Toprağa can verirken emeği görünmeyen kadın

İSİG Meclis Üyesi Neslihan Karatepe, kadınların tarlada insan onuruna yakışmayacak şekilde çalıştığını dile getirdi.

Tarımda görünmeyen kadın emeği ve tarımda kadın sorunları üzerine açıklamalarda bulunan İSİG( İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Meclisi) Neslihan Karatepe, tarımda kadın emeğinin yoğun olduğunu ancak cinsiyete dayalı iş bölümünün olması sebebiyle kadın emeğinin görünmediğini ifade etti.

Kadının görünmeyen emeği

Kadınların belirli bir iş tanımının olmadığının ve kadın emeğinin sadece tarımla sınırlı kalmadığının altını çizen Neslihan, “Yaklaşık 2,5 milyon kadın ücretsiz aile işçisi olarak görülmektedir. Kadın, sadece tarlada çalışmaz, kadının kırsal alanda yaptığı işler ev içi emeğinin de uzantısı olarak görülmektedir buda kadın emeğini değersizleştirmektedir” şeklinde konuştu.

Tarlada, çadırda, yaşamda kadın...

Tarım alanında çalışan mevsimlik kadın işçilerin yaşadıkları sıkıntıları da değerlendiren Neslihan, kadınların insan onuruna yakışmayacak şartlarda çalıştığını, tarlada günde yaklaşık 14 saat çalıştıktan sonra çadırın işleriyle uğraştığını ve çadır koşullarının da ağır olduğunu söyledi. Neslihan, sözlerine şöyle devam etti: Çocukların bakımı, yemeğin yapımı, çadırın temizlenmesi ve çadıra temiz su ulaştırılması kadının görevi olarak görülmektedir. Bunun dışında kadınların hastalanma riskleri çok fazladır, tuvaletleri çadırın kenarına bir kuyu açılarak ve üstü naylonla örtülerek yapılır yani hijyenden çok uzaktır. Ayrıca yaşam zorlukları kadınlarda bazı psikososyal sorunlar yaratmıştır. Birçok kadın ağır çalışma şartları yüzünden düşük ve ölü doğumlar yapmaktadır.”

Tarlada cinsiyetçi ücretlendirme

Kadınların  kayıt dışı çalıştıklarını vurgulayan Neslihan, kayıt dışı çalışan kadınların aile işçisi olduklarını, nasıl olsa eşleri ya da babaları tarafından sigortalandıkları var sayılarak sosyal güvence altına alınmadıklarını söyledi. Tarım işçilerini kapsayan iş kanunu olmadığına da değinen Neslihan, “Sadece ‘4857 sayılı İş Kanununun istisnalar kısmında 50 ‘den az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerde' ifadesi geçmektedir. Kadınların yüzde 95’ i kayıtdışı çalışmaktadırlar. Yine 5510 sayılı Genel Sağlık Sigortası kanununun kapsayıcılığı ise tartışmalıdır” ifadesinde bulundu.

Tarımda ücret eşitsizliğinin toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümünün sonucu olduğunu bunun yanı sıra kadınların erkeklerden daha çok çalıştığını ancak daha az ücret aldığının altını çizen Neslihan,“TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)’na göre,  2011 yılında kadınların aldığı ücret748,14  iken erkeklerin aldığı ücret 1021,76 dır. 2010 yılına göre kadınların ücreti 16 TL artarken erkeklerin ücreti ise 100 TLcivarında artış göstermiştir”dedi.  Sözlerine şöyle devam eden Neslihan, “Mevsimlik işçilerde,2011 yılı günlük ücretleri kadınların 28,52 erkeklerin ise 38,41’dir. Kadınlar çoğu zaman ücretlerini kendileri alamaz ya eşleri ya da babaları tarafından ücretleri alınır”  açıklamasına yer verdi.

Çalışma koşulları kadını sağlığından ediyor

Çalışma koşullarının ağır olduğuna işaret eden Neslihan Karatepe, kadınların birçok hastalığa maruz kaldığını, iş güvenliğine dair hiçbir önlem olmadığını kayda geçti. Neslihan, “Kırda çalışan kadınların yüzde 23’ü bel fıtığı, yüzde 20’si hipertansiyon, yüzde 18’i romatizma ve eklem hastalığı  çekmektedir. Bunun dışında tarımda kullanılan kimyasallardan dolayı solunum ve deri hastalıklarına maruz kalmaktadırlar” dedi.