İstanbul'da gemide yanarak ölen işçinin davası devam ediyor

Çalıştığı LPG yüklü tankerin makine dairesinde geçtiğimiz ocak ayında çıkan yangında hayatını kaybeden Turgut Demetgül ile ilgili olarak başlatılan soruşturmada savcının takipsizlik kararı vermesine yakınları itiraz etti. Demetgül'ün ailesi adına avukat mahkemeye başvurup, ölümün işveren kusuru olduğunu ileri sürdü ve dava açılmasını talep etti

YANGINI SÖNDÜRMEYE ÇALIŞIYORDU
Turgut Demetgül (38) 14 Ocak 2016 saat 00.10'da Bakırköy açıklarında demirli LPG yüklü tankerin makine dairesinde çıkan yangında alevlerin yağlı elbisesine sıçraması üzerine hayatını kaybetti.

SAVCILIK : KENDİ KUSURU
Makine dairesinde yağcı olarak çalışan Demetgül'ün ölümü ile ilgili olarak süren soruşturmada Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı "Ölümünün kendi hareketi ve kusurundan meydana geldiği, şüphelilerin kusur ve etkilerinin olduğuna dair şüphe bulunmadığı" gerekçesiyle 19 Eylül'de takipsizlik kararı verdi. Demetgül'ün Ordu'da yaşayan ailesinin avukatı bu karara Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Avukatı Betül Hacıoğlu, itiraz dilekçesinde Demetgül'ün kendi hatasından değil, işverenlerin ve yetkililerin hatasından hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

"YANGIN ELBİSESİ GİYDİRİLMEDİ. TARİHİ GEÇMİŞ YANGIN TÜPÜ KULLANDI"
İtiraz dilekçesinde Hacıoğlu, Demetgül'ün makine dairesi gibi tehlikeli bir yerde yangın elbisesi giydirilmediğini belirterek, yangın söndürme tüplerinin de tarihinin geçmiş olduğunu ve yanarken müdahale edilen Demetgül'ün bu tarihi geçmiş yangın tüpleriyle müdahale edilmesinin ölüm sebebi olabileceğini öne sürdü. 

"YARALIYA TELEFON TALİMATIYLA İLK MÜDAHALEDE BULUNULDU"
Dilekçede ayrıca geminin kaptanının Mehmet Sıdal'ın ifadesine dayanılarak, yaralıya yerinde, uzman kişilerce etkin müdahale edilmediğini ve sağlıktan sorumlu 3. Kaptanın yaralıya nasıl müdahale edileceği bilgisini telefonla aktardığını belirtildi.

BİLİRKİŞİYE ELEŞTİRİ
Bilirkişi heyetinin de Demetgül'ün 27.10.2015 tarihinde sonuçlanan davası süresince yaşadığı ailevi problemlerin olabileceği yönündeki yoruma dayalı tespitinin karara hatalı etki etmiş olduğu belirtilen dilekçede Demetgül'ün intihar etme olasılığının 3 ay sonra değil, hemen olayın sıcaklığıyla yaşanabilecek bir durum olduğu vurgulandı. Öte yandan Demetgül'ün eski eşi ile yeniden bir araya girme ve müşterek hayat kurma yönünde görüşmeler yapıldığının bilindiği öne sürüldü. 
İtirazın sonucu beklenirken, ailesinin elinde oğulları Turgut Demetgül'ün bir kuzeninin düğününde oynadığı görüntüler ve fotoğrafları kaldı.

"BİZ MAHKEME GÖREREK HAKLI MI HAKSIZ MI OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İSTİYORUZ"
Ölen işçinin dayısı Mustafa Döngez yaptığı açıklamada, "Sigorta şirketi başta bize böyle ölümlerde yaklaşık 150-200 bin lira tazminat ödeneceğini bir o kadar miktarında şirketin ödeyebileceğini söylemişlerdi. Savcının verdiği bu takipsizlik kararından sonra şirket yetkililerince bize dönüş olmadı. Telefonlarımıza çıkan olmadı. Sigorta şirketi de 10 bin lira verebileceklerini söylediklerinde; neden böyle olduğunu sorduk. Takipsizlik kararıyla iş yerinin bir suçu olmadığı ortaya çıkınca o parayı ödememiz mümkün değil dediler. 10 bin lira gibi komik bir rakamı da bize önerdiler" dedi. Bu konunun yeterince incelenmediğini düşündüklerini belirten Döngez, "Bilirkişi üniversiteden atansın onların vereceği kararları görelim. Bir mahkeme görelim. Ölen bir kişi var neticede ortada. Ölen kişinin ölümünden sonra bakmakla yükümlü olduğu kişiler mağdur olmaktadır. Mağdur olan bu kişilerin haklarını mahkemenin vermesini bekliyoruz. Biz mahkeme görerek haklı mı haksız mı olduğunu öğrenmek istiyoruz" şeklinde konuştu.