'Oğlum kaza değil cinayet kurbanı'

Didim Belediyesi ile bazı kurumlar işbirliğinde 2015 turizm sezonu başında gerçekleştirilen “Altınkum’u Güzelleştirme Projesi” kapsamında kaçak yapılar için yıkım çalışmaları yapılmış, Altınkum Sahili’ndeki çalışmalar sırasında 2015 Mart ayı içinde iki katlı bina çökmüştü. Çökme esnasında 5 işçi yaralanırken işçilerden 33 yaşındaki Levent Bakay olay yerinde hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Bakay’ın ailesi Didim Belediyesi’ne 1 milyon lira tazminat davası açmış, ceza davası açılması için dosya savcılık tarafından İçişleri Bakanlığı’na gönderilmişti. Kazada yaralanan diğer işçiler ise şikayetlerini geri almıştı.  
 
SÜRGÜN EDİLDİ 
Didim’in Akköy mahallesinde yaşayan acılı baba Necati Bakay, oğlunun öldüğü olayla ilgili hukuk mücadelesine devam ediyor. “Adalet arıyorum” diyen Bakay, oğlunun ölümünde ihmali bulunanların cezalandırılmasını istedi. Didim eski Belediye Başkanı Mumin Kamacı’ya destek verdiği için oğlu Levent Bakay’ın belediye yönetimi tarafından sürekli sürgün edildiğini ileri süren baba Bakay, “Belediye'ye yeni yönetim geldikten sonra işçilerin ekmeğiyle oynadı. Benim oğlum 12 yıldır metal işçiliği yaptığı belediyede parke döşeme işine gönderildi. Oğlum kışı yollarda parke döşeyerek geçirdi. Defalarca ‘Baskıya artık dayanamıyorum, işi bırakacağım’ diyen oğluma ben, ‘İki evladını ve yeni doğacak çocuğunu düşün, işini bırakma’ diyerek hep teselli ettim. 6 ay kadar parke işinde çalıştıktan sonra oğlum bu kez yıkım ekibine sürgün edildi. Teknisyen olan oğlum ile birlikte yıkım ekibinde marangoz, zabıta ve demirci ustaları vardı” dedi. 
 
“KASIT VAR” 
Hiçbir tecrübesi olmamasına rağmen oğlunu yıkım ekibinde görevlendirerek ölüme gönderdiğini kaydeden Bakay şunları söyledi: "Sürgünle yıkım ekibine katılan oğlum, Altınkum Sahili’ndeki kaçak yapıların yıkım görevi verilmiş. Binanın yıkım kararı bile olmadan mal sahibine binanın yıkılması için tebligat sunulmadan ve iş makinesiyle yıkılması gerekiyorken hiçbir iş güvenliği önlemi alınmadan oğlumun da içinde bulunduğu ekip göz göre göre ölüme gönderilmiş. O yıkımda benim oğlum enkaz altında can verdi. Ortada bu kadar kasıt ve ihmal varken benim oğlumun kaza kurbanı olduğunu kimse söylemesin. Oğlum kaza değil cinayet kurbanı oldu.” 
 
YUVASI DAĞILDI 
Bakay, oğlunun ölümünün ardından yuvasının dağıldığını belirterek, “Oğlum öldüğünde 15 günlük bebeği vardı. Gelinim bu acıyı dayanamadığını söyleyip üç torunumu alıp Söke’de yaşayan ailesinin yanına göçtü. Güvenlik görevlisi olan diğer oğlum psikolojik tedavi gördü. Ben olayın verdiği acıyla üç kez ameliyat geçirdim. Oğlumun ölümüyle yuva dağıldı. Didim Belediyesi’ne açtığım 1 milyon liralık tazminat davası sürüyor. Ceza davasının da açılmasını bekliyoruz. Başka canların yanmaması ve bizim acımızın biraz dinmesi için sonuna kadar adalet aramaya devam edeceğim” diye konuştu.