Kölelik kalkmadı

BM 2 Aralık’ı köleliğin kaldırıldığı gün olarak kabul ediyor. Ancak milyonlarca işçi, köle koşullarında çalışıyor. Kapitalist modernite sadece işçileri değil, çocukları, kadınları, kimlikleri ve inançları da sömürerek kölece yaşamı dayatıyor

RESMEN KALKTI FİİLEN SÜRÜYOR   

Resmen kaldırıldığı belirtilse de kölelik fiili olarak sürüyor. Dünyada milyonlarca işçi, güvencesiz ve ağır çalışma koşullarında sömülürüyor. Türkiye’de ise her yıl yüzlerce işçi çalışma koşulları sonucu yaşamını yitiriyor. Taşeronluk ve güvencesiz çalışma egemen sistem durumunda.

TEK ÇIKIŞ YOLU BİRLEŞMEK  

Kapitalist modernite, işçilerin yanı sıra, işsizleri, kadınları, çocukları, kimlikleri ve inançları da sömürü değirmeninde öğütüyor. DİSK-AR Müdürü Serkan Öngel, köleliğin modern bir yüzle yeni baştan hayatımıza girdiğini belirtiyor. Tek çıkış yolu ise demokratik modernitede birleşmek.

Kölelik kalktı kölece çalışma geldi

BM 2 Aralık’ı köleliğin kaldırıldığı gün olarak kabul ediyor. Ancak dünyada 20 milyon işçi kölece çalışma koşullarında çalışıyor. Kapitalist modernite sadece işçileri değil, çocukları, kadınları, kimlikleri ve inançları da sömürerek kölece bir yaşam dayatıyor.

DİSK Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) Müdürü Serkan Öngel de, 2 Aralık’ın yıldönümünde, kölelik koşullarındaki çalışma biçimlerini değerlendirdi. Dünya genelinde 20 milyona yakın kölece çalışan insanın olduğunu söyleyen Öngel, “Bunların 1.6 milyonu Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede bulunuyor. Türkiye’de özellikle sokaklarda zorla çalıştırılan çocukların varlıkları biliniyor. Uluslararası alanda Türkiye yeterince veri üretmediği için eleştiriliyor” ifadesinde bulundu.

Kadınlar ve çocuklar ağırlıkta

Ağırlıkla kadınlar ve çocukların bu şartlarda çalıştırıldığı belirten Öngel, “Özellikle seks işçiliğinde bu tür çalıştırma biçimlerinin olduğunu görüyoruz. Türkiye’de ne yazık ki bu tür örneklere rastlamak mümkün. Dolayısı ile olayın aslında çok boyutlu bir tarafı var. Ama imalat sektöründen inşaat sektörüne, hizmet sektörüne bu koşullarda çalışan insanların olduğunu biliyoruz” diye belirtti.

Taşeronluk yaygınlaşıyor

Taşeronluk sisteminin yaygınlaştırılması, kölelik büroları denilen özel istihdam bürolarının açılması gibi uygulamaların yaygınlaştığını söyleyen Öngel, kıdem tazminatının kaldırılması çabalarının da bununla birlikte ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Çünkü iş yeri ile işçi arasındaki bağın kıdem tazminatı olduğunu biliyoruz, bu bağın ortadan kaldırılması düşünülüyor. İşçinin emeğini satma özgürlüğünün ticaret konusu olduğu bir döneme doğru gidiyoruz. Dolayısı ile aslında bu da bir tip kölelik olarak adlandırılabilir” dedi.

Sendikalaşma oranı düşüyor

“Dünya genelinde köleliğin kaldırılmasının yıldönümü olan bir süreçte aslında köleliğin yeni baştan başka biçimlerde hayatımıza girdiğini söylemek mümkün. Gerçekten insanların edindiği vasıfların bile bir anda yok sayıldığı bir süreçten geçiyoruz. İnsanlar giderek daha ağır koşullarda çalışmaya zorlanıyorlar” diyen Öngel, kölece koşullara karşı işçilerin örgütlenme hakkının elinden alınmasına da dikkat çekti. Öngel, “Türkiye en yoğun sendikal hak ihlallerinin yaşandığı 20 ülke arasında. Sendikalaşma oranları da giderek aşağı doğru düşüyor. 1986’da her 4 işçiden biri sendikalıysa, bugün bu yirmide biri sendikalı. Örgütlenme az olduğu için işçiler de bu koşullara boyun eğmek sorunda kalıyorlar. Biz de bu koşullara karşı ‘diren işçi’ diyoruz DİSK olarak” şeklinde konuştu.
 
Cezaevinde 7 liraya çalışıyorlar

Öngel, kölece çalışmanın görüldüğü bir başka alanın ise cezaevleri olduğuna işaret ederek, “Yine cezaevlerinde kölelik şartlarında çalışan insanların varlığından haberdarız. Cezaevlerinde işliklerde rızaları çok fazla alınmadan, günlük 7 liraya çalışmanın zorunlu olduğu çalışma biçimleri var. Bu ‘eğitim’ adı altında yapılıyor ve ciddi problemli bir alan. Dolayısı ile Türkiye bu anlamda, yani kölelik şartlarında çalıştırma koşulları bakımından, problemli bir alan” dedi.
 
Kölelik yasaklandı

İngiltere’de 19’uncu yüzyılın ilk çeyreğinde, 1807 yılında köleliği yasaklayan yasalar çıkarıldı. Daha sonra ise diğer Avrupa devletleri onu izledi. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1873 yılında “Özgürlük Bildirgesi” ile kölelerin özgürlüğüne kavuşması sağlandı. Osmanlı İmparatorluğu’nda ise kölelik, Sultan Abdülmecit döneminde 1847’de bir fermanla yasaklandı. 1926’da Milletler Cemiyeti bütün dünyada köleliği yasakladı, daha sonra Birleşmiş Milletler ise bu hükmü teyit etti. İngiltere’de çıkan yasalar nedeniyle dünyada 2 Aralık köleliğin yasaklandığı gün olarak kabul edilirken, 10 Aralık haftası ise İnsan Hakları Haftası olarak kabul ediliyor.

Sevdiye Ergürbüz - DİHA