Kocaeli'de ISİG Meclisi meslek hastalıkları hastanesinin kurulmasına dikkat çekmek için panel düzenledi

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında kuruluşunu tamamlayarak çalışmalarına başlayan Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, meslek hastalıklarını konuşmak ve Kocaeli’de meslek hastalıkları hastanesi kurulması konusundaki ihtiyaca dikkat çekmek amacıyla panel düzenledi. 

“Çalışırken Sağlığından Olmak; Meslek Hastalıkları ve Kocaeli Gerçeği” başlıklı panelde meslek hastalıklarının tıbbi ve hukuki boyutu, meslek hastalığı tanı sürecinde karşılaşılan sorunlar, sendikaların meslek hastalığına yaklaşımı ve işçilerin yaşadıkları sorunlar ele alındı.

Moderatörlüğünü Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan’ın üstlendiği panelde ilk olarak Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Akkurt konuştu. Çalışma yaşamında görünür kılınması gereken zararların çok fazla olduğuna dikkat çeken Akkurt, “Bu zararlar; fiziksel, kimyasal, ergonomik, biyolojik, radyasyon ortamı ve sosyo-psikolojik unsurlar başlıkları altında kategorilendirilebilir” dedi. Meslek hastalıklarının görünür olmadığını ifade eden Akkurt, “Meslek hastalığını ortaya koyabilecek bir yapı ne yazık ki yok. 80 bin ile 400 bin arasında olması gereken meslek hastalığı teşhisi, ülkemizde 500'ü aşamıyor. Çünkü görünür değil. Meslek hastalıklarını sağlığı ve insanlığı koruyan bir noktaya getirmeliyiz. Tabandan bir isteğin önemi de çok büyük” dedi. 

‘BU KOŞULLARDA HASTALIKLARDAN YÜZDE YÜZ KORUNAMAYIZ’

Akkurt’un ardından konuşan Uzm. Dr. Özkan Kaan Karadağ, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi’nde çalışan İşçi ve Meslek Hastalıkları Uzmanı. Karadağ, meslek hastalığı tanımına dair görüşlerini belirterek, “Nedir bu meslek hastalığı? O kadar çok tanımı var ki, kafalar çok karışık. SGK'nın meslek hastalığı anlayışıyla bizim ki aynı değil, onların anlayışı farklı. Hastalığı hekimin tanımlaması lazım ama sigortacılar tanımlıyor, sorun burada.Sosyal güvenlik sistemimiz sizin değil, kendisinin meslek hastalığını tanıyor” dedi. Sağlıkçılar olarak amaçlarının insanları korumak ve onları mutlu etmek olduğunun altını çizen Karadağ,“Şu koşullarda meslek hastalıklarından yüzde yüz korunamayız, kapitalizmi devirirsek bu olabilir.Meslek hastalığından korunmak kapitalizmi devirmekle mümkün” ifadelerini kullandı. 

Sürecin içinde olanların suç ortağı olduğunu belirterek sözlerine başlayan Av. Dr. Murat Özveri ise, “Sürecin içinde hepimiz varız, hekimi, mühendisi, avukatı olarak. Hepimiz suç ortağıyız, gerekli müdahaleleri yapmıyoruz. Örneğin Kocaeli Üniversitesi meslek hastalığı tanısı koyamıyor, İstanbul'a gönderiyor. Ama Kocaeli Üniversitesi hastalığın meslek hastalığı olmadığına dair rapor verebiliyor” dedi. “İşe giriş belgesinde işçi sağlıklı ise, süreç içerisinde gelişen hastalığı neden bahaneler üreterek elemeye çalışıyoruz?” diye soran Özveri, işe giriş ve periyodik muayenelerin gösterişten başka bir şey olmadığını vurguladı. 

‘AHLAKİ OLMAYANA KARŞI DURMAK, İSYAN ETMEK GEREKİYOR’

İşçinin kendi sağlığı pahasına da olsa işyeri hekimine “Hastalığımı bildirme, işimden olurum” demek zorunda kaldığını aktaran Özveri, “Çünkü işçinin itiraz hakkı yok, itiraz ettiği anda işten atılma korkusu ile karşı karşıya. O yüzden işçi sağlığını göz ardı ediyor. İşçi tek başına iş güvencesini sağlanamıyor ise örgütlenmeli, sendikalı olmalı. Hükümet de diyor, 'Sendikalaşmaktan korkmayın' ama durum öyle mi? Değil, sendikalaşmak isteyen işçiler patır patır kapı önüne konuyor. Ahlaki olmayan bu duruma karşı durmak, isyan etmek gerekiyor. Bu süreci tersine çevirecek olan şey bugün Kocaeli İSİG Meclisi'nin yaptığı gibi şeylerin yapılmasıdır. Emeğin yağmasının kural haline getirildiği bir sistemde meslek hastalığının önüne geçemezsiniz” dedi. 

‘HAK ARAMA MÜCADELESİNİ SÜRDÜRMELİYİZ’

Panelde son olarak konuşan Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz, işin işçilere düştüğünü belirtti. Bu sorunun yıllardır can aldığını belirten Akyüz, “Doktorlar çare bulamıyor, hukuki olarak çözümü yok, o zaman çözüm bizlerin, yani işçilerin elinde. İşçi böyle bir ortamda hastalığını gizlemek durumunda kalıyor. Bu sorunun bugünün değil, yılların sorunudur ama bir adım dahi atılmış değildir. Biz sendika olarak toplu sözleşmelerimizde meslek hastalıklarına dair maddeler koyuyoruz, bunların dışında işçi sağlığı ve iş güvenliği kurullarını iyi kullanıyoruz ama bu örgütlü yerlerdeki durum” dedi. Hak arama mücadelesinin her alanda sürdürülmesi gerektiğini belirten Akyüz, “Örgütsüz yerlerde bunları dillendirmek mümkün değil. O yüzden hak arama mücadelesini her alanda yürütmeliyiz” ifadelerini kullandı. 

Panel soru cevaplarla son bulurken, 300’e yakın katılımcını arasında Petrol-İş Gebze Şubesi’nin iş yeri temsilcilerinin katılımı yoğundu.