Soma Davası 10. duruşması sona erdi: Sendikanın Soma Katliamı’nda payı vardır

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği, 162 işçinin yaralandığı katliama ilişkin yürütülen 6’sı tutuklu 46 sanıklı Soma davasının 10. duruşması sona erdi
 
 
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 09.30’da başlayan duruşma öncesinde madenci aileleri ve demokratik kitle örgütü temsilcileri Akhisar Garı önünde toplanarak, davanın görüldüğü salonun önüne kadar slogan ve pankartlarla yürüyüş düzenlendi.

Davanın bugünkü (23 Ağustos) duruşmasında 262 sayfadan oluşan bilirkişi raporu okunmaya başlandı. Raporda bilirkişiler, “Ocağın bir bölgesinde oluşan ve mücadelesi zor da olsa lokal kalabilecek bu olay, hızlı gelişmesi, olumsuz ocak alt yapısı ve çeşitli mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle facia boyutuna ulaşmıştır” değerlendirmesini yaptı.

Katliamın yaşandığı ocakta üretim zorlamasının olduğunu da belirten bilirkişi heyeti, “Türkiye madencilik tarihinin en büyük iş kazası olan Soma faciasının sistemin yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen, kurumlarımızın ve işletmenin basiretli kişilerce yönetilmesi durumunda önlenebilir olduğunu düşünmekteyiz” görüşü dile getirildi.

“Raporda, şirketin kar hırsı açıkça gösterilmektedir”

Bilirkişi raporunun okunmasının tamamlanmasının Avukat Denizer Şanlı bilirkişi raporuna karşı beyanda bulundu. Şanlı, okunan raporun gerçekte olanın altında olan bir değerlendirme yaptığını belirtti. Şanlı, sanıkların ihmal ve kusurlarının bir kısmının değerlendirilmediğini vurgulayarak “Tarihin en büyük işçi cinayeti davasında, bir daha bu tip olaylar olmamasının önüne geçecek bu rapor eksiktir. Bugüne kadar havalandırma sorununu defalarca farklı bakış açıları ve tezlerle anlattık, ancak bilirkişiler tek noktadan gitmiş.  Ocaktaki eksiklikleri ‘ihmal’ biçiminde değerlendiren bu raporda ihmal davranış yoktur kasıt vardır. Raporda ‘topuk yenilmesi’ kavramı kullanılmış. Bu kavram şirketin kar hırsını açıkça göstermektedir” dedi.

Şanlı, raporda sıcaklık ölçen sesörün bozuk olduğu, gösterdiği değerlerin dikkate alınamayacağının yazıldığını vurgulayarak şunları söyledi:

Ancak sensörün neden bozuk olduğu sorgulanmamıştır. Soma katliamına neden olan etmenlerin sadece bir kısmına yer verilmiştir raporda. Oysa ki sorunlar daha fazladır.
 
 
“Üretim zorlaması yapıldığı yeni raporda açıkça yazılıdır”

Şanlı’nın ardından konuşan Avukat Selçuk Kozağaçlı, rapor kendileri açısından uygun olduğunu, ek rapor ve süre taleplerinin olmadığını, beyanlarının olacağını belirtti. Kozağaçlı “Havalandırmanın geç çevrilmesi büyük bir felakete neden olmuştur. Bu durum son raporda da sabittir. Üretim zorlaması yapıldığı yeni raporda açıkça yazılıdır. Bu bizce emeğin yağmasıdır.Yapılan 50’nin üzerinde sondaj ve jeologların incelemeleri ile olayın ne şekilde olduğu ortaya çıkmıştır. Dosyada sanık olmayan Hayri Kebapçılar S panoları katliamının ne önemli faillerindendir. Bilirkişi raporunun Hayri Kebapçılar’a sorumluluk atfetmesi bizlere büyük bir armağandır. Havalandırma Baş Mühendisi Fuat Ünal Aydın’ın sorumluluğu bilirkişi raporuyla sabitlenmiş olup tutuklanması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Kozağaçlı, bilirkişi raporunda keşiften önce kül basıldığının açıkça yazıldığını, bilirkişilerin bunun yapılmasına gerek olmadığını yazdığını belirterek “Bu maillerden 2011 yılında atılan bir mailde Can Gürkan üretim miktarını arttırmamız lazım diyor. Hayri Kebapçılar’da ‘üretimi TKİ’nin dediğinden daha yüksek tutmalıyız. Bu yıl 3 milyon hedefimiz olmalı, maliyet yarıya düşer’ diyor” dedi.

“Sendika emek sömürüsü rejimini perdeleme görevini görmüştür”

Avukat İbrahim Arzuk, raporun olayın sebebini işyerinde yeterli alt yapı koşulları hazırlanmadan üretim zorlaması yapılmasına bağladığını, üretim zorlamasının işçilere yaptırıldığını ve bu işçilerin başında taşeronlar olduğunu belirtti. “Ancak raporda bunların sorumluluğuna değinilmemiş” diyen Arzuk, raporda sendikanın sorumluluğuna hiç değinilmediğine dikkat çekerek “Sendika emek sömürüsü rejimini perdeleme görevini görmüştür. Bu sebeple sendikanın ve yetkililerinin de Soma Katliamı’nda payı vardır, yargılanmaları gerekir” dedi.

‘Amacımız Soma havzasının sorunlarını da çözmek olmalıdır’

Avukat Deniz Özbilgin, 14.04.2015 gününden beri yaklaşık 1,5 yıldır yargılama yapıldığını ancak hiçbir kamu görevlisinin dosyada yer almadığına dikkat çekerek “Burada yargılama yapılırken, amacımız Soma havzasının sorunlarını da çözmek olmalıdır. Yoksa başka Soma’lar olmaya devam eder. Dün İmbat A.Ş.’de İdris Yenigün isimli 21 yaşında bir genç madenci hayatını kaybetti. Bahsettiğim husus tam olarak budur. Biz buradaki yargılama sonunda maddi vakıaları ortaya çıkarıp, sanıkların en ağır şekilde cezalandırmalarını sağlamalıyız. Sağlamaz isek İdris’ler ölmeye devam eder. Ermenek’ler, Soma’lar olmaya devam eder. Bunun önüne geçecek olan bu yargılamadır” ifadelerini kullandı.

Mağdur ve müşteki avukatlarının beyanları tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı mütalaasına verdi. Savcı mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

“Soma’yı FETÖ yaptı demedim”

Sanıklar bilirkişi raporuna karşı ve savcının tutukluluk hallerinin devamı mütalaasına karşı beyanda bulunuyor. Sanık Can Gürkan, “Biz bu süreçte işçilerin sınırsız şekilde yalan söylediğini gördük. Rapor bilimsel değil, kurgudur. Ben iki hafta önceki duruşmada Soma’yı FETÖ yaptı demedim. Basın hep çarpıtmış. Araştırılması lazım dedim. Bilirkişiler eksiklik olmasına rağmen yatırım yapmadığımı söylemiş. 3 km anayol sürdük yatırım değil midir bu?” ifadelerini kullandı.

Sanık Can Gürkan savunmasını tamamladı. Ramazan Doğru savunmasına başladı. Doğru, “S panolarında paralel havalandırma galerisi yoktu deniyor. Öyle bir ihtiyaç duysaydık yapardık. Soma’nın yapısı ile ilgili hiç ‘bilimsel çalışma’ yapmadık. Tecrübelerimizle buranın yapısını biliriz” dedi. İsmail Adalı savunmasını tamamladı. Ertan Ersoy savunmasına başladı. Ertan Ersoy savunmasını tamamladı. Mehmet Ali Günay Çelik savunmasına başladı. Gürkan Çelik “Maske eğitimi verilmemiş deniyor, çok komplike bir şey değil maske takmak. Biri bilmese diğeri biliyordur, gösterir” dedi.

Mehmet Ali Günay Çelik savunmasın tamamladı. Ardından Can Gürkan tekrar söz aldı. Gürkan “Olay metan yanması deniyor. Metan olup olmadığı ile ile ilgili testler yapılmalıdır. Gerekirse ben parasını veririm. Bu salon büyük bir yalanın kurbanıdır” dedi. Aileler Gürkan’a tepki gösterdi.

Soma Davası’nda sanık avukatlarının da beyanları tamamlandı. Mahkeme 21.00’a kadar ara verdi. Aradan sonra ara kararlar açıklandı. Bilirkişi raporuna beyanda bulunmak üzere taraflara süre verilmesine, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına,  duruşmanın 12 Ekim 2016 saat: 09.30’a bırakılmasına karar verildi.