Adalet Arayan İşçi Aileleri, 57. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni gerçekleştirdi

İş cinayetlerine dikkat çekmek için her ayın ilk Pazar günü Adalet Arayan İşçi Aileleri tarafından gerçekleştirilen Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin 57.’si gerçekleştirildi. Bugün saat 13.00’te Galatasaray Lisesi önünde başlayan eylemde ilk olarak basın açıklaması okundu.

“2015’te en az 1703 işçi yaşamını yitirdi”
2008’deki Davutpaşa patlamasında eşini kaybeden İdris Çabuk tarafından okunan açıklama 2015’te en az 1703, 2016’nın ilk 10 ayında ise en az 1596 işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiği söylenerek başladı. Şirvan’daki madenci katliamına da değinilen açıklamada diş teknisyenlerinin sorunlarına yer verildi. Diş teknisyenlerinin diş protezi yapımında kullanılan maddeler nedeniyle silikozis hastalığına yakalandığına dikkat çekilen açıklamada, bu sebeple Ekim ayı sonunda Ferhat Aslan, 10 Kasım’da Hasan Arslan ve 26 Haziran’da Mustafa Törün’ün yaşamını kaybettiği aktarıldı. Açıklamanın devamında diş teknisyenlerinin 16-18 saate kadar çalıştırıldıklarına dikkat çekildi. Basın açıklaması 28 Nisan’ın İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi istenerek sonlandırıldı.

“Diş teknisyenleri günde 15 saat çalıştırılıyor”
Eylemin devamında diş teknisyeni Şahin Aydın konuştu. Aydın, diş teknisyenliğinin geçen yıl “çok tehlikeli iş” kapsamına alındığını, günde en fazla 6 saat çalışmaları gerekirken 10-15 saat çalıştırıldıklarını aktardı. Günde yaklaşık 50 protez üretmeleri gerekirken, ihale usulü çalıştırma nedeniyle 200-250 protez ürettiklerine dikkat çeken Aydın,  az işçiyle çok iş yaptırıldığını belirtti. Üretim sırasında kum, akrilik, parafin gibi tehlikeli maddelere maruz kaldıklarını söyleyen Aydın diş teknisyenlerinin birlik olması gerektiğini vurguladı.

Diş teknisyeni Can Kılıç da protezdeki metallerin meslek hastalığına yol açmanın yanı sıra, hastalarda da kansere neden olabildiğine dikkat çekti. Kılıç, yasadaki işten kaçınma hakkını kullanmaları sonucu çalıştıkları laboratuvarın yenilendiğini ancak kendisinin başka bir ilçeye sürgün edildiğini aktardı.

“İşten kaçınma hakkı işçiye karşı kullanılıyor”
Eylemin devamında ailelerin avukatı Berrin Demir konuştu. Tehlikeli işten kaçınma hakkını anlatan Demir bu hakkın kağıt üstünde kaldığına, kullanılması durumunda işçinin işten atma, sürgün, mobbing gibi uygulamalarla karşılaştığına dikkat çekti. Uğur Çavdar isimli işçinin yaşamını yitirdiği Gemlik Gübre patlamasından sonra, patlamanın yaşandığı yerde çalışmaya zorlanan işçilerin bu haklarını kullandıkları için işten atıldıklarına değinen Demir, mahkeme sonrası işçiler için işe iade kararı verildiğini söyledi. Tehlikeli işten kaçınma hakkının kullanılması durumunda işçilerin maruz kaldığı baskıları ve engellemeleri hatırlatan Demir, iş cinayeti davalarında yaşamını yitiren işçinin bu hakkı kullanmadığı için suçlu bulunmasına da dikkat çekti. BEDAŞ işçisi Erkan Keleş’in durumunu da buna örnek olarak verdi.

Demir konuşmasının devamında meslek hastalıklarının işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin olmayışı nedeniyle yaşandığına da dikkat çekerek, Türkiye’de meslek hastalığı tespiti yapmanın çok zorlaştırıldığını aktardı.

Demir’in iş cinayeti davalarına dair verdiği bilgilerin ardından nöbet sonlandırıldı.