x

İş güvenliğinden sorumlu mühendisler “hayır” der, neden mi? – Pınar Hocaoğulları

e-Posta Yazdır PDF
Türkiye’de 2016 yılında 1970 işçi hayatını kaybetti(1). Dile kolay değil! Her gün ölüyor işçiler. Ölenler arasında mühendisler de var, hatta öğrenimine devam eden mühendislik öğrencileri de. Mühendisler sadece ölmüyor. Mesleki sorumlulukları sebebiyle kazalar, iş cinayetleri, katliamlar sonrası yargılanıyorlar da, yargılanmalılar da.

Peki sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı hazırlamak zorunda olan patronlar yerine mi yargılanmalı mühendisler? Hayır.

Ya da patronun tepesinden sopasını hiç eksik etmeyerek, yasal güvencelerle, denetimlerle, işçinin canını, sağlığını korumakla yükümlü hükümetler, bakanlıklar yerine mi yargılansın, tutuklansın mühendisler? Elbette ‘hayır’.

Şöyle bir bakalım son üç yıla. Kazalar, katliamlar sonrası iş güvenliğinden sorumlu mühendislerin, iş güvenliği uzmanlarının haline, ahvaline…

İş güvenliği uzmanı tutuklandı
Kartal’da bir inşaatın 16. katında iskelenin çökmesi sonucu üç işçi hayatını kaybetti. Meydana gelen iş cinayeti sonrası başlatılan soruşturmada şantiyede iş güvenliği uzmanı olarak görev yapan 24 yaşındaki tekstil mühendisi Erhan Eryılmaz kasten öldürme suçundan tutuklandı. (Haziran 2014)

Marmara Park AVM davasında iş güvenliği uzmanlarına ceza
Esenyurt’ta Marmara Park AVM inşaatında 11 Mart 2012 günü şantiyede çıkan yangında yatakhane olarak kullanılan çadır yandı. Çadırda barınan 11 işçi can verdi. Açılan dava sonuçlandı. İş güvenliği uzmanı Cem Yıllar, 1. derecede tali kusurlu bulunarak 6 yıl hapis cezası aldı. İş güvenliği uzmanı Ömer Faruk Gülmez de meslektaşıyla aynı cezaya çarptırıldı. Faruk Gülmez denetim defterinde tehlikelere ilişkin gözlemleri ve yapılması gerekenleri yazmıştı, bu yazı cezaya engel olamadı. İş güvenliğinden sorumlu bir başka çalışan Hikmet Tezcan, 2. derece tali kusurlu bulunarak 5 yıl hapis cezası aldı. Patronlar cezasız kaldı. (Ağustos 2015)

İş güvenliği uzmanı çalışırken hayatını kaybetti
Ankara Çankaya’da Şinpaş GYO’a ait ‘Altınoran Konutları’ inşaatında iş güvenliği uzmanı olarak çalışan Cihan Ünal, üst katlardan başına düşen saç parçası nedeniyle hayatını kaybetti. (Eylül 2015)

Vodafone Arena’da kaza oldu, mühendisler yargılanıyor
Beşiktaş’ın stadı Vodafone Arena’da 2014’te bir işçi asansör boşluğuna düştü, yaralandı. İş güvenliği uzmanı ‘Merdiven, asansör ve şaft boşluklarında düşmeye karşı korkuluklar yapılsın’ uyarısını tutanağa yazmıştı. Kazayla ilgili açılan davada 2’si mühendis 3 kişi yargılanıyor. (Mart 2016)

Şirvan maden katliamında mühendisler yargılanıyor
Siirt’in Şirvan ilçesinde madende meydana gelen kazada 16 işçi hayatını kaybetti. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında ilk önce 5’i mühendis toplam 6 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan maden işletmesi açık saha iş sorumlusu, işletme müdürü maden mühendisi Mehmet Oğuz tutuklandı. (Kasım 2016)

Mühendislerin, iş güvenliği uzmanlarının bir de böyle hikayeleri var işte.

İş güvenliği uzmanları
Oysa AKP’nin 2012 yılında yasalaştırdığı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’yla birlikte iş güvenliği uzmanlığı uzun bir süre müjdeli haber olmuştu. 2013 yılında, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer , iş güvenliği uzmanlığını ‘yeni bir iş olanağı, mühendislere istihdam alanı’ sözleriyle duyuruyordu.

İlk başlarda iş güvenliği uzmanlığı mühendislerin ilgisini çekmişti. Lakin yukarıdaki acı örneklerin yanı sıra, uzmanların çalışma koşulları bu ilgiyi kısa sürede yok etti.

Ne iş sağlığı güvenliği yasası’, ne de iş güvenliği uzmanlarının görev, yetki, sorumluluk ve eğitimleriyle ilgili yönetmelik, uzmanların çalışma koşullarını güvence altına almıyor. İş güvenliği uzmanları iş sözleşmelerini patronla yapıyor. Ücretleri patron belirliyor. İş güvenliği uzmanları aynı yasada tanımlanan Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri’nin (OSGB) işçileri olarak da çalışabiliyor. Bu sefer koşulları OSGB patronları belirliyor. OSGB’lerde uzmanlar düşük ücretler karşılığında onlarca işyerinin işçi sağlığı ve iş güvenliği sorumluluğunu alıyor.

Mesleki sorumluluğuna sahip çıkarak olası tehlikeleri raporlayan ya da bir adım daha öteye götürüp Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildiren iş güvenliği uzmanlarının, işine devam edip etmeyeceği de patrona bağlı. Özetle iş güvenliği uzmanlarının sorumlulukları var, bu sorumluluklar için verilen yetkiler güvence altında değil. Bu sebeplerle kazalar, katliamlar sonrası rahatlıkla hedef gösterilebiliyorlar.

Torunlar Center inşaatında, 2014 yılının Eylül ayında, asansörün 32. kattan yere çakılmasıyla 10 işçinin katledilmesinin ardından dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik “Tabiki burada ihmali olan özellikle ilgili mevzuat çerçevesinde iş güvenliği uzmanının, iş sağlığı uzmanı bulundurma zorunluluğu var. Bunlar nasıl raporlar verdiler, nasıl bir değerlendirme yaptılar, burada çalışma koşulları ile ilgili durum nedir, savcılık zaten olayın üzerinde.”ifadelerinin yer aldığı ilk açıklamasında, uzmanların sorumluluklarını hatırlatmaktan geri durmadı. Patron yerine, bakanlar yerine yargılanacak, hapis yatacak uzmanlar, mühendisler arandı, aranıyor böylelikle.

Torunlar Davası’nda bilirkişi raporu: Patronlar değil, mühendisler kusurlu
Torunlar Center katliamı davasına Ekim ayında sunulan bilirkişi raporunda mühendisler ve iş güvenliği uzmanları kusurlu, patronlar kusursuz sayıldı. Son duruşmada yeni bilirkişi raporu talebi reddedildi. (Aralık 2016)

Ve belki de hafızalardan hiç çıkmayacak bir açıklama, Soma Katliamı sonrasında, 2014 yılının Mayıs ayında Tayyip Erdoğan’dan gelmişti. Erdoğan “Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarda, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabi işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır” dedi.

Görünenen şu ki işçi sağlığı iş güvenliğinin fıtratla olan ilişkisi Soma Katliamı sonrasında yalnızca Soma A.Ş. patronunu, o dönem başbakan olan Erdoğan’ı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nı korudu.

Soma Katliamı: Ölen, yargılanan, tutuklanan mühendisler…
Soma Katliamı’nda 301 işçi can verdi. 5’i mühendisti. Ocak ayında yapılan 15’inci duruşmada 4’ü mühendis 6 tutuklu, 28’ı mühendis 40 tutuksuz olmak üzere 46 sanık yargılanıyor. (Ocak 2017)

Kazaları fıtrata bağlayanlar her yıl işçi ölümlerinin artmasına yol açtı. Soma katliamının yaşandığı 2014 yılında 1886 işçi can verdi. 2015 yılında bir Soma Katliamı yoktu ama 1730 iş cinayeti yaşandı. 2016 yılında ise 1970 işçi çalışırken canından oldu.(2)

Şöyle bir toparlayalım:

İş güvenliğinden sorumlu mühendislerin mesleklerini icra edebilmeleri, mesleki sorumluluklarını yerine getirmeleri güvence altında mı? Hayır.

İş güvenliği uzmanlarının sorumlulukları yasa ve yönetmeliklerce güvence altına alınan yetkilerle donatılmış mı? Hayır.

İş güvenliğinden sorumlu mühendisler insanca yaşayacak çalışma koşullarına sahip mi? Hayır.

İş güvenliğinden sorumlu mühendisler, işlerini yalnızca bir ekmek kapısı olarak görüp çalıştıklarında, sorumluluklarını yok saydıklarında, onurlarına sahip çıkıyorlar mı? Hayır.

Tüm bu örnekler ve çok daha fazlasının yaşandığı 15 yıl boyunca Tayyip Erdoğan’lı AKP tek başına iktidardı.

Şimdi ise AKP ve Tayyip Erdoğan dünyada örneği olmayan bir başkanlık sistemi istiyor. Yasama ve yürütme yektilerinin tek adama verileceği, yargının da aynı tek adama bağlanacağı bir sistemi Anayasa değişikliği referandumu ile hayata geçirme planları var.

AKP’nin ve Tayyip Erdoğan’nın istediği böylesi bir başkanlık sisteminde işçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu mühendislerin güvenli bir geleceği olur mu? Hayır.

İşte bu sebeplerle iş güvenliğinden sorumlu mühendisler, meslekleri ve gelecekleri için 16 Nisan’da ‘hayır’ der.

(1)İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 2016 yılı raporu
(2)İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2014-2015 yılları raporları