Hollanda'da iş güvenliğinden tasarruf

Hollanda’da işçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu denetçilerden tasarrufa gidiliyor. Hali hazırda denetçi sayısının İLO normlarının altında olmasına rağmen hükümet denetçilerin sayısını daha da azaltmak istiyor. Nedeni ise iş güvenliğinin kapitalistler için bir maliyet olarak görülmesi. Azami kar için üretim yapan kapatilalistler, güvenlik önlemleleri için yeterli yatırım yapmamaktadır.

Hollanda’da denetlenebilen işyerlerinin % 61’inde iş güvenliği sorunu tespit edildi. Bir yıl önce bu rakam % 58 idi. Devletin bir kurumu olan Arbeidsinspectie(AI) bile isyan etti. İşçi ve emekçilerin güvenliğinden sorumlu kurum, sorumlu olduğu işi personel azlığından dolayı gereğince yapamadığı için bakana ve İLO’ya şikayet dilekçesi vermek istemektedir. FNV ise İLO’ya mevcut durumu iletmiş bu konuda yardım istemiştir. Zaten az olan personel sayısı hükümete bakılırsa daha da düşürülecektir.

Hollanda’da yılda ortalama 230 bin kişi iş kazasına maruz kalmakta ya da yaptığı işten dolayı meslek hastalığına yakalanmakta, 100 kişi de ölmektedir. Denetçilerin azlığından dolayı işyerleri yeterince kontrol edilememektedir. 7 milyon çalışanı olan Hollanda’da yalnızca 220 denetçi mevcuttur. Bir işyeri ancak 35, 40 yılda bir denetlenebilmektedir. Çalışma koşullarının denetlenmediği bir durumda kapitalistin tasarruf yapacağı ilk kalemlerden biri işçi güvenliği olmakta, dolayısıyla işçi güvenliği tehlikeye girmekte ve iş kazaları artmaktadır.

Az personelle çalışmak zorunda kalan AI’de yeni denetleme kültürü de gelişmektedir. Öne çıkan değişikliklerin en önemlisi olası bir işyeri kazası durumunda patronun çıkarları her durumda korumaya çalışmaktır. Örneğin kafası gemi ile kazımakinası kabini arasına sıkışan işçiden, AI kaza ile ilgili fikrini almamış, salt patronun ifadesi doğrultusunda kazanın sorumlusunun işçi olduğuna karar vermiştir.

AI yalnızca iş güvenliğini değil aynı zamanda işyerlerinde çalışanların belli normlarda ücret almasını da kontrol etmektedir. Düşük ücret ödendiğini tespit eden AI'in böylesi durumlarda işyerine ceza kesmesi gerekmektedir. Fakat kesilen cezaların 2009’da %6'sı, 2010’da %15'i gerçekten kapitaliste ödettirilmiştir. Çalışma müsadesi olmadığından dolayı kesilen cezaların ancak yarısının parası alınabilmiştir.

Faşist PVV’nin koalisyona ortak olduğu hükümet yalnızca işçilerin haklarına ve ücretlerine göz dikmemiştir. Onların canına da göz dikmiştir! Kapitalist düzenin şiddet aygıtı ve üstyapısını güçlendirmeye para ayırırken işçi sınıfını fabrikalarda iş güvenliğinden yoksun bırakmaktadır. İşçiye bu kadar yabancılaşmış, işçinini hayatını bu kadar hiçe sayan düzene sınıf ne kadar daha tahammül edecektir?

Kızılbayrak