Fransa'da santraller de grevde

Fransa'da santrallerden sonra 19 nükleer santralin 9 reaktöründe de üretim kapasitesi düşürüldü

Fransa'da düşük ücretlerin-kolay işten çıkarmaların-esnekliğin-uzun çalışma saatlerinin kısacası kuralsızlığın ifadesi olan yeni çalışma yasasına karşı toplumsal bir harekete ve giderek genel greve-direnişe dönüşen öfke, hayatı kilitleyen bir niteliğe sıçrıyor. 
 
8 petrol rafinerisinin 5'inde grev var. Kamyoncular taşımacılığı kilitlemiş durumda. Fransız polisinin şiddeti tırmandırması ve işçilere pervasızca saldırması bu yönelimi kıramadı. Kıramadığı gibi grev başka kilit sektörlere yayılarak genişliyor.
 
Bugün sabah saatlerinden itibaren de ülkenin elektrik üretiminin yüzde 75'ini sağlayan nükleer santrallerde üretimin 4 bin megawatta düşürüldüğü etkili bir grev başladı. 
 
Hükümetin çalışma yasasını parlamentoya götürmeden yasalaştırmaya çalışmasına karşı tutum alan Genel Emek Konfederasyonu'nun (CGT) grev çağrısına ülkenin 19 nükleer santralinden de olumlu yanıt gelmişti.
 
 
BBC'nin haberine göre sabah saatlerinde en az 9 reaktörde elektrik üretiminde düşüş tespit edildi.
 
CGT yetkilisi Jean-Luc Daganaud, elektrik üretiminin ne kadar düşeceğinin kaç işçinin iş bırakma eylemine katılacağına bağlı olduğunu ifade etmişti.
 
Hükümet rezervleri kullanıma açtı
 
Yeni çalışma yasası tasarısına karşı başlatılan grevlerin petrol rafinerilerine yayılması ve benzin istasyonlarında uzayan kuyruklar nedeniyle hükümet yakıt rezervlerini kullanıma açtığını duyurdu.
 
Fransa'nın ülkeye 4 ay yetecek kadar yakıt rezervi var. Cumhurbaşkanı François Hollande, Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında "Ekonominin ve halkın ihtiyaçlarını karşılamak için her şey yapılacak" dedi.
 
10 Haziran'da başlayacak olan Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için yüzbinlerce futbolseverin Fransa'ya gelişine günler kala yaşanan krizin hükümet üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor.

Fransız haber ajansı AFP, çok sayıda Fransızın benzin istasyonlarında saatlerce beklemek durumunda kaldığını ve işlerine arabalarıyla gidemediklerini aktarıyor.
 
Yasaları sendikalar yapamazmış
 
Çalışma yasası reformunu parlamentoya sunmadan yasalaştırma kararı alan Başbakan Manuel Valls, rafinerilerde grev çağrısını yapan Genel Emek Konfederasyonu'na (CGT) tepki göstererek "Fransa'da yasaları sendikalar yapmaz" dedi.
 
 
'Fransızca konuşmayı' unutmayan bir halk!
 
Bugün için başkent Paris dahil Fransa'nın büyük kentlerinde protesto gösterileri çağrıları da var. Kısacası Fransa'da hayat genel grev ve kitlesel eylemlerle akıyor. Üretimden gelen güç, genç ağırlıklı toplumsal direnişle birleşerek hayatın ritmini belirliyor.
 
Fransız işçi sınıfı, emekçileri, gençleri, kadınları burjuvazi ve siyasi temsilcilerine bu gücün yaratıcılığını bir kez daha hissettiriyorlar. Yasaların asıl olarak bu gücün basıncıyla yapılabildiğini... 
 
Fransız işçi sınıfı siyasi literatüre de geçmiş olan "Fransızca konuşmayı" unutmadığını bir kez daha kanıtlıyor!
 
Yeni çalışma yasası burjuvazi açısından keyfiliğin-esneklik ve kuralsızlığın önünü açıyor: 
 
  • Haftada 35 saat çalışma limiti değişmiyor ancak sadece ortalama çalışma süresi olarak kabul edilmesi teklif ediliyor.
 
  • Şirketlere yerel sendikalarla görüşüp daha fazla ya da daha az çalışma süresi uygulamalarına geçme hakkı tanınıyor. Yasa teklifindeki azami çalışma süresi ise 46 saat.
 
  • Şirketlere maaş indirimi konusunda daha fazla hak tanınıyor.İşten çıkarmalar kolaylaştırılıyor.
 
  • Çalışanların izinlerini ne zaman kullanabileceği konusunda şirketlerin söz hakkı artırılıyor.