Nitelikli işlerde kadın istenmiyor

Yüksekokul mezunu kadınlarda işsizlik oranı artıyor. Mayıs 2008 döneminde yüksekokul mezunu kadın işsiz sayısı 129 bin düzeyindeyken, 5 yılda bu sayı neredeyse ikiye katlanarak 265 bin oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 210 bindi.
 
Yüksekokul mezunu kadınlarda işsizlik oranı Mayıs 2013 dönemi için yüzde 13,1 olarak hesaplandı. Bu oran, yüksekokul mezunu erkeklerde yüzde 5,9. Bu veriler şunu gösteriyor: Yüksekokul mezunu kadınlarda işsizlik oranı, erkeklere kıyasla iki kattan fazla. Peki bu tabloyu ortaya çıkaran nedenler ne? KEİG'ten Serap Güre, Kocaeli Üniversitesi'nden Doç. Dr. Betül Urhan ve üniversite mezunu işsiz kadınlarla bu konuyu konuştuk.
‘
YETERLİ İŞ İMKANI YOK’
 
Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi'nden (KEİG) Serap Göre'ye göre bu tablonun nedenlerinden bazıları şöyle: “Erkek egemen sitemin erkek işi-kadın işi ayrımından dolayı kadınlar için yeterli iş olmaması. Kadın işlerinin daha ucuz olması. Doğum yapan kadının işle ilişkisinin kesilmesi ve beklentilerini karşılayacak yeni iş bulabilmesinin zor olması.”
 
Güre, ailedeki hasta ya da yaşlı bakım ihtiyacından kadının sorumlu tutulduğuna dikkat çekiyor: “Bu durum, kadının işine ara vermesine neden oluyor. Sürekli çalışma hayatı ile ev arasında gidip gelen eğitimli kadının işinde kariyer yapması dolaylı olarak engellendiği için, eğitimli erkeğe göre yeniden iş bulması zorlaşıyor.”  
Güre'ye göre, bu tablonun değişmesi için yapılması gerekenlerin başında "çocuk kreşleri ve yaşlı bakım hizmetlerinin ulaşılabilir ve nitelikli kamusal hizmetler hale getirilmesi" geliyor. Güre ayrıca, "Kadınlara yönelik istihdam politikalarının kısmi-zamanlı ya da esnek çalışma gibi eşitsizlikleri pekiştirecek stratejiler üzerinden değil, standart çalışma biçimleri üzerinden, eşitlik ilkesi temelinde geliştirilmesi gerektiğini” belirtiyor.
‘
NEDEN OKUDUM?’
 
Simge D., üniversite mezunu işsiz bir kadın. Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu. 7 yıldır işsiz.
 
Simge D., bugüne dek hep okuduğu bölümle, birikimiyle ilgisi olmayan işler bulabilmiş. Kısa süre tezgahtarlık yapmış, bir reklam ajansında müşteri temsilcisi olarak çalışmış. Sekreterlik, müşteri temsilciliği gibi işleri rahat bulabildiğini anlatıyor: “Bu işlerde kadın olarak iş bulman zor değil, işverenler de bunu tercih ediyor çünkü. Para kazanmak için bu işlere girdiğim de oldu, ama kısa süre sonra çıktım. Benim okuduğum bölümle ilgisi yok ki bu işlerin. Baktığımda arkadaşlarım da aynı durumdalar. Hiçkimse eğitimini aldığı işi yapmıyor. O zaman o bölümde okumanın, gittiğin kursların, yaptığın stajların, bugüne kadar emek vererek edindiğin birikiminin ne anlamı var?”

KADINDAN FAZLASI İSTENİYOR’
 
Simge D.'ye, yüksekokul mezunu kadınlarda işsizlik oranının erkeklerin iki katı olmasının nedeninin ne olabileceğini soruyoruz, “Ayrımcılık” diye yanıt veriyor. O’na göre, iş bulmak isteyen üniversite mezunu kadınlarda, erkeklere göre daha fazla kriter aranıyor: “Aynı eğitimi almış, aynı vasfa sahip bir kadın ve bir erkek düşünün. İşe görüşmesine gidiyorlar, alınırlarsa aynı işi yapacaklar, ama kadına gelince birden yükseliyor çıta.”
‘
EVLENİR, DOĞURURUZ DİYE...’
 
Ezgi Tanrıverdi, Marmara Üniversitesi'nde siyaset okumuş. Budepeşte’de yüksek lisans yapmış. Bir yıl bir ithalat firmasında ürün sorumlusu olarak çalışmış. 8 aydır işsiz.  
O da Simge D. gibi, eğitimli kadın ve erkekler arasındaki bu uçurumun nedenini ayrımcılığa bağlıyor; “Patron, kadın evlenir, çocuk yapar, izin alır vb. diye erkeği alıyor işe. Buna hakları yok, ama yapıyorlar” diyor.  
 
Tanrıverdi'ye göre, bu ayrımcılık iş piyasasında çok yaygın. “Bizzat tanık oldum” diyor; “Kuzenim yeni evli, geçenlerde bir bankada işe girdi. Sözleşmesinde iki yıl hamile kalmayacağına dair madde vardı. 'Mecburum' dedi, imzaladı.”

AYAK İŞİ YAPMAMIZ BEKLENİYOR’
 
Tanrıverdi, erkeklerin egemenliğindeki piyasada nitelikli işler için kadınların istenmediği görüşünde. Kadınların vasıfsız işlerde çalışması isteniyor. Hatta, kadınlar nitelikli işlerde çalışsalar bile, onlardan 'ayakişi' yapmaları bekleniyor.
 
'Bunu çok net gördüm” diyor Tanrıverdi; “Kadın girmiş bir firmaya müdür olmuş. Ama bir gömleğin mi ütülenmesi gerek, kadına veriliyor bu iş. Toplumda 'kadın işi' olarak bilinen tüm işleri, angaryaları işyerlerinde de kadınlara veriyorlar. Onlar da sesini çıkarmıyor.”  
 
ESNEK ÇALIŞMA SORUNU
 
Kocaeli Üniversitesi'nden Doç. Dr. Betül Urhan, bir yandan kadın emeği iş piyasasına çekilmek istenirken, öte yandan muhafazakarlığın arttığına dikkat çekiyor. “Dolayısıyla” diyor Urhan, “Kadınlar hem geleneksel rollerini sürdürecek hem de esnek çalışmayla emek piyasasına çekilecek, ucuz işgücü olarak. Kadınlar evde çalışsın, reçel yapsın, boncuk dizsin satsın. Bu isteniyor. ‘Ne güzel işte’ diyenler olabilir, ancak bu durum toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştirir.”

SOSYAL GÜVENLİKTEN DIŞLANIYOR
 
Urhan'a göre, evden çalışma gibi esnek istihdam biçimleri, kadını sosyal güvenlik sisteminin daha da dışına itiyor. Kadınlar, ancak bir erkeğin eşi ya da kızı olarak bu sistemde yer bulabiliyor. Bu da, kadının ekonomik, siyasal, kültürel olarak dışlandığı anlamına geliyor.
 
Urhan, ekimde Meclis’e gelecek düzenlemeyi de bu kapsamda değerlendirmek gerektiğini belirtiyor.