'Yıpranma hakkımı alacağım onlardan'

İki yıl boyunca çalıştığı evde işverenin hakaretlerine maruz kaldı. Borcu olduğu için katlandığı iş dolayısıyla psikolojisi bozuldu. Son olarak evin 16 yaşındaki oğlu tarafından darp edilen ev işçisi, yıpranma payını almak için dava açtı. Ev işçisi, sendikanın önemine dikkat çekerek, meslektaşlarını örgütlü olarak haklarını aramaya çağırdı.
 
Ev içi temizlik işçisi kadın, yıllardır çalıştığı evde, işverinin hakaret ve tehditlerine maruz kalıyor. Son olarak evin 16 yaşındaki oğlu tarafından darp edilen Ev İçi Temizlik İşçileri Sendikası (EViTSEN) üyesi kadın yaşadıklarını ETHA'ya anlattı. 

İki yıldır defalarca işverenin hakaret ve küfürlerine maruz kaldığını, borcu olduğu için hepsine katlandığını söyleyen ev emekçisi, iş bulmakta zorlandığı ve mahkeme sürecini etkilediği için isminin yayınlanmasını istemedi. İşverenin "Köpek kadar değerin yok. Sen çalışmak zorundasın, mecbursun. Temizlikçisin hiçbir söz hakkın yok. Bugün sen olmazsan başka biri olur, parasıyla değil mi? Sonunu sen düşün" gibi tehdit ve hakaretlere uğrayan ev işçisi, eşinin kazancı yetmediği için çalışmak zorunda olduğunu ve işten ayrılamadığını ifade etti. 

AÇ BIRAKMA, İŞ SAATİNİ UZATMA CEZASI

"Bir bardak kırılsa ya da en ufak bir şey olsa bana ceza veriyorlardı" diyen kadın, aç bırakma, iş saatini uzatma gibi cezalar verildiğini söyledi. "Bir şey olduğunda 'Allah belamı versin ki ben yapmadım' dediğimde, 'Sus lan sizin Allahınız mı var ki adını ağzına alıyorsun. AllaH belanızı vermiş ki, temizlikçi olmuşsun' diye hakaret ediyorlardı" dedi.

'KÖPEK KADAR DEĞERİN YOK' DİYORLARDI

Ev işçisi, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Onlar ne derse desin karşılarında saygı duruşuna geçiyordum. Küfürleri karşısında donup kalıyordum. Yanıma geldiklerinde 'ter kokuyorsun' diyerek aşağılıyorlardı. Ben sizin gibi masa başında çalışan biri değilim ki parfüm kokayım. Ben gün boyunca evin içinde koşturan biriyim. Tabii ki ter kokacağım diyordum. Çocukları yanıma gelip 'anne ter kokuyor' diye bağırdığında, kadın gelip koltuk altlarımı kokluyordu. Utanıyor insan o durumda, bana 'pislik kadın, kıro, sen makyajdan ne anlarsın' diye hakaret ediyorlardı. Köpeklerini gösterip 'şunun kadar değerin yok' diyorlardı. Ben insan gibi davranmalarını istiyordum."

Başvurduğu başka yerlerden "Senin cesaretin bitmiş biz seni bu şekilde işe alamayız" yanıtı aldığını anlatan ev işçisi, ekledi: "Orada yaşadıklarım artık psikolojime yansımıştı, herkes anlıyordu neler yaşadığımı."

'AİLESİNDEN DESTEK ALIYORDU'

İşverinin tavırları nedeniyle evin 16 yaşındaki oğlunun şiddetine maruz kaldığını söyleyen ev emekçisi, "Temizlediğim yerleri kirlettiği için kendisini kaç kez uyardım, beni 'seni anneme şikayet edeceğim, temizlikçi değil misin yapacaksın, mecbursun' diye azarlıyordu" dedi. Ailesinin yanında da bu sözleri sarf ettiğini, ailenin ise gülerek oğullarına destek verdiğini anlattı.

En son, evin genç oğlunun, temizlediği yerleri kirletmesine tepki göstermesi üzerine "Sen bunu bana nasıl söylersin" diye kendisine terlik fırlattığını, küfür ettiğini, tekme tokat dövdüğünü anlattı.

'İNTİHARA KALKIŞTIM'

Yaşadığı şiddet, hakaret ve aşağılamalardan dolayı psikolojisinin bozulduğunu belirten ev işçisi, hap içip intihara teşebbüs ettiğini, oğlu uyandığı için yapamadığını söyledi. 

Bu kadar zaman o iş yerinde kaldığı için pişman olduğunu vurgulayan ev emekçisi kadın, "Zaten benden önceki kadına da aynısını yapmışlar. Onunla da başörtülü olduğu için alay etmişler. Ben orada hakaretlere maruz kaldım, alçaldım, alaya alındım. O çantasını almış çıkmış, ama ben onu yapamadım borcum olduğu için" dedi.

'SENDİKAMLA BİRLİKTE HAKLARIMI ALACAĞIM'

Depresyona girdiği yönünde doktor raporu olduğunu ve üyesi olduğu EVİTSEN aracılığıyla hukuki işlem başlattığını kaydeden ev emekçisi kadın, yıpranma hakkını almak için dava açtığını bildirdi. "Ben onların yüzünden artık hiçbir şeyden zevk alamaz hale geldim, onlar da almasın" dedi.

Ev emekçisi kadın, meslektaşlarına da çağrı yaptı: "Sendikam sonuna kadar benim yanımda durdu ve duracağına inanıyorum. Sendika çok önemli bir yerde duruyor. Sendikayla işbirliği yapın. Artık kimse ezilmesin. Paramız olmadığı için bizi ezilmeye mahkum görüyorlar. Hakkımızı arayalım, başkaldıralım. Artık vazgeçmeyeceğim."