Suriyeli sığınmacılar ölüme terkedilmiş

“İstanbul’daki Suriyeli Sığınmacıları İzleme Platformu”, Suriyeli sığınmacılar ile ilgili hazırladığı raporu İnsan Hakları Derneği'nde yapılan basın toplantısında sundu. Rapor, AKP'nin Suriye'de tarafı olduğu savaş sonucunda Türkiye topraklarına sığınmak zorunda kalan Suriyelilerin içler acısı halini gösteriyor. İnsanlık suçu işleyen devlet, Suriyeli sığınmacıları adeta ölüme terk ediyor.

İHD, TİHV, Göç- Der gibi birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu platform, “Yok Sayılanlar; Kamp Dışında Yaşayan Suriye'den Gelen Sığınmacılar” ismi adı altında hazırlanan raporu sunarak, Eylül ayında yapılan 28 görüşme hakkında bilgi verdi. Rapor sunumunu Eşit Haklar İçin İzleme Derneği'nden Nejat Taştan yaptı. Taştan'ın verdiği bilgiye göre 28 görüşme 36 aileyi kapsıyor ve 244 Suriyeli sığınmacıyı temsil ediyor. Bulgulardaki değişim bazı ailelerin aynı evlerde yaşamasından kaynaklanıyor.

Gruba ilişkin diğer veriler şöyle:

116 çocuğun bulunduğu grupta eğitim çağında olan 80 çocuk eğitimine devam edemiyor. 3 engellinin bulunduğu grupta sürekli tedavi gerektiren hastalığı bulunanların sayısı ise 16.

Rapor sunumunda sığınmacıların büyük bir çoğunluğu son 3 ay içerisinde, kalan kısmın büyük bölümü de 3- 6 ay içerisinde İstanbul'a geldikleri söylendi. Rojava'da son dönemde artan saldırıların bu göç dalgasına sebep olduğu düşünülüyor. Sığınmacıların İstanbul'a geliş nedenleri ise akraba, tanıdık bulunması ya da iş bulma umudu olarak gösteriliyor.

Türkiye'ye giren 36 aileden sadece bir tanesinin kaydı bulunuyor. Bu 7 kişilik aile bir süre kampta bulunmuş, ancak aile kampta kısa bir süre kalmış ve kampın “genel koşulları” sebebiyle ayrılmak zorunda kalmış.

237 sığınmacının kampa girmeme sebebinin ağırlıklı bir kısmını “Güvensiz ortam” ve “Etnik köken – dini inançlara dayalı nedenler” oluşturuyor. Bazı aileler ise neden belirtmiyorlar. Kamplarda ciddi Sünni – Arap egemenliği var ve devlet diğer unsurlara dışlayıcı – düşmanca davranıyor. Ayrıca sığınmacıların ağırlıklı bir kısmı kampların kadınlar için güvenli olmadığı, cinsel taciz vakalarından kaynaklı da kampları tercih etmediklerini belirtmiş.

İstihdama ilişkin bulgular Suriyelilerin ucuz işgücü, hatta kölece çalıştırıldığını gösteriyor. Sığınmacıların yaşamları patronların vicdanına bırakılmış. Grup içerisinden 128 yetişkin kişiden hiçbirinin resmi çalışma izni bulunmuyor. Bir işte çalıştığını söyleyen kişi sayısı 54 ve bu sayı içerisindeki 16 kişi de çocuk yaşlarda bulunuyor. Çoğunluğu tekstil sektöründe çalışan grubun, ücretleri zamanında verilmiyor. Hiçbirinin sigortası bulunmuyor, bazen de hiçbir ücret ödenmeden işten atıldıklarını söylüyorlar. İşverenler sığınmacılara normal ücretlerin kat kat altında ücret verip, ağır şekilde çalıştırıyorlar. Örneğin ev temizliği yapan kadınlara normal ücretin beşte biri, yani 20 TL ücret veriliyor. Resmi iş izinleri bulunmayan sığınmacılar, kayıt-dışı çalıştıkları için haklarını arayamadıklarını ifade ediyor.

Çalışabilen kişilerin bulunduğu ailelerin ortalama aylık gelirleri ağırlıkla 0 – 1000 TL arası. Kişi başına düşen ortalama gelir ise 111.48 TL.

Görsel ve yazılı medyada “Suriyeli dilenciler” olarak sunulan sığınmacılardan bazıları kamu kurumlarına başvurma hatasında bulunmuş. Kamu kurumlarına başvuran sığınmacılara hiçbir yardımda bulunulmadığı gibi aşağılamalara maruz kalmışlar, hatta karakoldan kovulanlar olmuş.

Görüşülen ailelerin 199'u kiraladıkları evlerde, kalan 45 kişi ise çadırlarda kalıyor. 199 kişi ise 24 konutta yaşamaya çalışıyor. Simsarların eline düşen sığınmacıların yaşadıkları evler günışığı almıyor, rutubetli ve hijyenik değil. Buna rağmen ev sahipleri evleri fahiş fiyatlara kiraya veriyor. Evlerde 8.5 kişiye 1 adet tuvalet ve banyo düşüyor.

Konuşulan grubun büyük bir çoğunluğu iç savaşın bitmesi durumunda ülkesine döneceğini ifade ediyor.