Kadın İşçiler İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği İstiyor / Çerkezköy Çalıştayı

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Meclisi 2. Kadın Çalıştayı’nı Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde 22 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirdi.  “Evde, İşte Çalışıyoruz, Sağlığımızdan Olmak İstemiyoruz” başlığıyla kadın işçilerin sağlığı ve güvenliği konusunda gerçekleştirilen Çorlu, Tuzla ve Şişli’de atölye çalışmalarından deneyimler de aktarıldı.  Çalıştayda uzmanların, işyeri hekimlerinin, akademisyenlerin, hukukçuların ve sendikaların çözüm önerileri ortaya konulurken, kadın işçiler, öğrenciler de birçok haklarını bilmediklerini, kadın işçilerin çalışma yaşamının işkenceye dönüşmemesi, ölümlerle sonuçlanmaması için kadınların işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda bilgilenmesi ve haklarında ısrarcı olması örgütlülük sağlanması yönünde faaliyete geçmesi gerektiği ön plana çıktı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Meclisi, Tekirdağ, Çorlu, Tuzla, Çerkezköy, Şişli semtleri ağırlıkta olmak üzere çeşitli bölgelerde yaptıkları kadın işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği konulu atölye çalışmalarının ardından 2. Çalıştayı’nı 22 Şubat Cumartesi günü Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirdi. “Evde, İşte Çalışıyoruz, Sağlığımızdan Olmak İstemiyoruz” başlığıyla gerçekleştirilen 2. Kadın Çalıştayı, kadınların işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarına ilişkin yapılan atölye çalışmaları sırasında Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Basaş Ambalaj Fabrikası’nda çalışmakta olan Satiye Gür’ün enjeksiyon makinesi altında yaşamını kaybetmesi üzerine Satiye Gür’e ithaf edildi.

Çalıştayda açılış konuşmasını İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Serpil Kemalbay yaptı. Çerkezköy başta olmak üzere organize sanayi bölgelerinde patronların ve büyük sermayeli şirketlerin büyük karlar elde ederken, karşılarında güçlü bir işçi örgütlenmesi olmaması nedeniyle binlerce işçinin ağır çalışma koşulları altında sömürüye maruz kaldığı ve maliyet artışı olarak görülen işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle erkek ve kadın işçilerin çalışma yaşamının bir işkenceye dönüştüğü ve yüzlerce işçilerin yaşamlarını yitirdiklerini aktardı. Kadın işçilerin ise ucuz işgücü olarak daha fazla sömürüldükleri ve kadınların çalışma yaşamına ilişkin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin ise yok denecek kadar az olduğuna dikkat çekti.

kadın işçilerden Figen Koçan işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin maliyet artışı olarak gören patronlar tarafından alınmaması nedeniyle her ay yüzlerce işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini, iş cinayetlerinin ise kader ve takdiri ilahi olarak görüldüğünü belirtti. Koçan, Erkek ve kadın işçilerin canlarını, yaşamlarını patronlara teslim etmemek için işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını sağlamak için hakları konusunda mücadele edeceklerini ve bu çabayla Tekirdağ’da işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve meslek örgütleriyle yaptıkları çalışmalar sonucunda Tekirdağ İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ni oluşturduklarını açıkladı.  İş kazaları ve işcinayetleri konusundaki bilgileri de aktaran Koçan kadın işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği başta olmak üzere iş yaşamlarının insanca bir düzeye ulaşabilmesi için örgütlü mücadelede yer almaları çağrısında bulundu.

Ardından İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nden Neslihan Karatepe, Tuğçe Şentürk, Elif Tuğba Şimşek ve Kübra Özkoç’un hazırladıkları ambalaj fabrikasında enjeksiyon makinesini temizlerken can veren Satiye  Gür’ü anlatan kısa oyun ise kadın işçilerin duygulu anlar yaşamalarına ve öfkelerinin yükselmesine neden oldu.

İşçi Sağlığı İş Güvenli Meclisi’nden Sevda Karaca kadın çalıştayı öncesi çeşitli bölgelerde yapılan Deri, Gıda, Tekstil, metal sanayi, lojistik, ve askeri kurum ve büro işçilerinin içinde yer aldığı atölye çalışmaları sırasında işçilerle yapılan görüşmelerde kadın işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yaşadıkları sorunları, kadın işçilerin yaşamından deneyimleri aktardı.

İşyeri Hekimi Filiz Ayla ise işçilerin çalışma koşulları ve sağlık sorunlarına değindi. Çalışma yaşamında işçilerin karşılaştıkları baskılar, çalışma yaşamındaki zorluklar, kısıtlamalar ve çalışma yaşamının sosyal yaşamı kısıtlamasının işçinin yaşamını bir işkenceye dönüştürdüğüne değindi. Beden işçilerinin de masa başında çalışan işçilerin de hem patronların hem de üretilen ürünlerin baskısıyla, bir program ve hedefle zorlandığını ve bunların insan yaşamını güçleştirdiğini ve sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Ayla, işçilerin kendilerini nasıl koruyabileceklerini konularına değindi.

İş koşullarında etken olan meslek hastalıkları, çalışma koşullarında bir çok etkenin birleşerek etkili olması, çalışma koşullarındaki duruş, kullanılan makine alet, maddeler ve çalışma konumu,  kendimize özgü sağlık sorunlarının çalışma yaşamında tetiklenerek meslek hastalıkları ya da iş kazalarına neden olmasını getirdiğini belirtti.

İş Güvenliği Uzmanı Arzu Oğuzkurt Doğan ise işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri çerçevesinde iş güvenliği tedbirlerinin neler olduğu konusunda açıklamalarda bulundu. İş kollarına ve çalışılan işyerinde iş kazaları ve meslek hastalıkları risklerine göre çok tehlikeli ve az tehlikeli meslek ya da çalışma koşullarına değinen Doğan, tedbirlerin bir maliyet unsuru olarak görüldüğünü ve bir çok işyerinde tedbirlerin kağıt üzerinde kaldığını ifade etti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının sağlanabilmesinin ise öncelikle işçilerin çalışma yaşamındaki risklerin ve alınması gereken tedbirleri istemeleri konusunda bilinçli ve ısrarlı olmaları gerektiğine dikkat çekti. Doğan araştırmaları sırasında yaşanan örnekleri aktardı.

Sendikal Güç Birliği Platformu’ndan Necla Akgökçe ise işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin erkek merkezli düşünülerek belirlendiğini bunun ise kadınların sağlık sorunlarını tamamen görünmez kıldığına dikkat çekti. Akgökçe kadının hem evde hem işyerinde çalıştığına vurgu yaparak, bir çok işyerinde kadın işçilere ev işi olarak görülen işlerin yüklendiğini ve çok daha fazla sömürüye maruz kaldıklarını ve sağlıklarını daha fazla yitirdiklerini, daha fazla iş kazasına maruz kaldıklarını belirtti. Zaten yetersiz olan ve çoğu kağıt üstünde kalan işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin kadın işçilerin de sağlık koşullarının dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini bunun yapılabilmesi için de kadın işçilerin bilinçlenmeleri ve mücadele vermeleri gerektiği belirtti.

İş Müfettişi Zuhal Kesici ise bir çok sektörde yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin yaşanmışlıklardan deneyimlerden örnekler vererek işçilerin kayıt dışı çalıştırılma, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri konusunda bilinçlenmesinin önemine değindi.

Av. Sevgi Evren ve Yıldız Ünder iş cinayetleri ve iş kazalarına ilişkin yaşanmışlıklardan hareketle hukuksal mücadeleye ilişkin bilgiler aktardı.. Hukuk mücadelesinin de ancak fiili mücadeleyle kazanılabildiğine ilişkin örnekler verdi.  

DİSK Dev Sağlık İş Örgütlenme Uzmanı Özge Yurttaş ise taşeron çalışma sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte sağlık iş kolunda üst düzeye ulaşan işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarından örnekler verdi. Hükümet politikası olan taşeron çalışma sisteminin işçilerin örgütlenmelerini engelleyerek işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin ise neredeyse hiç uygulanmaz hale getirildiğini belirterek sağlık iş kolundaki işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarından örnekler verdi.

Uzmanların aktarımlarının ardından fabrika işgali gerçekleştiren Greif işçileri, ev işçileri, hemşire ve sağlık emekçileri, tekstil, gıda, lojistik sektöründen işçilerin de söz alarak deneyimlerini aktarmalarıyla birlikte  forum yapılarak kadın işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri konusunda bilgilenmeleri gerektiği  kadın işçilerin haklarının farkında olmadıkları üzerinde duruldu.

Çalıştay sonunda kadın işçilerin öncelikle kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri konusunda bilinçlenmek ve haklarını öğrenmeleri konusunda çaba harcamaları ve haklarını kullanmaları konusunda ısrarlı olmaları gerektiği görüşü hakim oldu.

Kadın Çalıştayı’nda bir çok konuda yeni bilgiler edindiklerini ve farkındalıklarının arttığını belirten kadın işçiler, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin hazırladığı broşürlerin kısa ve öz bilgiler içermesi nedeniyle beğendiklerini belirterek yaygın şekilde dağıtacaklarını belirttiler. 2. Kadın çalıştayı, kadın işçiler olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri başta olmak üzere tüm hakları konusunda bilinçlenmek haklarını kullanmak da daha ısrarlı olmak ve mücadele etmek, kadınların bilinçlenmesi ve örgütlü mücadeleye katılması çabasında olmak kararıyla son buldu. 

 
İlgili Haberler
 
 
 
 
 
 
 
http://www.milliyet.com.tr/2-kadin-calistayi-cerkezkoy-de-yapildi-tekirdag-yerelhaber-51549/