Sermayenin yeni projesi: “İhtisaslaşmış meslek liseleri”

Sermaye için “memleket meselesi” olan meslek liselerine yönelik yeni uygulamalar Milli Eğitim Bakanlığı’nın gündeminde. Milli Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde 29 Temmuz’da yayınlanan haberde “Millî Eğitim Bakanlığınca, illerde sektörün ihtiyacı doğrultusunda, belirli bir alanda ihtisaslaşmış mesleki ve teknik Anadolu lisesi açılması için çalışma başlatıldı” duyurusu yapıldı. Böylece sermayenin ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek adına uzun süredir gündemde olan meslek liselerine dair politikaların hayata geçirilmesi için somut adımlar atılmaya başlandı.

Uzun süredir gündemdeydi
“İhtisaslaşmış meslek liseleri”, adı konmamış olsa da uzun süredir sermaye devletinin gündemindeydi. 6 Ekim 2012’de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında “Organize Sanayi Bölgelerinde Mesleki ve Teknik Eğitimin Güçlendirilmesi Protokolü” imzalanmıştı. Bu protokolle sermaye devletinin meslek liselerine yönelik politikalarında daha hedefli davranabilmesi amaçlanıyordu. Protokol kapsamında OSB’lerde bulunan mesleki eğitim okul ve kurumlarının kapasitelerinin geliştirilmesi ve/veya yeni meslek liselerinin kurulması, sermayeye öğrenci başına teşvik vererek özel meslek liseleri açılması hedefleniyordu. Ayrıca ülke ekonomisinde önemli yer tutan elektrik-elektronik, endüstriyel otomasyon, gıda, kimya, makine, metal, mobilya ve iç mekân tasarımı, motorlu araçlar, plastik, tekstil, tesisat teknolojisi ve iklimlendirme, yenilenebilir enerji teknolojileri alanları öncelikli alanlar olarak belirlenmişti. Kısacası protokolle bir yandan sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda sanayi üretiminde istihdam edilmek üzere kalifiye eleman yetiştirilmesi hedeflenirken, bir yandan da aynı sermaye grupları teşviklerle özel okul açmaya yönlendiriliyor, yani mesleki eğitim alanının da sermaye için bir rant alanına dönüştürülmesi hedefleniyordu.

2014-2018 yılları için hazırlanan “Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Belgesi ve Eylem Planı”nda da “Organize Sanayi Bölgelerinde Mesleki ve Teknik Eğitimin Güçlendirilmesi Protokolü”ne atıfta bulunulmaktaydı. Eylem planında, protokol kapsamında OSB’lerde açılmış veya açılacak okullara finansal destek sağlamak için yasal altyapı oluşturulduğu ve 2012-2013 eğitim öğretim yılında on meslek alanında uygulamaya konulduğu ifade edilmekteydi. Ayrıca eylem planında ortaya konan politika eksenleri kapsamında, “İstihdamı yüksek alan ve dallarda özel MTE okul ve kurumu açmanın teşvik edilmesi ile ilgili mevzuat çalışmaları sürdürülecektir” ve “Sektörel yoğunluklar dikkate alınarak sektör odaklı okullar açılması konusunda özel sektörle iş birliği yapılacaktır. Açılacak özel okul ve kurumların öğrenci kontenjanlarının belirlenmesinde; çevredeki işletmelerde mesleki eğitim ve staj imkânları göz önünde bulundurulacaktır” tanımlamaları bulunmaktaydı.

Ne hedefleniyor?
Sermaye devleti, “OSB’lerde mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi”, “sektör odaklı” vb. isimlerle bir süredir tartıştığı, özü itibarıyla mesleki eğitim alanını sermaye adına daha işlevsel kılacak şekilde revize etmeye çalıştığı mesleki eğitim politikasının adını “ihtisaslaşmış meslek liseleri” olarak belirlemiştir. Meslek liselerine yönelik bu yeni projesini (!) ise “kamuoyunda mesleki eğitime olan farkındalığın arttırılması ve alanında markalaşmış okulların açılması” olarak tanıtmaktadır.

İhtisaslaşmış meslek liseleri ile “sektörün arzuladığı nitelikli iş gücü yetiştirilmesi”nin hedeflendiği ifade edilmektedir. Proje kapsamında her ilde “tematik eğitim”e zemin hazırlamak için belirli bir alanda ihtisaslaşmış meslek liselerinin açılması hedeflendiği belirtilmektedir. Yeni açılacak “ihtisaslaşmış meslek liseleri”nde birbirini tamamlayan en fazla üç dalda program olacağı, tek alanda eğitim veren mevcut meslek liselerinin de bu kapsama alınacağı ve onayları alınan mesleki ve teknik Anadolu liselerinin 2016-2017 yılında açılacağı ifade edilmektedir. 

Sermaye ve onun temsilciliğini yapanlar için “memleket meselesi”, bizler içinse “devrim meselesi” olan meslek liselerine yönelik bu yeni uygulamalar sermayenin meslek liseleri üzerindeki denetimini arttıracaktır. İhtisaslaşmış meslek liseleri ile her bir meslek lisesi bir sermaye grubunun denetimine sokulmak istenmektedir. Böylece meslek liseliler okula başlar başlamaz bir sermaye grubuna bağlı kılındıkları için hem eğitim hayatlarında hem de eğitim hayatlarının ardından karşı karşıya kaldıkları sömürü katmerleşecektir.

Meslek liselerini tamamen sermayenin arka bahçesi haline getirecek bu politikalara karşı meslek liselileri taraflaştırabilmek ve örgütleyebilmek önemli bir yerde durmaktadır.