TEPCO Fukuşima'da çaresiz

TEPCO hidrojen patlamalarının kendi tasarım hatasından kaynaklandığını kabul etti. TEPCO, nükleer santraldeki nükleer atıklarla ve radyasyonlu su ile baş etme konusunda ise adeta çaresiz.

Fukuşima Daiçi nükleer santralinde 12 Mart'ta meydana gelen hidrojen patlamasının 1. reaktörün boşaltma sistemindeki tasarımı hatası sonucu olduğu ortaya çıktı. Hidrojen patlaması sonucu reaktörün çatısı havaya uçmuştu.
 
Japonya'da başka santrallerde de aynı boşaltım ve havalandırma sistemi kullanıldığı için bu santrallerin hepsinin gözden geçirilmesi gerekecek.
 
Neden patlama oldu?

1. reaktörde koruyucu tanklardaki basıncı düşürmek ve hasarı engellemek için konulmuş olan havalandırma, tasarlandığı gibi hidrojen gazının dışarıya değil reaktör binasına geri akmasına sebep oldu.
 
Boşaltma sistemi kapağının hidrojen gazının bu şekilde geri akmasını engellemesi gerekiyordu. Ancak reaktördeki elektrik depremden ve tsunamiden sonra sonra kesilince bu kapak görevini yapamadı.
 
TEPCO yöneticileri boşaltma sistemi tasarımındaki bu hataların hidrojen patlamasında etkili olduğunu kabul etti. TEPCO'nun iç dökümenlarına göre 1. reaktörde iki acil boşaltma sistemi var: Bir tanesi yedek gaz muamele sistemi (YGMS) ve bu sistem gazı reaktör binasından dış atmosfere filtreleyerek salıyor. Diğer sistem basınca dayanıklı havalandırma borusu ve bu boru koruyucu tanktaki gazı dış atmosfere salıyor.
 
İki ayrı sistem de daha sonra tek bir boruya bağlanıyor ve bu şekilde tüm gaz atmosfere salınıyor. Koruyucu tank havalandırıldığında YGMS'nin kapağı açık durumda kalmış ve elektrik olmadığı için kapalı pozisyona getirilememişti. TEPCO yetkilileri hidrojen gazının bu şekilde açık kapaktan reaktöre geri dolduğunu düşünüyorlar. Reaktör içinde biriken hidrojen gazının da biriktiği ve hidrojen patlamasına sebep olduğıu düşünülüyor.
 
1. reaktörde 2. ve 3. reaktörlerde var olan, reaktöre gazın geri akmasını engelleyecek kapak mevcut değil. 3. reaktörde de hidrojen patlaması olmuştu ancak kapak sayesinde geri akan hidrojen miktarı sınırlı olmuştu ve bu kapak elektrik olmasa bile çalışabiliyordu.
 
Aslında 1. reaktördeki koruyucu tank için boşaltma kanalı 1999'da Çernobil kazasından sonra önlem olarak eklenmişti.

TEPCO yetkilileri, hidrojen patlamasının nedeni olarak koruyucu tanktaki borulardaki çatlaklardan sızan hidrojeni gösteriyorlardı. Bir TEPCO yetkilisi “Koruyucu tankı korumak için havalandırmak gerekliydi ancak elektrik kesildiği zaman hidrojenin reaktör binasına geri dolabileceğini hesaplayamadık” dedi ve ekledi: “Boşaltma sistemindeki tasarım hatalarımızı kabul ediyoruz.”

Santraldeki son durum

 Fukuşima Daiçi'de işçilerin santrali kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor. Radyoaktif atıkla dolu her biri 4 metreküplük 5 bin 279 tank fakir bir ülkeye para karşılığı gönderilmeyi bekliyor ancak henüz nereye gideceği belli değil.

Santralde birikmiş ve artık taşan radyasyonlu suyun ise daha da uzun vadeli problemler yaratacağı düşünülüyor. Mayıs sonunda 105 bin tona ulaşmış radyasyonlu suyun Aralık sonu itibaiyle 200 bin tona ulaşması bekleniyor. Suyun artmasının sebebi reaktörleri soğutmak için devamlı olarak su enjekte edilmesi. Suyun radyasyondan arıtılması için pratik bir çözüm bulunamıyor.

Geçtiğimiz günlerde, çalışmaların sürdüğü 1. ve 4. reaktör civarında havada sağlık açısından oldukça riskli olan 20 millisievert/saat radyasyon ölçümü yapıldı. İki işçinin yüksek radyasyona maruz kaldığı belirtildi. Japon medyası santralde çalışan işçilerin hepsinin 250 millisievert'ten daha fazla radyasyona maruz kaldığını yazdı.
 
TEPCO yetikilisi, “Bu atıkları nereye götüreceğimizi bilemiyoruz” dedi. TEPCO yetkilileri atık miktarını ve içeriğin radyasyon oranını da hesaplayamadıklarını ifade ettiler.
 
Fukuşima Daiçi'yi tasarlayan Toshiba firması Nisan ayında santraldeki tüm nükleer yakıtı taşıyarak santrali ıslah etmenin beş sene alacağını belirtti.

Nature bilim dergisi ise Toshiba'nın anonsundan hemen sonra bu işin onyıllar alacağını, hatta 100 yıl süreceğini yazdı.

Sol