raporu tamamlandı. Üç maden mühendisi tarafından 31 Mart’ta kaleme alınan raporda şu hususlara yer verildi:

* Star İnşaat adlı taşeron şirket sözleşmeye karşın teknik nezaretçi ve iş güvenlik uzmanı bulundurmadı, risk analizi yaptırılmadı. Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel ve yardımcısı ile proje sorumlusu asli kusurlu kabul edildi. TTK Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ve yardımcısı ise taşerona yaptırım uygulamak ve işi durdurmak yerine kendi bünyesinden bir çalışanı teknik nezaretçi olarak atadıkları için tali kusurlu sayıldı.

* Star İnşaat’ın kullandığı ekipman sayıca ve nitelik bakımından yetersizdi. Çalışılan noktanın 25 metre ilerisinde tehlikeli gaz veya su olup olmadığını ya da ne tür bir tabaka bulunduğunu belirlemek için yapılan sondajlar cihazın sıkışmasından ötürü 20 metreye kadar gerçekleştirilebildi.

* Üç vardiya sorumlusunun ani gaz püskürmesi konusunda tecrübesiz ve eğitimsiz oldukları anlaşıldı.

* Gaz sıkışması için üç sebep sıralandı. Birinci sebep şöyle anlatıldı: Sondajın 18 veya 20 metreden sonra sıkıştığı ve 25 metreye ulaşamadığı ifade edildi. Raporda, “Sondaj takımının sıkışması yüksek ve sıkışmış gaz potansiyeli anlamına gelmektedir. Eğer yüklenici, sıkışmayı daha çok ciddiye alıp gazı bulana kadar sondaj yapsaydı püskürme engellenebilirdi” denildi. Ateşleme sırasında gecikmeli kapsül kullanımının, ikinci sebep olabileceği vurgulandı. Üçüncü ve son olarak; ateşlemenin vardiya sonunda yapılması, 200 metreden uzak bir noktada benilmesi ve en az yarım saat sonra galeriye girilmesi gerektiği halde bu kuralların ihlal edildiği belirlendi.

Kaçınılmazlık iddiası
* Rapora göre ani gaz ve kömür püskürmesine sebep olan basınçlı gaz tabakası; kömür tabakasının üst yüzeyinin sol üst köşesinde hapsolmuştu.

Patlamada “kaçınılmazlık” iddiası savunularak, şöyle denildi: “Dünyanın farklı ülkelerinde ve farklı tarihlerde meydana gelen olaylar göz önüne alınarak, diğer bilirkişi raporlarından farklı olarak heyetimiz olayda kaçınılmazlık unsurunun da değerlendirilmesi gerektiğini, kaçınılmazlığın da olayda tali kusurlu olarak değerlendirilebileceği...”