Başkalarına çare olan kendisine zehir oldu

İhsan Yalçın, hasta eşi ve 2 engelli çocuğu ile birlikte Dilovası’nda  yaşıyor. Çalıştığı ilaç fabrikasında meslek hastalığına yakalanmış. Ciğerlerinde kitle (nodül) oluşan Yalçın, 2000 yılından 2007 yılına kadar Roche ve 2007’de de Sandoz’a devredilen ilaç fabrikasında 2009 yılına kadar çalışmış. 2002 yılında meslek hastalığına yakalanan Yalçın, 2009’da hastalığı ilerleyince en son çalıştığı Sandoz fabrikasından işten çıkarılmış. 2 engelli çocuğu olan Yalçın, her iki fabrikanın kendisini mağdur ettiğini ve bu mağduriyetinin giderilmesini bekliyor.
 
HER DEFASINDA FARKLI RAPOR
 
2000 yılında işe başladım diyen Yalçın, “2002 yılında rahatsızlığım başladı. Ben orada müteahhit firma elemanıyken beni 6 ay sonra kadroluların çalıştığı işe verdiler. Ancak kadroya almadılar. Okmeydanı Araştırma Hastanesinde tedavi gördüm. 18 günlük raporum var. Süreyyapaşa Devlet Hastanesine 3 defa gittim. Her defasında farklı farklı raporlar yazarak, meslek hastalığı değil diye beni geri gönderdiler. En son gittiğimde başka tetkikler yaptılar ve meslek hastalığı olduğuna karar verdiler. SGK’nın sana vereceği rapor senin yararına olur denilerek bir yazıyla SGK’ya gönderildim. SGK’da beni üniversite hastanesine gönderdi. Ve nihayet üniversite hastanesi hastalığımın meslekle ilişkili olduğuna dair yazı verdi” diye konuştu.
 
BİZ VERİRSEK SUÇLU DURUMUNA DÜŞERİZ
 
İki tane engelli çocuğu var İhsan Yalçın’nın, eşi de tedavi görüyor. İlaç fabrikası benim durumumu bildiği halde dışarı attı diyen Yalçın, “Bana herhangi bir yardımda bulunulmadı. Ben eşimi alıp fabrikaya gittim. Ben yıllarca burada çalıştım, hastane benim burada çalıştığıma dair evrak istiyor dedim, Onu dahi vermediler. Neymiş biz verirsek suçlu duruma düşüyoruz dediler. İşten atılma korkusu nedeniyle konuşamadık” diye konuştu.
 
SAĞLIK BAKANIM BANA BİR YOL GÖSTERSİN
 
Bugüne kadar ilaç fabrikası belki kendilerine bir yardımda bulunur düşüncesiyle televizyona çıkmamış Yalçın ailesi. Ancak hastalığı ilerledikçe ve hiç kimse kendilerine sahip çıkmayınca sesini duyurma çabası içerisine girmiş. Yalçın, “En son Kocaeli üniversitesi hastanesi bize el attı ama o da geç kaldı. Benim hastalığım gittikçe ilerlemiş. Ben ne yapacağımı şaşırdım. Bu hastalığın yüzde 65’i kansere çeviriyor, ben kanser olursam ne yapacağım. Akciğerimde kitleler var ve bu kitleler çoğaldı. Şimdi benim ne yapmam gerekiyor? Sağlık Bakanım bana bir yol göstersin. Lütfen gelip benim halimi kendileri görsünler” diyor.
 
SONUÇTA BİZ DE İNSANIZ
 
Başbakana da seslenen Yalçın, “Türkiye’de benim gibi binlerce meslek hastası var. Ancak bunlar bu hastalıklarını kanıtlayamıyor. Ne yapıyorlarsa bilmiyorum. Meslek hastalığı olduğu onaylanıyor. Ancak dosya Ankara’ya gidiyor, tekrar geri dönüyor. Fabrika beni yıllarca kadrolu eleman olarak çalıştırdı, müteahhit elemanı maaşı üzerinden tazminat verdi. Sonuçta biz de insanız, Allah’ın yarattığı kullarız. Bugün ben yakalandım yarın başkaları yakalanacak. Bu yüzden sayın Başbakanımız bu konulara çok duyarlıdır, bu duruma bir çare bulsun” dedi.
 
MASKENİN VERİLMEDİĞİ ZAMANLAR OLUYORDU
 
Roche ve Sandoz ilaç fabrikaları tarafından kuralsız bir şekilde her işte çalıştırıldığını iddia eden Yalçın, “İlaç tabletlerinin imhaları olsun, boruların temizliği olsun, yani ilaç konusunda aklınıza gelebilecek tüm işlerde çalıştırıldık. Buharını gazını dumanını soluya soluya bu hale geldik. Bizim bazen maskelerimiz gelmiyordu, 2-3 gün maskesiz çalışıyorduk. Bizde müteahhit firma elemanına hiç değer verilmiyordu. Biz maske talep etmemize rağmen bunlar bize verilmiyordu. Kocaman şurup kazanlarının içine grip alkolle bu kazanları temizliyorduk” diye konuştu.