Ev işçisi kadınlar alışmayacak!

Devlet görmez, ama siz görürsünüz. Beşinci katta bir evin camını silerken görürsünüz örneğin, yüreğiniz ağzınıza gelir. “Ya düşerse?” diye korkarsınız; sonra kendinizi rahatlatmak için tuhaf cümleler kurarsınız içinizden. “Alışkındır o” dersiniz, öyle ya, yıllardır bu işi yapıyordur o kadın; hem baksanıza ipteki cambaz gibi, nasıl da korkusuz duruyor…

Bazen de var gücünüzle bağırmak istersiniz ona, “Hiçbir cam senin hayatından değerli değil, bırak tozlu kalsın, ne olur içeri gir” diye. Ama ağzınızı açtığınız anda yanınızdaki arkadaşınız susturur hemen sizi: “Sakın bağırma, dikkati dağılır, işte o zaman düşer.” Siz bağırmazsanız düşmez ama…Ses çıkarmazsanız, “dur” demezseniz düşmez. Güzel güzel siler camını, üç kuruş parasını alır gider. Hem “alışkındır” o, hayatta düşmez.

DÜŞTÜLER, ÖLDÜLER, 'ALIŞKINDILAR'
Düştüler. Sildikleri camlardan düştüler. Evi temizlerken; çocuk, hasta, yaşlı bakarken, evde üretim yaparken ya da daha hayatlarını kazandıkları eve bile varmamışken henüz, yolda…"Kaza" geçirdiler. Öldüler! "Alışkındılar."

Ev İşçileri Dayanışma Sendikası’nın verilerine göre, yalnızca 2011 yılında 51 ev işçisi kadın yaşamını yitirdi. 3 binden fazlası ise iş "kazası" geçirdi, yaralandı. Ya düşmeyenler? Onlar da işini kaybetti. 5 bin 200 ev işçisi kadın işsiz kaldı. Ne sigortaları, ne sözleşmeleri, ne de herhangi bir iş güvenceleri vardı; devletin İş Kanunu’nda bile yoktular. Yani, “alışkındılar.”

Bir de serde “kadınlık” vardı tabii... 400’den fazla ev işçisi kadın, çalıştıkları evlerde erkeklerin taciz ve tecavüzüne maruz kaldı. Bazıları sustu, bazıları şikâyetçi oldu ama hiçbir sonuç alamadı. Kadındılar, "alışkındılar."

GÖÇMEN İŞÇİLER DE 'ALIŞKIN'
Ya göçmen kadınlar? Balkanlar’dan, Uzakdoğu’dan, Afrika’dan, eski Sovyet ülkelerinden gelen kadınlar…Ülkelerini terk edip Türkiye’ye göç eden, ev işlerinde çalışıp ailelerine destek olmaya çalışan ev işçileri… Çoğu turist vizesiyle giriş yaptılar, sıklıkla vize sürelerini ihlal edip kaçak işçi konumuna düştüler. Kayıt dışı yaşadılar. Bu yüzden de en ağır sömürüye; duygusal, sosyal, fiziksel, ekonomik ve cinsel istismara maruz kaldılar. Ama “alışkındılar.”

YALAN SÖYLEDİK, ALIŞMADILAR
Haber boyunca “alışkındılar” dediğimize bakmayın, aslında hiç de alışmadılar, alışmayı kabul etmediler. Geçtiğimiz haziran ayında Ev İşçileri Dayanışma Sendikası’nı kurdular. Devletin ev işçiliğini tanıması, sosyal güvencelerinin, iş güvenliğinin sağlanması, haklarının verilmesi için yıllarca mücadele ettiler, hâlâ da ediyorlar. "Devlet ısrarla 'üç maymunu' oynasa da yılmayacağız, taleplerimizi örgütlü bir şekilde duyurmaya devam edeceğiz" diyorlar. Kararlılar...

ÜÇ MAYMUNU OYNAMAYI BIRAKIN

Peki nedir bu talepler? Şimdi söz sendikanın:
“Ev İşçileri Dayanışma Sendikası olarak diyoruz ki, devlet bizi tanımalı ve üç maymunu oynamamalı. Sosyal güvencemizi sağlayarak haklarımızı vermeli. Bunun mümkün olduğunu biliyoruz. Bir gecede yasa çıkaran sistem savunucuları, istediklerinde bizimle ilgili yasal düzenlemeleri de çıkarabilir. Ayrıca göçmen ev işçisi arkadaşlarımıza çalışma izni verilerek güvenli bir işte çalışmaları ve yaşamını sürdürebilecek bir ücret almaları sağlanmalıdır.”