‘Özel İstihdam Büroları ve kiralık işçilik kadın emeğini köleleştirecek’

DİSK/Genel-İş Sendikası İstanbul Avrupa Yakası Şubeleri ve İmece Ev İşçileri Sendikası ortak bir basın açıklaması yaparak Özel İstihdam Büroları ve kiralık işçi uygulamasının kadın emeğini köleleştireceğini ifade ederek, yasa tasarısının kayıtsız şartsız gündemden kaldırılması gerektiğini söyledi.

Bugün (20 Nisan) DİSK/Genel-İş Sendikası İstanbul Avrupa Yakası binasında gerçekleştirilen basın toplantısına Genel-İş Sendikası’na üye taşeron temizlik işçisi kadınlar ve İmece Ev İşçileri Sendikası’na üye ev işçisi kadınlar katıldı.

Basın toplantısının başında konuşma yapan Genel-İş Sendikası Konut İşçileri Şube Başkanı Nebile Irmak Çetin, savaş ve katliamların yaşandığı bir dönemden geçildiğini ifade etti. İktidarın bu savaş ortamında emekçilerin haklarını gasp etmeye çalıştığını belirten Çetin, “kadro” yalanı adı altında işçilere sus payı verilerek işçilerin tepkisini engellemeye çalıştığını söyledi.

“Kadın emekçilerin mücadelesi 1 Mayıs’ta Taksim’e taşınacak”

Çetin, Kadına yönelik taciz ve tecavüzlerin hükümet eliyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını, kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin her geçen gün arttığı bir dönemde iktidarın kiralık işçilik ve Özel İstihdam Bürolarıyla kadın emeğini daha da sömürmeyi planladığını söyledi. Kadınların emeğine, bedenine ve kimliğine yönelik saldırılara karşı mücadeleyi geçmişte olduğu gibi bugün de sürdüreceklerini ifade eden Çetin, kadın emekçilerin mücadelesini 1 Mayıs’ta başta İstanbul Taksim olmak üzere tüm alanlara taşıyacaklarını vurguladı.

“Evimizdeki yarım ekmeği de elimizden alacaklar”

Sendikalar adına ortak basın açıklamasının ilk kısmını, İmece Ev İşçileri Sendikası’ndan Ayten Kargın okudu. Kargın, Özel İstihdam Büroları ve kiralık işçilik uygulamasının yasalaşırsa en çok ev işçisi kadınları etkileyeceğini ifade ederek, “Bu yasanın geçmesi ile birlikte evimizde yarım ekmeğimiz varsa bu ekmeğimizi de elimizden alacaklar” dedi. Özel İstihdam Bürolarının 21. yy’ın köle pazarları olduğunu belirten Kargın, “eğer bu yasaya karşı durmazsak zaten değersizleştirilen kadın emeği hoyratça sömürülecek ve çalışma yaşamında devam eden taciz, mobing, işçi sağlığı iş güvenliği ihlalleri de neredeyse meşrulaştırılacaktır” dedi.

“Köleliğin koşullarıyla ilgili pazarlık yapmak, köleliği kabul etmektir”

Kargın’ın ardından söz alan Genel-İş Sendikası üyesi taşeron temizlik işçisi Fatma Deringöl ise kiralık işçilik ve Özel İstihdam Bürolarına karşı güvenceli iş, insanca çalışma koşulları istediklerini söyleyerek, bu kölelik düzenini kabul etmeyeceklerini ifade etti. 1 Mayıs’ın ön günlerinde emeğiyle geçinip onuruyla yaşamaya çalışan milyonlar olarak bu kölelik yasası ve düzenine boyun eğmeyeceklerinin altını çizen Deringöl, sendikalarda örgütlü kadın işçiler olarak çıkartılmak istenen bu yasalara karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. “Köleliğin koşullarıyla ilgili pazarlık yapmak, köleliği kabul etmektir” diyen Deringöl, son olarak “Taleplerimiz nettir: Özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren yasa tasarısı kayıtsız şartsız gündemden kaldırılmalıdır” dedi.

Açıklamanın tam metni:

"21. yy modern köle pazarları Özel İstihdam Büroları ve kiralık işçilik ile kuruluyor!

Hükümet tarafından Meclis gündemine Özel İstihdam Büroları’na (ÖİB) işçileri kiralama yetkisi veren yasa tasarısı getirilmeye çalışılıyor. Hükümet tarafından yandaş medya eli ile sanki “işsizliğe çare” olarak sunulan Özel İstihdam Büroları, 21. Yy’ın modern köle pazarları olacaktır. Bu yasa işçiler ve emekçiler açısından güvencesizliğin, sermaye açısından hak hukuk tanımazlığın, pervasızlığın garanti altına alınması anlamına gelecek. Ve eğer bu yasaya karşı durmazsak zaten değersizleştirilen kadın emeği hoyratça sömürülecek ve çalışma yaşamında devam eden taciz, mobing, işçi sağlığı iş güvenliği ihlalleri de neredeyse meşrulaştırılacaktır.

Kiralık işçilerin İşsizlik Fonu’ndan yararlanma koşulları neredeyse ortadan kalkacaktır. Bu köleci uygulamalar sonucu sendikal örgütlenmeler çok ciddi kan kaybedecektir.

İşveren işçileri istediği gibi, istediği zaman, kapı önüne koyacaktır. Gelir, emeklilik, yıllık izin ve sağlık ile ilgili bütün haklar tamamen ortadan kalkacaktır.

Özel istihdam büroları taşeron sistemini bile mumla aratacak bir kölelik sistemidir. İşçi üzerinden sömürü ve köleliği yasal hale getirecek bu tasarı, ev işçilerinin sorunlarını daha da derinleştirecek ve mevcut çalışma koşullarını, ezilme biçimlerini de kalıcı hale getirecektir.

İşçi sınıfına yönelik geliştirilmeye çalışılan bu saldırıları ülkemizde ve Ortadoğu’da yaşanan kirli savaş politikalarından bağımsız düşünemeyiz. Savaş politikalarının yarattığı korku atmosferinden yararlanmaya çalışan hükümet, işçilere yönelik kapsamlı saldırılara karşı bir tepkinin önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle bu saldırılardan en çok zarar görecek olan ev işçileri bu süreçte hem barış talebini en gür şekilde haykırmakta ve bu saldırılara karşı mücadele etmektedir.

Ev işçileri güvenceli iş ve insanca çalışma koşulları istiyor!

Ev işçilerinin, görünmeyen emeklerinin görünür olması ve çalışma koşullarının güvenceli hale getirilmesi için verilen mücadele yeni bir aşamaya geldi. Ev işçilerinin iş kanununda işçi sayılmaması durumu, sigorta hakkının bürokratik zorluklarla işlevsiz olması, 10 günden fazla-on günden az çalışan ayrımı ile sigorta hakkından yararlanamayan ev işçilerinin sayısının artması ve ev işverenlerinin iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı korunması ile daha da derinleşti. Şimdi de özel istihdam büroları aracılığı ile iş işçisi ve ev işverenin işçi-işveren bağı kopartılarak, ev işçilerinin güvencesizliği “kiralık işçilik” olarak kalıcılaştırılmak isteniyor.

Ev işçileri özel istihdam bürolarına neden karşı?

Özel istihdam büroları yasası geçerse ev işçileri köleleşecektir:

  1. Ev işçisinin hizmet ürettiği ev işverenin, ev işçisine karşı hiçbir sorumluluğu olmayacaktır.
  2. Çalışma ortamı ev işverenin her türlü suiistimaline açık hale gelecektir. Ev işvereni iş güvenliği tedbirleri almak zorunda olmayacak, meslek hastalığı ve iş kazası hallerinde hiçbir yaptırıma uğramayacaktır.
  3. Ev işçisinden iş tanımından uzak her işi yapması beklenecektir. Çalışma saatleri daha belirsizleşecek, uzayacaktır.
  4. Sigorta primlerinin ödenmemesi, maaşının ödenmemesi hallerinde ev işvereni sorumlu olmayacak, ev işçilerinin maaş, mesai, tazminat her türlü alacakları özel istidam bürolarının vicdanına terk edilecektir.
  5. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı ev işverenin hiçbir sorumluluk taşımaması, iş kazalarının ve denetimsizliğin önünü açacaktır. 4857 sayılı iş kanunu ve İSİG 6331 sayılı yasalar kapsamında sadece özel istihdam bürolarının sorumlu kılınması iş güvenliği ve işçi sağlığı tedbirlerinin alınmaması anlamına gelecek, iş kazasının tespiti, meslek hastalığının tespiti, zararların tazmini meselelerini çözümsüz bırakacaktır.
  6. Ev işverenin ev işçisine karşı hiçbir sorumluluğu yokken bilakis evde kaybolan eşya, kırılan eşya vs gibi zarar doğan her halde ev işçisi ev işverenine karşı tazminat ödemek zorunda kalacaktır.
  7. Tasarıda geçici işçilik tanımlanırken amaç geçici süreyle işçi sağlamak olarak belirlenmişken tarım işçilerinde ve ev işçilerinde süre sınırı olmayacak, yani ev işçisine başka statü tanınmayacak, o hep özel istihdam bürosu işçisi olacak ve bu durum sürekli olacak.
  8. Tasarıda iş kazası geçiren işçiye bildirim zorunluluğu getiriliyor. İşçi tarafından bildirilmeyen veya işten atılma korkusuyla bildirilemeyen her iş kazası ve meslek hastalığının üstü örtülecek. Bildirmeyen işçiler idari para cezası bile yiyebilir.
 
Taleplerimiz:

  • Ev işçilerinin 4857 sayılı iş kanunu ve İSİG 6331 sayılı yasalardaki “işçi sayılmayanlar” statüsünden çıkarılmasını istiyoruz.
  • Ev işçisi ile ev işvereni arasında, özle istihdam bürosu, taşeron, iş kur gibi üçüncü bir kurumun girmesini istemiyoruz
  • Ev işçisi ve ev işverenin ortak bildirimi ile e devlet sistemi üzerinden veya çek sistemi ile kolay sigortalanma istiyoruz.
  • Ev işçilerinin sigorta sorununun çözümü için ev işverenlerine en az 5 yıl süreyle teşvik verilmesini ve 5 yıl süreyle ev işçilerinin sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanmasını istiyoruz.
  • 6552 sayılı yasa ile getirilen 10 günden az çalışan-10 günden fazla çalışan ayrımının kaldırılmasını istiyoruz
  • Tanımlı iş, belirli çalışma saati ve insanca iş koşulları istiyoruz.
1 Mayısın ön günlerinde emeğiyle geçinip onuruyla yaşamaya çalışan milyonlar olarak bu kölelik yasası ve düzenine boyun eğmeyeceğimizi, bunun için mücadele edeceğimizi duyuruyoruz. Köleliğin koşullarıyla ilgili pazarlık yapmak, köleliği kabul etmektir. Bizler bu kölelik düzenini reddediyoruz. Taleplerimiz nettir: özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren yasa tasarısı kayıtsız şartsız gündemden kaldırılmalıdır. "