TMMOB 3. Kadın Kurultayı Sonuç Bildirgesi ve Kararları

TMMOB 3. KADIN KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

16 - 17 Kasım 2013 - Ankara

Mühendis, mimar ve şehir plancısı kadınların sorunlarını dile getirerek bunlara yönelik çözüm önerileri sunmayı amaçlayan ve TMMOB 42. Dönem Olağan Genel Kurulu‘nca yapılması karar altına alınan TMMOB 3. Kadın Kurultayı Ankara‘da 16-17 Kasım 2013 tarihinde İMO Teoman Öztürk Toplantı Salonu‘nda gerçekleştirilmiştir. Kurultaya mimar, mühendis, şehir plancıları olmak üzere toplam 276 kadın delege ile kadın örgütlerinden ve çeşitli kurumlardan 32 konuk katılmıştır.

Kurultayımızda; Tarihsel Gelişim Sürecinde Kadın Hakları, Türkiye‘de Kadın Politikaları-Gericilik ve Piyasacılık Sarmalında Kadınlar, Kadına Yönelik Şiddet, Nedenleri ve Sonuçları, TMMOB‘de Kadın Örgütlenmesi, Gezi Sürecinde Kadın konu başlıkları altında 5 oturum gerçekleştirilmiş, yerel çalıştaylarda kabul edilen önergeler değerlendirilmiştir.

Bugün TMMOB‘nin 423.000‘i aşan toplam üye sayısının % 20‘si kadınlardan oluşmaktadır. 3. Kadın Kurultayımızda, Genişletilmiş Kadın Çalışma Grubunun oluşturulması kararı ile iki yılda bir yapılan Kadın Kurultayına ek olarak Kadın Sempozyumu yapma kararı alınarak kadın örgütlülüğünü ileriye taşıma ve TMMOB‘de kadınların örgüt içindeki temsiliyetinin artırılması yolunda önemli adımlar atılmıştır.

Ne yazık ki; iki yıl önce düzenlediğimiz kurultaydan bu yana konuştuğumuz konularda iyileşme yerine daha da geriye gidilmiştir. Siyasi iktidar, kadını sadece aile içinde tanımlayarak, "emeğin yeniden üretimi" alanını -tüm bakım hizmetleri de dahil- sosyal devleti tasfiye edip kadın üzerinden yapılandırarak, ucuz ve güvencesiz emek ordusunu kadın emeği üzerinden genişletmek adına kapitalizmin kadın ile ihtiyaca bağlı olarak "ucuz emek - kutsanmış annelik" arasında kurduğu ikiyüzlü söylemi düstur edinmiştir. Kadınlara kaç çocuk doğurması gerektiği dahi dikte edilerek, sermayenin ucuz ve güvencesiz işgücü ihtiyacının gelecekte de karşılanması garanti altına alınmaya çalışılmaktadır.

Yasal hiçbir düzenleme olmamasına rağmen Başbakanın "Her kürtaj Uludere‘dir" sözüyle, istenmeyen gebelik tahliyesi fiilen imkânsız hale getirilmiştir. Doğum kontrol araçlarına parasız erişim kısıtlanarak, kadın cinayetlerinin de artmasına neden olacak şekilde gebe kadınlar takibe alınıp, kürtaj hakkı gasp edilmiştir.

Hukuksuzluğun "hukuk" haline getirildiği bu dönemde, açıkça "kadın erkek eşit değildir" demekte sakınca görmeyen, hamile kadınların sokağa çıkmasını gayri ahlaki bulan siyasi iktidar, "kızlı erkekli aynı merdiveni kullanıyorlar, aynı evlerde kalıyorlar" gibi söylemleriyle toplumda kadın düşmanlığını körüklemekte ve özel yaşamlara gerici müdahaleleri giderek artırmaktadır.

Kadını birey olarak görmek istemeyen siyasi iktidar, "uzlaşma süreci" aldatmacasıyla erkek egemen toplumumuzda gerçekte gerek aile gerekse toplumsal baskı ile "kadının boyun eğme, zorla razı olma" sürecine dönüşeceği açık olan, Medeni Kanun‘un kadına sağladığı genel koruma işlevini etkisiz hale getiren "gizlilik" içinde yürütülen "arabuluculuk" sürecini de yasallaştırmıştır.

TMMOB, cemaat ve tarikat hegemonyasının giderek güçlendiği Türkiye‘de, topluma bir model olarak dayatılan, kadının kimliğini yok eden, evine kapanmaya zorlayan, aile içine hapseden ve kadın bedenini namus kavramının odağına koyan anlayışı/ yaşam biçimini reddetmektedir.

Kadının sosyal statüsü, eğitim ve istihdamı açısından ülkemiz ne yazık ki 3. Dünya ülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemizde kadınların eğitim, istihdam ve sosyal yaşama katılım oranları ve bu oranlarda son yıllarda görülen düşüş bunun en açık göstergesidir. 2012 TÜİK rakamlarına göre kadınların iş gücüne katılımı %30 civarlarındadır. Kadınların iş gücüne katılımı pek çok gelişmiş ülkeye göre çok düşük olduğu gibi eleman çıkarılması gerektiğinde ilk gözden çıkarılan çalışanlar da kadınlar olmaktadır. Hükümetin hazırlamakta olduğu Ulusal İstihdam Stratejisi Taslağı, işverenlerin üzerindeki yükümlülükleri azaltarak ve işgücü piyasasını esnekleştirerek emeğin kazanılmış haklarını kısıtlamaya yönelik, sınıfsal bir politik dönüşümün göstergesidir.  

Kadının "analık hali"ne ilişkin koruyucu düzenlemeler, kadının çalışma özgürlüğünün kısıtlanmamasını, işgücü piyasasından dışlanmamasını, gebelik ve doğum nedeniyle ayrıldığı çalışma hayatına yeniden ve hak kaybına uğramaksızın koşulsuz olarak dönmesini sağlamalıdır. Oysaki kapalı kapılar arkasında "Nüfus ve Aile Politikaları Mevzuat Çalışmaları" adıyla hazırlanmakta olan kadın istihdamı paketinde sözü edilen düzenlemelerle; kadının çalışma hakkı, örgütlenme hakkı kısıtlanmakta; esnek, güvencesiz ve örgütsüz çalışma düzeni dizayn edilmekte; kadının evi işyeri, evin ve çocuğun bakımı ise kadının işi haline getirilmek istenmektedir. Sözde iyileştirici yönde yapılmış gibi görünen bu düzenlemeler kadının iş yaşamına katılmasına engel olan temel sorunları çözmekten uzaktır.

TMMOB kadın emeğine yönelik esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri gibi eşitsizliğin önünü açmayı hedefleyen saldırılara karşı emek örgütleri ile birlikte mücadele eder, toplumsal muhalefeti güçlendirebilmek için üyelerini bu konuda bilgilendirerek eylem ve etkinlikler düzenler.

TMMOB, kadını görmezden gelen, kadının kişiliğini yok sayan, bakanlığın adından bile "kadın"ı çıkaran bu siyasi anlayışa karşı mücadele eder ve ülkemizdeki kadın örgütlerinin yürüttüğü aktif mücadeleyi destekler.

Kadına dönük her türden ayrımcılık ve şiddet ortamını temellendiren nedenler savaş durumlarında güçlenir. Eril kavramlar olan militarizm, ırkçılık ve milliyetçiliğin kendini var ettiği ekonomik ve siyasal temel, kadın düşmanlığını üretir ve besler. Kadınlar savaşın yarattığı yıkımlardan ve baskılardan daha fazla etkilenmektedirler. TMMOB, kadınların eşitlik temelinde yaşayabilecekleri bir ortamın sağlanması için Kürt sorununun demokratik çözümü, anadilde eğitim ve bölgede yıllarca devam eden savaş ortamının barışa dönüşmesi için hareket eden demokratik kitle örgütleri, kurum, kuruluş ve diğer emek ve meslek örgütleriyle birlikte mücadele eder.

Emeğin, hakların korunması, yaşam standartlarının genişletilmesi ve insanca bir yaşam, tüm emekçilerin ortak talebidir. Kapitalizmin cinsiyet ayrımını derinleştirerek sömürdüğü emekçilerin bu saldırıya ortaklaşa yanıt vermeleri kaçınılmazdır. Kadınların, örgütlü emek muhalefetinin asli unsuru olarak, TMMOB örgütlülüğü içerisinden başlamak üzere toplumsal muhalefetin tüm katmanlarında temsil ve teşvik edilmesi son derece önemlidir. Kadın mücadelesi, güçlü toplumsal ve sınıfsal temellere dayanmalı ve "toplumsal cinsiyet eşitliği"  bakış açısını yansıtmalıdır.

"Özgür, çağdaş, demokratik, sosyal, eşitlikçi ve barış içinde" bir Türkiye için, seçim sistemi "temsilde adalet" ilkesi çerçevesinde düzenlenmeli, Seçim Yasası değiştirilmeli, seçimlere katılan partilerin aldıkları oy oranında temsili sağlamalı, baraj uygulaması kaldırılmalı, %50 kadın kotası uygulanmalıdır.

TMMOB ve bağlı Odaları; toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değildir. TMMOB ve Odalarının, toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan, kamu yararı temelindeki mücadelesi nedeniyle 30 yıldır uygulanmamış, 12 Eylül darbecilerinin kararnamelerini uygulamaya sokarak TMMOB‘yi bakanlıkların vesayeti altına almak isteyen hukuk dışı AKP uygulamalarına karşı, halktan ve eşitlikten yana duruşundan ödün vermeyen TMMOB‘nin kadın üyeleri olarak, gericiliğe ve faşizme karşı her türlü mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha söylüyoruz.

Meslek Odaları, meslek ortamının ve demokrasinin olmazsa olmaz güvenceleridir. Onlara sahip çıkmak, yaşamımıza ve geleceğimize sahip çıkmak demektir...

TMMOB 3. Kadın Kurultayı delegeleri olarak bizler diyoruz ki:

Son yıllarda kadın haklarına yönelik yürütülen sistematik saldırılara karşı mücadelemiz, kadının var olma mücadelesidir.

Erkek egemen, salt sermayenin çıkarlarına hizmet eden cinsiyet ayrımcılığı çözülmeden özgür ve eşit bir toplumun yaratılması mümkün değildir.

Gericiliğin kadın özgürlüğüne bir tehdit olduğu bilinciyle, kadını ret ve inkâr eden, kadını eşit ve özgür bir insan olarak görmeyen her türlü ideolojiye karşıyız.

TMMOB kadın ve erkeğin eşit bir şekilde, yan yana yaşamın her alanını paylaşması ve omuz omuza mücadele etmesi gerektiğini savunmaya devam edecektir.

Biz kadınlar, kendi bedenleri üzerinden devam eden tüm dayatmacı ve baskıcı politikalara karşı toplumun tüm kesimleri ile birlikte sesimizi yükseltiyor ve diyoruz ki;

"Emeğimizden, kimliğimizden, bedenimizden elini çek!!"
Kürtaj haktır karar kadınlarındır!
Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var!
Yaşasın TMMOB, yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Kadınlar örgütlü, TMMOB daha güçlü!
Kadınlar Örgütlenmeye, Mücadeleye.....

 
TMMOB 3. KADIN KURULTAYI KARARLARI
 
TÜRKİYE‘DE KADININ DURUMU

•1. Kadınların bedenleri ve yaşamları üzerinde karar hakkının önemli bir bölümünü oluşturan çocuk doğurma ya da doğurmama, ne zaman ve nasıl doğuracağına karar verme hakkını yasaklayan, engelleyen ya da kısıtlayan; fiili kürtaj yasakları, doğum kontrol yöntemlerine getirilen kısıtlamalar gibi tüm uygulamalara karşı TMMOB‘nin içindeki kadın örgütlenmeleri, kadın mücadelesinin tüm unsurları ile birlikte mücadele eder.

•2. TMMOB ve bağlı odaların; ülkemizdeki ulusal mevzuat ve dahil olduğumuz uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, kadına yönelik şiddet sorununun çözümüne ilişkin gerekirse komisyonlar kurularak çalışmalar yapması ve kamuoyunda farkındalık yaratması.

•3. Kadının ev içi yaşamda (özel alan) verdiği emeğin görünür kılınması ve üzerindeki yükün hafifletilmesi için sosyal politikalar üretilmesi.

•4. Torba yasa tasarısındaki, çocuk sayısına göre maddi destek verilmesi ve kadınların emeklilik yaşının düşürülmesi uygulamasından vazgeçilerek, insanca yaşanabilir bir ücret ve emeklilik yaşının düşürülmesi temel bir hak olarak görülmeli ve tüm vatandaşları kapsayacak şekilde genişletilmelidir.

•5. Anne ve babalar çocuk yetiştirme konusunda bilgilendirilerek, çocukların çok küçük yaşlardan itibaren kadın-erkek eşitliği konusunda bilinçlendirilmesine katkı sağlanmalı.

•6. TMMOB, üretimden uzaklaştırılmak istenen kadınların "ev kadını" olgusuna karşı, kadın üyelerinin aktif olarak mesleklerini icra etmeleri yönünde teşvik edici çalışmalar yürütür.

•7. 2. Kadın Kurultayı‘nda alınan kararlar uyarınca; TMMOB Kadın Çalışma Grubu tarafından, öncelikli olarak kadın ile ilgili yasa, yönetmelik ve her türlü mevzuatın elektronik ortamda yayınlanması.  

•8. TMMOB Kadın Çalışma Grubu tarafından; Odaların kadın komisyonlarından gelen öneriler değerlendirilerek belirlenecek konularda panel, sempozyum, söyleşi, atölye çalışması vb. etkinliklerin, gerektiğinde İKK Kadın Komisyonları ile işbirliği yapılarak düzenlenmesi,

İKK Kadın Komisyonlarınca gerektiğinde etkinliklere ilişkin alt çalışma gruplarının oluşturulması,

İlk etkinliğin 2014-2015 çalışma döneminde "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" konusunda, uzman konukların katkı ve desteği ile panel veya sempozyum şeklinde gerçekleştirilmesi.

•9. İKK kadın komisyonları tarafından, kadınlarının bir arada olabileceği  sosyal gezi, film gösterileri gibi etkinliklerin planlanarak, katılımın sağlanmasına yönelik çalışmaların yapılması.   

•10. İKK kadın komisyonları tarafından belirlenen ve ön hazırlığı yapılan, kadını çalışma yaşamı içinde gösteren kareler de içeren meslek tanıtımı videolarının hazırlanıp, tüm odaların web sayfalarına konulması için TMMOB Kadın Çalışma Grubu gerekli çalışmaları yürütür.

•11. İKK bünyesinde;  sosyal medyada kadın mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları gruplarının oluşturulması.

•12. TMMOB, İş Kanunu ve İSG Kanunu‘nun kadın aleyhine olan hükümlerinin, Kadın istihdamını sınırlayan yasakların kaldırılması ve kadın istihdamında eşitlikçi bir yaklaşımın gözetilmesi için çalışmalar yapar.

•13. TMMOB, çalışma yaşamında yönetim kadrosu belirlenirken cinsiyet ve siyasi görüşünden ziyade kişinin mesleki bilgisi ve idare yeteneğinin göz önüne alınması için çalışma yapar.

•14. TMMOB, bağlı odalarının bünyelerinde bilirkişi olarak görev yapma yetkisi olan kadınların fırsat eşitliğinin sağlanması için bağlı odaların ilgili yönetmeliklerinde düzenlenme yapmalarını sağlamak için girişimlerde bulunur.

•15. Ülkemizdeki kadına yönelik yapılan haksızlık, şiddet ve etkisizleştirme politikalarına karşı daha örgütlü olunmalı, ses getiren eylemler yapılmalı, kamuoyunca bilinen haksızlık ve şiddet örnekleri unutturulmamalı ve kanıksanması önlenmelidir.

•16. TMMOB cinsiyet ayrımcılığı takip sekretaryası çalışma düzeninin şeffaf yürütülmesi amacı ile; çalışmalarının aylık veya 3 aylık bültenler şeklinde yayımlanmasını, mail ortamının oluşturulmasını, çalışma yönergesinde tanımlanmış arabuluculuk sürecinin kaldırılmasını, cinsel taciz dışında cinsiyet ayrımcılığını da görünür kılınarak, çözümlerin üretileceği çalışmaların yapılmasını öneriyoruz.

•17. Toplumsal alanlarda kadın ve erkeğin bir arada yaşaması, karma eğitimin kaldırılmaması ve reşit olmayan kadınların evlendirilmesine izin veren yasalara karşı duruş sergilemek için; TMMOB gerekli bileşenlerle birlikte politikalar üreterek hukuksal ve toplumsal mücadele süreçlerini işletmelidir.

TMMOB‘DE KADIN ÖRGÜTLENMESİ

•18. TMMOB Kadın Çalışma Grubu, IKK Kadın, Oda Kadın, Şube Kadın komisyonu üyeleri ve geçmişte bu organlarda çalışmış asıl ve yedek üyelerden oluşan TMMOB Genişletilmiş Kadın Çalışma Grubu kurulur.

•19. TMMOB, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından kültürel ve akademik göstergeleri içeren raporlar hazırlayarak, kamuoyuna ve meslektaşlarımıza duyurur.

•20.        Meslek odalarında kadınların yönetimlerde daha aktif ve sayıca daha fazla rol almalarını sağlamak amacıyla; TMMOB ve bağlı odalarında yönetim kurullarında görev alacak aday üyelerin ve Genel Kurullarına katılan kadın delegelerin eşit temsiliyet ilkesi gözetilerek belirlenmesini sağlayacak düzenlenmelerin yapılması ve uygulamaların başlatılması.

•21. TMMOB, Baroların Kadın Hukuku Komisyonu - TÜBAKKOM - ile ortak toplantılar ve eğitim çalışmaları yapmalıdır. Kadının İnsan Hakları Eğitim Programını Oda ve Şubelerinde düzenlemeli, bütün üyelerine Kadının İnsan Hakları Eğitim Kitapçığını ücretsiz dağıtmalıdır.

•22. TMMOB içinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Strateji ve Eylem Planını oluşturmalıdır.

Cinsiyete göre ayrımlaşmış istatistiklerin artırılmasının sağlanması, sorun alanlarının bu istatistiklere dayandırılması, katılımcı yöntem kullanılarak hem kadınların hem de erkeklerin görüşleri çerçevesinde eylem planının hazırlanarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eylem Planı doğrultusunda gündem oluşturulması.

•23. TMMOB, bağlı odaların kadın üyelerinin sayısını artırmak için bu odaların sosyal etkinlikler düzenlemesini maddi olarak destekler.

•24. TMMOB bünyesinde üyelerin çocukları için etüt mekanı oluşturma fikrinin ön çalışmasını/fizibilitesini yapmak üzere Ankara İKK Kadın komisyonunun görevlendirilmesi.

•25. Kadın Platformlarına İKK / Oda Kadın Çalışma Gruplarının kurumsal katılımının sağlanması.

•26. İKK kadın komisyonlarınca; kadın gündemine ilişkin konularda gerektiğinde emek ve meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği de yapılarak eylemler gerçekleştirilmesi.

•27. Kadın çalışmalarının sürekliliğini sağlamak ve kadın politikalarının üretilmesi ve yaygınlaştırılması için iki yılda bir TMMOB Kadın Sempozyumları yapılır.

•28. TMMOB 2. Kadın Kurultayı İstanbul Yerel Kurultayı‘nda Kurulan Mevzuat Çalışma Grubu tarafından hazırlanan yönetmeliklerin değişmesine dair çalışma raporu;

A) Bilindiği gibi TMMOB 41. Dönem Olağan Genel Kurulu‘nda TMMOB Ana Yönetmeliği aşağıdaki gibi değişmiştir.

Disiplin Cezaları

Madde 90: (Değişik paragraf:RG-1/7/2010-27628)

Odalara bağlı meslek mensuplarından 6235 sayılı TMMOB Kanununa ve bu Ana Yönetmeliğe aykırı hareketi görülenlerle, üyelerden ve tüm meslek mensuplarından, meslekle ilgili işlerde, gerek kasten ve gerekse ihmal göstermek suretiyle zarara yol açan ya da kabullendiği anlaşmalara uymayan ya da meslek onurunu bozan durumları saptananlara, üye ve çalışanlara karşı psikolojik yıldırma/baskı/taciz uygulayanlara, kadın üye ve kadın çalışanlara karşı cinsiyet ayrımcılığı yapanlara, cinsel tacizde bulunanlara kayıtlı ya da ilgili bulundukları Oda Onur Kurulunca aşağıda yazılı disiplin cezaları verilir. 

a) Yazılı uyarma,

b) Kanunda belirtilen hafif para cezası,

c) Kanunda belirlenen ağır para cezası,

d) On beş günden, altı aya kadar serbest meslek uygulamasından uzaklaştırma

e) Odadan çıkarma ya da üye olma zorunluluğu bulunmayanlar için meslekten men,

Bu cezaların verilmesinde sıra gözetilmez. Ancak nedeni oluşturan olayın içeriği ve sonuçlarına göre bu cezalardan biri uygulanır. "

TMMOB Disiplin Yönetmeliği‘nin, Ana Yönetmeliğe aykırı olamayacağından hareketle, uyumlu hale getirilmesi için öngördüğümüz değişiklikler aşağıdadır:

Disiplin Cezaları ile İlgili Genel İlkeler

Madde 3 - Disiplin cezaları, meslek mensuplarının Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununa, Tüzüğüne ya da Ana Yönetmeliğine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Kurul kararlarına, ilgili Odanın Tüzüğüne ya da Ana Yönetmeliğine, Genel Kurul kararlarına ya da Yönetmeliklerine aykırı hareketleri görülenlere, psikolojik yıldırma/baskı/taciz uygulayanlara, cinsiyet ayrımcılığı yapanlara, cinsel tacizde bulunanlara meslekle ilgili işlerde gerek kasten gerekse ihmal göstermek suretiyle maddi ya da manevi zarara neden olan, aktettiği sözleşmelere uymayan, meslek şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayan hareketleri saptananlara verilir.

Suçların ve cezaların açık olması esastır. Hiç kimse aynı olaydan ötürü ikinci kez cezalandırılamaz.

Hakkında kovuşturma açılmış kişi, yöneltilen suçtan dolayı karar kesinleşene kadar Onur Kuruluna sevk edilmiş olmaktan ötürü suçlanamaz ve mesleğini uygulama konusunda herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulamaz. 

Bildirim

Madde 14 - Sözlü ya da yazılı bildirim, herhangi bir kişinin ilgili Oda birimlerine başvurması ve hakkında bildirimde bulunduğu meslek mensubunu belirtip iddialarını açıklamasıyla yapılmış olur.

Yazılı bildirimde, bildirimi yapan kişinin açık kimliği, adresi, hakkında bildirimde bulunulan kişinin kimliği, bildirim konusu, maddi olaylar ve bildirim gününün belirtilmesi, varsa konuyla ilgili kanıtların belirtilmesi zorunludur. Aksi halde bu hususların yazılı bildirim yapan kişiden sağlanması Oda Yönetim Kuruluna aittir. Sözlü bildirim durumunda bu bilgilerin istenmesi ve bildirimde bulunan kişi ve ilgili Oda birimi yöneticilerinden birisi tarafından imzalanarak bir tutanak tutulması zorunludur. Bildirimde bulunan kişinin kimliği, adresi ve imzası bulunmayan istekler işleme konulmaz.

Bildirimde bulunan kişinin kimliği zorunluluk olmadıkça saklı tutulur. Disiplin kovuşturmasına yer olmadığı kararı verilen durumlarda, hakkında soruşturma yapılan kişinin isteği üzerine bildirimde bulunan kişinin kimliği kendisine açıklanır. Cinsel taciz bildirimi durumunda,  disiplin kovuşturmasına yer olmadığı kararı verilemez, soruşturma açılır ve bildirimde bulunan kişinin kimliği açıklanmaz.

İlk İnceleme ve Soruşturmacı Atanması

Madde 16 - (Değişik:RG-9/12/2004-25665)

Oda Yönetim Kurulu, ivedi durumlar dışında bildirimin yapılmasından itibaren en geç iki ay içinde konuyu inceleyerek:

a) Bildirimi soruşturmaya değer görmezse, soruşturma açılmasına yer olmadığına ilişkin kararını bildirimde bulunan tarafa bildirir.

b) Bildirimi soruşturmaya değer gördüğünde ise Yönetim Kurulu, bildirimi inceleyerek gerekli gördüğü durumlarda bir ya da birkaç Oda üyesini soruşturmacı olarak atar. Soruşturmacı olarak atanan üyenin Oda Onur Kuruluna seçilme yeterliğinde olması gerekir. Soruşturmacının atandığına dair Yönetim Kurulu Kararı bulunmak zorundadır. Soruşturmacı olarak atanan üye görevi kabul etmeyebilir. Eğer bildirimde bulunan kişi aynı zamanda Yönetim Kurulu üyelerinden biri ise bu atama kararında oylamaya katılamaz. Soruşturmacı raporunu hazırlayarak Yönetim Kuruluna sunar.

c) Cinsel taciz bildirimlerinde Yönetim Kurulu, Cinsiyet Ayrımcılığını Takip Sekretaryası‘nın önereceği en az bir kadın oda üyesini soruşturmacı olarak atar.

Bildirimin Yönetim Kuruluna ulaşmasından itibaren iki ay içinde işlem görmemiş ya da Yönetim Kurulu tarafından ek süre tanınmamış dosyalar Onur Kuruluna aktarılır. Ek süre iki ayı geçemez.

Soruşturmanın Yöntemi

Madde 17 - (Değişik:RG-9/12/2004-25665)  Soruşturmacı, hakkında soruşturma açılan kişiye suçlamayı açık ve anlaşılır bir biçimde yazılı ve gizli olarak tebliğ eder ve tebliğinden itibaren onbeş gün içinde yazılı açıklamada bulunmasını ister. Soruşturmacı, hakkında suçlamada bulunulan kişiden savunmasını isterken, soruşturmacı olarak atandığına dair Yönetim Kurulu kararının içeriği hakkında bilgi vermek zorundadır. İlgili kişi haklı gerekçeler göstererek bir ayı geçmemek üzere ek süre isteyebilir. Bu süreler içinde savunmasını vermeyen kişi, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Gerekli görülen durumlarda suçlanan kişinin sözlü anlatımlarına başvurulur.

Soruşturmacı, kişinin lehinde ve aleyhindeki bütün kanıtları toplamakla yükümlüdür. Bu nedenle olayla ilgili tüm kişilerin ya da kuruluş yöneticilerinin bilgilerine başvurulabilir. Resmi makamlardan belgeler isteyebilir. Tanıkların sözlü anlatımlarına, bu anlatımları yazıya dönüştürmek koşuluyla başvurabilir. Cinsel taciz bildirimlerinde kadının beyanı esas alınır.

Soruşturmacının bu amaçla yaptığı tüm yazışmalar GİZLİ kaydı ile yapılır.

Soruşturmacı, suçlanan kişinin anlatımının alınmasından ya da bunun için öngörülen sürenin dolmasından itibaren 20 (yirmi) gün içinde soruşturma dosyasını tamamlayarak Yönetim Kuruluna sunar.

Yönetim Kurulu, soruşturma raporunu eksik görürse, eksikliği uzatmasız en çok 20 (yirmi) gün içinde tamamlatır.

 B)  Oda Disiplin yönetmeliklerinin TMMOB ana yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için Oda ve Şube kadın komisyonları görevlendirilmelidir.

DİĞER

•29. TMMOB; taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, kadın ve erkek mühendislerin iş güvencesinden yoksun istihdam politikalarına karşı alternatif politikalar oluşturarak kamuoyu ile paylaşır.

•30. TMMOB, mühendislik- mimarlık- şehir plancılığı onuruna yakışır önlemler alarak, üyelerinin aynı iş yerlerinde aynı iş için farklı statülerde çalıştırılmalarının önüne geçecek önlemler alır ve gerekli çalışmaları yapar.

•31. Kadın - erkeğin yasada eşit olduğu, hukuki değerlerde farkı en aza indirgenmiş ülkelerden birinde yaşamamıza rağmen uygulamadaki boşluklar ve bu eşitsizliğin günden güne artmasına, örgütlü gücümüzle karşı durmalı, ceza yaptırımları ile ilgili yeni bir düzenleme gerekiyorsa bunun için mücadele etmeliyiz.

•32. TMMOB, Ülkenin geçtiği bu zor siyasi dönemeçte, yerel ve genel seçimlerde bağlı oda kadın üyelerinin siyasal anlamda etkin rol almaları için gerekli teşvik ve destekleyici çalışmalar yapar.

•33. Çeşitli nedenlerle işgücü piyasasından ayrılan kadınların tekrar çalışma hayatına dönüşünü sağlama hususunda ciddi anlamda bir politika bulunmamaktadır. Doğum ve annelik izninden dönen mühendis, mimar ve şehir plancısı kadınların aynı ve eşdeğer pozisyonlarda istihdamını garanti altına alacak yasal düzenlemeler yapılması için TMMOB nezdinde  devlet işveren ve işçi sendikaları ile ortak çalışmalar yapılması.

Not:

•- 8. Önerge, Kurultay Kitapçığındaki 10., 11. ve 12. önergeler birleştirilerek oluşturulmuştur.

•- 12. Önerge, Kurultay Kitapçığındaki 7. ve 16. önergeler birleştirilerek oluşturulmuştur.

•- 16. Önerge, Kurultay Kitapçığındaki 25. ve sonradan verilen 72. önergeler birleştirilerek oluşturulmuştur.

•- 18. Önerge, Kurultay Kitapçığındaki 27. ve 28. önergeler birleştirilerek oluşturulmuştur.

•- 20. Önerge, Kurultay Kitapçığındaki 30., 31. ve 37. önergeler birleştirilerek oluşturulmuştur.