Suriyeli çocuklar: Kayıp nesil

Suriye’de 2011 yılında başlayan savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan kayıtlı Suriyeli sayısının 2 buçuk milyon olduğu ifade edilse de bu sayının 3 milyonu geride bıraktığı tahmin ediliyor. Resmi rakamlara gore, Türkiye’ye gelen Suriyelilerin yarısından fazlası çocuk. Beşinci yılını geride bırakan göçün ardından artmaya devam eden Suriyeli nüfusa, Türkiye’de doğan ve ülkesini hiç görmemiş çocuk nüfusu da katıldı.

Net kayıt yok
Kentlerde trafik lambalarında bir şeyler satmaya çalışan, caddelerde dilenen, kaldırımlarda annelerinin kucağında uyuklayan, merdivenaltı işyerlerinde karın tokluğuna çalışan çocuk manzaraları Türkiye için tanıdık bir hal almasına karşın, 1 milyondan daha fazla olduğu tahmin edilen çocuklarla ilgili net veri bulunmuyor. Birçok ülkede tutulan kayıtların Türkiye’de tutulmaması, savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan nüfus içerisindeki en korumasız grup olan çocukları derin bir mağduriyete sürüklüyor. Yurt genelindeki 1 milyondan fazla Suriyeli çocuk, mağdur olmamak için kaçtıkları ülkelerinde yaşamadığı zorluğu ve mağduriyeti Türkiye’de yaşıyor.

Almanya’da 8 bin çocuk kayıp
Kabul ettiği sığınmacı sayısı 200 bini bulmayan Almanya’da tutulan kayıtlar, Türkiye’deki durumun ciddiyetini de gözler önüne seriyor. Almanya Federal Kriminal Dairesi’ne (BKA) göre Almanya'da 1 Temmuz 2016 itibariyle 8 bin 991 sığınmacı çocuk kayıp olarak bildirildi. Kayıp çocukların 8 bin 46'sının 14-17 yaşlarında olduğu ve 867 çocuğun 13 yaşından küçük, 78’inin de 18 yaşından büyük olduğu kaydedildi.

Almanya gibi 200 bin sığınmacıdan daha az bir nüfusu kabul eden ülkede 8 bin 991 çocuğun kayıp olması, Türkiye’deki bir milyondan fazla olduğu sanılan Suriyeli çocukların durumu ile ilgili tablonun ne kadar ağır olduğunu gösteriyor.

Türkiye hükümetine ders niteliğinde hazırlanan BKA’nın verileri sayılarla da sınırlı değil. Çocukların ağırlıklı olarak Almanya'nın diğer şehirlerinde veya Avrupa ülkelerinde bulunan ailelerinin ve yakınlarının yanına gitmeye çalıştıkları belirtiliyor.

Hayatlarını tehlikeye atarak çalışıyorlar
Türkiye’de kayıt altında tutulmayan çocukların kaçının kayıp olduğu, kaçının işçi olarak çalıştırıldığı, kaçının kamp dışında tutulduğu bilgisinin sınırlardan yapılan özensiz girişlerin ve kent geneline yayılan Suriyelilerin takibinin yapılmamasından kaynaklı olduğu kaydediliyor. Öte yandan sokaklarda dilendirilen ve trafik ışıklarında tehlikeli bir şekilde araçların ortasında cam silmeye çalışan çocukların durumu, Suriyelilerin bulunduğu her kentte dikkati çekiyor.

Çocuk sığınmacı oranında birinci sırada
Dünyadaki en büyük sığınmacı nüfusa ev sahipliği yaptığı ve çocuk sığınmacı oranında birinci sırada olduğu uluslararası kuruluşlarca ifade edilen Türkiye’ye ilişkin özel kurumların ortaya koyduğu rakamlar, yaşanılan sömürü ve can güvensizliğinin boyutlarını gözler önüne seriyor.

UNICEF, Suriye ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde 8 milyon 4 bin Suriyeli çocuğun insani yardıma ihtiyaç duyduğunu, savaş sırasında 3 milyon 7 bin çocuğun doğduğunu, bu rakamın Suriyeli çocukların üçte birini oluşturduğunu ve hayatlarının şiddet, korku ve göçle şekillendiğini vurguluyor. UNICEF, açıkladığı verilerde bu çocukların büyük bir kısmının Türkiye’de yaşadığını, Avrupa’da yaşayanların yalnızca sekizde bir ile sınırlı kaldığını ifade ediyor.

Türkiye yayınlamıyor ABD merkezli kuruluşlar yayınlıyor
Türkiye’de yaşananların izi ancak uluslararası kuruluşların raporlarındaki çarpıcı tespitlerde görülüyor. Bu kuruluşlar arasında yer alan New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de okul çağındaki Suriyeli çocuklar üzerine yayınladığı raporda, Türkiye’de bulunan 400 binden fazla Suriyeli çocuğun eğitim hakkından mahrum kaldığını belirtiyor. Örgüt, “Geleceğimi hayal ettiğimde hiçbir şey göremiyorum” başlıklı 62 sayfalık raporunda, Türkiye’nin 2014 Eylül’ünde Suriyeli çocuklara resmi olarak devlet okullarında erişim hakkı tanıdığını ancak çocukların önünde dil, sosyal uyumsuzluk, ekonomik zorluklar ve mevcut hak konusundaki bilgi edinme eksikliği gibi önemli engellerin bulunduğunu belirtiyor. Bazı okul müdürlerinin Suriyeli çocukların okullara yazılmasını kasıtlı olarak geri çevirdiği de raporda yer alan önemli ayrıntılar arasında yer alıyor. 2014 yılında 708 bin kayıtlı Suriyeli çocuğun Türkiye’de bulunduğu ifade edilen raporda, geçen yılda yalnızca 212 bininin ilk ve ortaokullara kayıt yaptırabildiğinin altı çiziliyor. Raporda Suriyelilere yasal olarak çalışma izninin verilmemesinin de çocukların eğitimini etkilediği ifade ediliyor. Ekonomik zorluk çeken Suriyeli ailelerin çocuklarının yasadışı olarak çalışmasına izin verdiği, uluslararası kuruluşların raporlarında kendisini gösteriyor.

Örgütün Türkiye’deki çocuklara ilişkin değerlendirmesi, “Suriyeli çocuklara eğitim verilmemesi tüm jenerasyonu riske sokuyor. İyi bir gelecek umudu olmayan Suriyeli sığınmacılar ya ülkelerine ya da Avrupa’ya doğru tehlikeli yolculukları göze alarak yaşamlarını riske sokuyor” şeklinde oldu.

Kayıt dışı çocuk çalıştırılıyor
Türkiye’de yapılan araştırmaların en önemlilerinden biri, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun araştırması oldu. Sendika, kayıtlı 2 buçuk milyon Suriyeli sığınmacının yüzde 54’ünün çocuklardan oluştuğunu ifade ediyor. Sendikanın araştırmasına göre bu çocuklar, başta tekstil atölyeleri olmak üzere, birçok sektörde kayıt dışı çalıştırılıyor.

Para için başı kesilen çocuk, istismara uğrayan bebek
Suriyeli sığınmacı çocukların Türkiye’deki yaşam koşulları, çeşitli örneklerle de gün yüzüne çıkıyor. IŞİD’in ele geçirdiği Cerablus’tan kaçarak Antep’e gelen 12 yaşındaki F.A. insanca yaşama erişemeyen milyonlarca Suriyeli çocuktan biri. Hurda toplayarak ailesinin geçimine yardımcı olmaya çalışan F.A, topladığı parçaları getirdiği hurdacıda, cebindeki 50 TL için saldırıya uğradı. Bir Türkiye yurttaşı 50 TL için F.A’nın başını keserek, cesedini bir işyerinin tuvaletine attı. F.A’nın kesik başı ise bir kuyuda bulundu.

Kayıp olan ve haklarında kayıt tutulmayan binlerce çocuğun organ mafyasının eline düşmüş olabileceği de düşünülüyor. Elde edilen bilgilere göre, Türkiye’de bulunan Suriyeli çocukların yüzde 10’u kayıp, geri kalanlar ise yaşamlarını sürdürmek için hayati tehlike altında.

Suriyeli çocukların yaşadığı bir başka tehlike de cinsel istismar. Yine çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yaptığı araştırmalara göre, Suriyeli yüzlerce çocuk sığınmacı kamplarında cinsel istismara uğruyor.

Antep’in Islahiye ve Nizip kamplarında toplam 35 Suriyeli çocuğun cinsel istismara uğradığına ilişkin mahkemeye intikal eden olayların dışında, Antep–Kilis Tabip Odası’nın raporuna göre hergün kamplarda yaşayan yüzlerce çocuk cinsel istismara uğruyor. Araştırmada, küçük yaşta kız çocuklarının yaşça çok büyük insanlara kuma olarak verildiği ya da para karşılığı satıldığı belirtiliyor. Özellikle çadır kentlerde aile içi ensest ilişkilerin yoğunlukta olduğu belirtilen raporun ardından İl Halk Sağlığı Kurulu’nda konunun detaylıca araştırmasını isteyen Tabip Odası’nın bu isteği, Vali Yardımcısı ve diğer kamu görevlilerinin karşı oyuyla reddedildi.

Uzmanlara gore, kamp içerisinde yaşayan Suriyeli nüfusun, Türkiye genelindeki Suriyelilerin sadece yüzde 10’unu oluşturması, kamp dışında yaşanan istismar vakalarının da yüksek olduğunun göstergesi.

Avukatlar bilgi alamıyor
Bir milyona yakın Suriyeli’nin yaşadığı tahmin edilen ve bu nüfusun büyük çoğunluğunu çocukların oluşturduğu Antep’te, baroya bağlı Çocuk Hakları İzleme Komisyonu da bilgi alamamaktan şikayetçi. Komisyon üyesi avukatlar, İçişleri ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan bu konu ile ilgili herhangi veri alınamadığını ve olayların ortaya çıkmasının ardından açılan davalara müdahil olmaktan başka bir şey yapamadıklarını ifade ediyor.

***

Suriyeli çocuklara Türkiye’de eğitim imkânı yok

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) dünya genelinde toplam 3 milyon 700 bin çocuk sığınmacının okula gidemediğini, Türkiye’deki sığınmacı çocuklardan ancak yüzde 39’unun eğitim olanağı bulabildiğini açıkladı.UNHCR tarafından açıklanan raporda, dünya genelinde çocukların yüzde 90’u ilkokula giderken, çocuk sığınmacılarda bu rakam yüzde 50’ye kadar geriliyor. Sığınmacı çocuklardan sadece yüzde 1’i ilkokuldan sonra eğitimine devam etme olanağı bulabiliyor.
 
Haber: Hüseyin Şimşek