Açıklamada, genellikle turist vizesiyle Türkiye'ye giriş yapan ve kayıtdışı çalışmak zorunda kalan özellikle eski Sovyet Cumhuriyetlerinden gelen kadın işçilerin, vize süreleriyle ilgili sorunlar nedeniyle kaçak duruma düştüklerinden ve çok ucuz bir ücretle çalıştıklarına değinildi. Kayıtdışı çalışan ve yaşayan bu “görünmez” ev köleleri sadece hasta ve yaşlı bakımından değil kimi zaman da bütün ev işlerini üstlenmek zorunda kalıyorlar.

Taciz ve tecavüz yanında her türlü şiddete maruz kalan ev işçileri sadece 2011'de 51 kadının cinayete kurban gittiğini belirtiyor ve “Bir gecede yasa çıkaran sistem savunucuları, istediklerinde bizimle ilgili yasal düzenlemeri de sağlamalıdır” diyerek bu sömürü sistemine karşı mücadele edeceklerini haykırıyorlar:
 
 Toz bezi değil ev işçisiyiz.
Yaşasın emekçi kadınlar.
Erkek egemen toplum ve kapitalist sistem, kadının bedenini ve emeğini kullanageldi. Bununla birlikte, dünyanın dört bir yanında yürütülen savaşların etkileri ile kadınlar yerlerinden yurtlarından edilmiş durumdalar. Balkanlar'dan, Uzakdoğu'dan, Afrika'dan, '90'da Sovyet sisteminin çöküşüyle birlikte pekçok kadın, ülkelerindeki ekonomik nedenlerle göçmen işçi olarak başka ülkelerde çalışmak zorunda kaldılar. Ülkelerini terkedip evişlerinde çalışarak geçimlerini sağlayabilecekleri ve bazen de ailelerine destek olabilecekleri ülkelere göç ettiler. Türkiye de, eski Sovyet Bloğu ülkelerden kadınların geçici veya sürekli olarak yaşamak üzere göç ettiği ülkelerden birisidir. Bu kadınlar, genellikle turist vizesiyle giriş yapmakta, kayıtdışı çalışmakta ve sıklıkla vize sürelerini ihlal ederek kaçak işçi konumuna düşmekteler. Gerekli çalışma ve oturma izinlerine sahip olmamaları sebebiyle kayıtdışı yaşamaktadırlar. Bu "görünmez" kadınlar hasta, yaşlı ve çocuk bakmakta veya temizlik ve yemek gibi diğer ev işlerinde çalışmakta, bazen ise, bu işlerin bir kısmını bir arada üstlenerek çifte iş yükü altında ezilmektedirler.

Bu iş süreçlerinde çalışan bu kadınlar, gerek ev işçiliğine verilen toplumsal değer gerekse ülke içerisindeki kayıtdışı kimlikleri sebebiyle duygusal, sosyal, fiziksel, ekonomik ve cinsel istismarın pekçok biçimiyle yüz yüze gelmektedirler ve büyük şehirlerin acımasız atmosferinde geçim sıkıntısıyla karşı karşıya yaşamaktadırlar.

Ev İşçileri Dayanışma Sendikası olarak, bir bütün olarak ev işçiliği yapan gündelikçi, yatılı kadınların iş ve yaşam koşullarının düzeltilmesi mücadelesi vermekteyiz.

Ev işçileri dayanışma sendikası kurulduğu 15 Haziran 2011 tarihinden sonra ve öncesi çalışmalarından elde ettiği veriler sonucunda, ev işçisi kadınların gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle iş cinayetleri sonucunda yaşamlarını kaybettiğini tespit etmiştir. Sadece 2011 verileri, 51 ev işçisi kadın iş cinayetleri sonucunda hayatından oldu. "Kadın cinayetleri münferittir" diyen devlet zihniyeti, bu kadınları yok sayması ve işçisi görmemesi nedeniyledir ki, 51 kadının ölmesini, erkek egemen anlayışını bizzat resmileştirmiştir.

Ev İşçileri Dayanışma Sendikası olarak haklı davamızın hep arkasında olup, devletin bir an önce İLO sözleşmesini kabul etmesi istiyoruz.

2011 verilerine göre; hayatlarını kaybedenlerin sayısı 51, taciz ve tecavüzlerin sayısı ise, 400'leri aşmış durumda. Bunun yanı sıra, iş kazası geçirmiş ev işçilerin sayısı ise 3 binleri aşmıştır. Bununla beraber, 5 bin 200 arkadaşımız işsiz kalmıştır. Unutulmamalıdır ki, evlerde üreten, temizlik yapan, çocuk, hasta, yaşlı bakan, hayatını evin içinde kazanan insanlar olarak bu alanın artık devletçe bir iş olarak bilinmesi gerekir.

Bu mecranın tanıtılması ve halka sunulması içi, medyanın da elinden gelen çabayı sarf etmesi gerekir. Popüler kültürle gündemin bir numarası olan magazin anlayışı değil, objektif bir bakış açısıyla medya gücünü lehimizde kullanmalı.

Ev işçileri Dayanışma Sendikası olarak diyoruz ki, devlet bizi tanımalı ve üç maymunu oynamamalı. Sosyal güvencimizi sağlayarak haklarımızı vermelidir. Bunun mümkün olduğunu biliyoruz. Bir gecede yasa çıkaran sistem savunucuları, istediklerinde bizimle ilgili yasal düzenlemeri de sağlamalıdır. Ayrıca göçmen ev işçisi arkadaşlarımıza çalışma izni verilerek, güvenli iş ve yaşamını sürdürebilecek bir ücret almasını sağlamalıdır.

7 Ocak 2012
EV İŞÇİLERİ DAYANIŞMA SENDİKASI
 
Alınteri 
" /> Toz bezi değil, ev işçisiyiz! - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Toz bezi değil, ev işçisiyiz!

 
Ev İşçileri Dayanışma Sendikası, ev işçisi kadınların sorunlarıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı...