x

Makina MO: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Oda Raporu’na Göre İş Kazalarında Vahim Artışlar Var

e-Posta Yazdır PDF
TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSG) mevzuatını, uygulama sorunlarını ve resmi verileri, iki yılda bir güncellenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Oda Raporu’nda değerlendirmektedir. Raporda dünyadaki durum, İSG kavramının gelişimi, iş kazaları ve meslek hastalıklarına dair SGK verileri, kaza ve hastalıkların nedenleri, iş güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği kurulları, iş güvenliği mühendisliği, işyeri hekimliği, MMO çalışmaları ve çözüm önerileri yer almaktadır. Raporun tamamına https://www.mmo.org.tr/kitaplar/isci-sagligi-ve-guvenligi-2017-oda-raporu adresinden ulaşılabilmektedir.

İSG mevzuatını sermaye çıkarları belirliyor

Ülkemizde toplu iş cinayetlerine dönüşen iş kazaları ve meslek hastalıkları, sermayenin azami kâr hırsı ve emek aleyhine politikalardan kaynaklanmaktadır. Neoliberal serbestleştirme, özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek/güvencesiz istihdam biçimleri, çalışma koşullarının ağır oluşu, kadın, genç, çocuk emeği sömürüsü ile kayıt dışı istihdam, iş kazaları ve meslek hastalıklarının artmasının başlıca nedenleri arasındadır.

İş kazaları sonucu toplu ölümlerin artması nedeniyle 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasası ile iş güvenliği uzmanlığı, hekimliği ve diğer sağlık personeline ilişkin yönetmeliklerin defalarca değiştirilmesine rağmen kazalar ve iş cinayetleri artarak devam etmektedir. SGK verileri de bu yöndedir.

Mühendislik ve hekimlik dışlanıyor, Bakanlık kadroları ve işverenler kayırılıyor

İSG, tıp, mühendislik ve sosyal bilimler ile bağlantılı çok-bilimli bir konudur ancak bu disiplinler ülkemizde adeta cezalandırılmaktadır. Öyle ki, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, sorumlulukları işverenden çok uzmanlara ve hekimlere yüklemiştir. İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin işyerlerindeki hizmet süreleri de sürekli düşürülmüştür. Amaç, uzman, hekim ve diğer sağlık personeli ile İSG önlemlerinin işverenlere maliyetinin düşürülmesidir. Bu personelin ayda 8 dakika, 12 dakika, 16 dakika gibi kısa sürelerle görev yaptığı işyerlerinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının azalması mümkün değildir.

Yasa ile işyeri hekimi, mühendis, teknik eleman, hemşire ve diğer sağlık personeline verilecek eğitim hizmetleri, dışarıdan satın alma yoluyla ticari danışmanlık hizmetlerine dönüştürülmüştür. İş güvenliği mühendisliği ile teknisyenlik, “iş güvenliği uzmanlığı” altında bir tutulmuştur. Özel öğretim kurumlarına yetki tanınmasıyla mühendislik meslek örgütlerinin fonksiyonu dışlanmış, Bakanlık kadroları kayırılmıştır. Bir uzmanın birden çok işyerinde danışmanlık hizmeti vermesi yoluyla tam zamanlı iş güvenliği mühendisliği dışlanmış; uzmanlar ücretli olarak yanlarında çalıştıkları işverene bağımlı kılınmış; iş kazalarında işverenlerin sorumluluğu ortadan kaldırılmıştır. Yasadan sonra, yüzlerce eğitim kurumu ve binlerce Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) kurulmuş, fakat yapılan düzenlemeler sonucu bazıları kapanmış, ülkemiz “eğitim kurumu” ve OSGB çöplüğüne dönüşmüştür.

İş kazalarında sürekli artış var

SGK her yıl, bir önceki yıl veya iki yıl öncesine dair iş kazaları ve meslek hastalıkları istatistiklerini yayımlamaktadır. Bu nedenle raporumuzda 2015 yılı verileri değerlendirilmiştir. 2016 yılı verileri açıklandığında raporumuz yine güncellenecektir. SGK verilerinin 5510 sayılı yasanın 4-1/a maddesi kapsamındaki “aktif sigortalılar” içindeki “zorunlu sigortalılar”ı kapsaması itibarıyla bu verilere göre yapılan birçok değerlendirmenin iş kazaları ve meslek hastalıklarına dair gerçekleri yeterince yansıtmayacağı da gözetilmelidir.

SGK verilerine göre, 2012-2015 yıllarında iş kazası sayılarında sürekli artış görülmektedir. İş kazası sayısı 2012 yılında 74 bin 871; 2013 yılında 191 bin 389, 2014 yılında 221 bin 366, 2015 yılında 241 bin 547’dir. İş kazaları 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,91 oranında; 2012’ye göre de yüzde 322,61 oranında artmıştır.

2015 yılında bin 252 iş kazası sonucu ölüm vakası vardır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSGM) verilerine göre de 2015 yılında iş kazalarında bin 730, 2016 yılında bin 970 emekçi hayatını kaybetmiştir. SGK 2015 verilerinde hayatını kaybeden bin 252 kişinin 762’si (yüzde 60’ı) 50’den az işçi çalıştıran işyerlerinde, yani İş Sağlığı Güvenliği Kurulu kurulması zorunlu olmayan işyerlerinde çalışmaktaydı.

SGK 2013, 2014, 2015 verilerinde meslek hastalıklarından dolayı ölüm hiç yoktur! Ancak İSGM verilerine göre 2013’te en az 3, 2014 yılında en az 29, 2015 yılında en az 13 emekçi meslek hastalıklarından dolayı yaşamını kaybetmiştir.

İş kazası sayıları ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölüm vakaları 1996 yılı sonrasının doruğu düzeyindedir. Eurostat istatistiklerine göre de Türkiye, 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci sıradadır.

SGK istatistiklerinde iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ölüm geliri bağlananlarla ilgili veriler de bulunmakta fakat dosyalar ilgili ölüm yılında sonuçlanmadığı için o yılın ölümlerinden dolayı ölüm geliri alan haksahibi sayısını tespit güçlüğü bulunmaktadır. 2015 yılı sonu itibariyle iş kazası sonucu ölümler dolayısıyla toplam 80 bin 267 haksahibine ölüm geliri bağlanmıştır. Yıllar birleştirilip ortalamalar alındığında, ölümlerin açıklananın iki katı olduğu anlaşılmaktadır.

2015 yılı iş kazalarının faaliyet gruplarına göre dağılımında fabrikasyon metal ürünleri imalatı 19 bin 221 iş kazası ile birinci, bina inşaatı 15 bin 65 kaza ile ikinci, ana metal sanayii 12 bin 59 kaza ile üçüncü sırada yer almaktadır. Birbiri ile ilişkili faaliyet gruplarının birleşik yorumlanması durumunda ise; bina inşaatı, özel inşaat faaliyetleri ve bina dışı inşaat faaliyetlerini kapsayan inşaat sektörü 33 bin 361 (yüzde 13,81) kaza ile birinci sıradadır. Fabrik metal ürünler ile ana metal sanayi 31 bin 750 kaza (yüzde 13,15) ile ikinci; gıda ürünleri imalatı ile yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri 22 bin 461 kaza (yüzde 9,95) kaza ile üçüncü; kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı ile taşımacılık için depolama ve destekleyici faaliyetleri 16 bin 21 kaza (yüzde 6,64) ile dördüncü sırada yer almaktadır.

Birbiri ile ilişkili faaliyet gruplarının birleşik yorumlandığında en fazla ölüm yaşanan faaliyet grupları sıralamasında inşaat sektörü 433 kişi (yüzde 41,45) ile birinci sırada; taşımacılık (kara, hava, su yolu, boru taşımacılığı ve taşımacılık için depolama ve destekleme faaliyetleri dahil) 190 kişi (yüzde 15,26) ile ikinci sırada; madencilik (kömür ve linyit çıkartılması, metal cevheri madenciliği, diğer madencilik ve taşocakçılığı) 79 kişi (yüzde 6,31) ile üçüncü sırada; perakende ve toptan ticaret 71 kişi (yüzde 5,67) ile dördüncü sırada; metal sanayi (fabrikasyon metal ürünleri ve metal ana sanayi) 60 kişi (yüzde 4,63) ile beşinci sırada yer almaktadır.

2015 yılındaki bin 252 ölüm vakasının 817’si 17 ilde gerçekleşmiştir ve ölüm vakalarının yüzde 65,26’sı oranındadır. 17 ilde gerçekleşen 178 bin 217 iş kazası da, toplam 241 bin 547 iş kazasının yüzde 73,78’ine tekabül etmektedir. İş kazası sonucu ölümlerin en yüksek olduğu 17 il sırasıyla; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Kocaeli, Antalya, Adana, Mersin, Gaziantep, Denizli, Kayseri, Balıkesir, Hatay, Tekirdağ, Afyonkarahisar, Diyarbakır’dır. Hiç ölüm yaşanmayan il ise Bayburt olarak görünmektedir.

Meslek hastalıkları SGK istatistiklerinin en gayri ciddi yanını oluşturmaktadır. Dünyada iş kazaları oranı yüzde 44, meslek hastalıkları oranı yüzde 56’dır. Fakat Türkiye’de iş kazaları oranının yüzde 99,998, meslek hastalıklarının ise on binde 2 oranında olması, SGK veri tabanının sorunlu yapısını göstermektedir. SGK’ya göre meslek hastalıkları 81 il içinde yalnızca 31 ilde 510 vakadan ibarettir ve 136’sı sigortalılığı bittikten sonra meslek hastalığı teşhisi koyulanları kapsamaktadır. İller sıralamasının ilk beşi şöyledir: İstanbul 105 kişi, Zonguldak 90 kişi, Kocaeli 56 kişi, Ankara 46 kişi, İzmir 12 kişi!

2015 yılında kadınların en fazla iş kazası yaşadığı faaliyet grupları, gıda ürünlerinin imalatı (3 bin 930 kaza), yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri (3 bin 137 kaza), tekstil ürünlerinin imalatı (2 bin 948 kaza), binalar ve çevre düzenlemesi faaliyetleri (2 bin 917 kaza), perakende ticaret (motorlu kara taşıtları ve motosikletler hariç) (2 bin 454 kaza), insan sağlığı hizmetleri (bin 993 kaza) giyim eşyalarının imalatıdır (bin 634 kaza). Bu yedi faaliyet grubunda yaşanan 19 bin 103 iş kazası, kadınların maruz kaldığı toplam 34 bin 625 iş kazasının yüzde 55,17’si oranındadır. Kadınların en fazla iş kazası yaşadığı iller sıralamasında İstanbul 9 bin 754 iş kazası ile başı çekmekte, onu İzmir 3 bin 544 iş kazasıyla izlemekte ve sıralama Bursa 3 bin 82, Kocaeli bin 942, Antalya bin 872, Ankara bin 835, Tekirdağ bin 417, Manisa bin 376 şeklinde sürmektedir. Bu sekiz ildeki 24 bin 822 iş kazası, toplam 34 bin 625 şeklindeki kadın iş kazası sayısının yüzde 72’sini oluşturmaktadır.

Aşağıdaki tablo, 2000-2015 yıllarındaki iş kazası, meslek hastalığı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölüm sayılarındaki vahim artışları yansıtmaktadır. (2012 yılından itibarenki 0 verileri SGK’ya, parantez içindekiler İSGM’ye aittir.)

 
İSG sorunlarının doğru çözümlere kavuşturulmasına yönelik güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi, mesleğimiz ve Odamızın temel görevleri arasındadır. İSG alanı ile ilgili ulusal politikaların oluşturulması, kararların alınması ve işyerlerinde denetim üzerine kararlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, diğer sosyal tarafların görüşleri önemsenmeden alınmaktadır. Gelinen vahim nokta göstermektedir ki, Bakanlık doğru kararlar almamaktadır. Konu sermaye güçlerinin çıkarlarına göre değil, çalışanlardan yana, sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB’nin görüşleri ve kamusal denetim ekseninde çözümlenmeyi beklemektedir.

Ali Ekber Çakar

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı
 
MMO