Alan Kurdi Mülteci Çalıştayı başladı: 'Mültecilerin sorunları ancak devletlerin politikasıyla çözülebilir'

Mültecilerin yaşadıkları sorunları ayrıntılı bir şekilde tespit etmek ve çözüm önerilerini belirlemek için yapılan 1. Alan Kurdi Mülteci Çalıştayı'ndaki konuşmalarda mültecilerin yaşadıkları sorunların çözümünün yardımlarla değil ancak devletlerin politikaları ile çözülebileceği vurgulandı.

Halkların Köprüsü Derneği tarafından düzenlenen 1. Alan Kurdi Mülteci Çalıştayı ilk gün yapılan konuşmalarla başladı. Tepekule Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılan ve iki gün sürecek olan çalıştaya çok sayıda insanın yanı sıra Suriyeli mülteciler, mülteciler ve insan hakları üzerine çalışma kurumların temsilcileri ve Başbakanlık Göç Müsteşarlığı'ndan yetkililer katıldı.

Çalıştay öncesi Valilik tarafından verilen kararla emniyet çalıştaya gelen insanları aradı ve çalıştay kameralarla kayıt altına aldı.

'DEVLETİN MÜLTECİ POLİTİKASI DEĞİŞTİ'

Çalıştayda ilk olarak konuşma yapan Başbakanlık Göç ve İnsani Yardımlar Müsteşarlığından Ali Güneş, Türkiye Cumhuriyeti'nin mültecilere mülteci statüsü vermese de mültecilere, mültecilikten doğan haklarını verdiğini iddia etti. Türkiye'deki mültecilerin yaşadığı sorunları görmezden gelerek Avrupalı devletlerin mülteci politikasını eleştiren Güneş Türkiye Devleti'nin Suriyelilere bakış açısınının değiştiğini belirterek 'İlk başta misafir olarak görüyorduk ama devam eden savaştan dolayı kalıcı olduklarını farkettik. Devlet, bu konuda yeni bir sürece girdi" dedi. Güneş, Suriyelileri hayata adapte etmeye çalışacaklarını da dile getirdi.

'TÜRKİYELİLER DESTEK OLDU ANCAK YETERLİ DEĞİL'

Daha sonra konışma yapan Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, konuşmasına Kemeraltı'da bir satıcı tarafından darbedilen çocuğa değinerek başladı ve bu şiddete Türkiyelilerin tepki gösterdiğini ifade etti. İnsanların göç etmek istemediğini de dile getiren Ali "Sorunlarımızı ancak bizim gibi olanlar anlayabilir. Türkiyelilerin, mülteci komşularına destek olduğunu ancak bunların yeterli değil. Devletin bu konuda adım atması gerekiyor" dedi.  Mültecilerin desteklerle ayakta kaldığını da ekleyen Ali, devletten kalıcı bir çözüm istediklerini de vurguladı.

'SAVAŞ BİTERSE GERİ DÖNECEĞİZ'

Daha sonra konuşma yapan Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi ise ilk olarak salondaki mültecileri kürsüye davet etti. Kürsüye çıkan mülteciler, neden göç etmek zorunda kaldıklarını ve karşılaştıkları zorlukları anlattı.

Mültecilerden Kobanêli Adem Şehri "Savaşın bitmesini istiyoruz. Yoksa göçler devam edecek. Biz kendimizi değil çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Devletler savaşı bitirirse biz ülkemize döneceğiz. Biz bu kadar zorluk yaşamamıştık. Ülkemizde barış olursa biz geri döneceğiz. Savaşın bitmesi için elinizden geleni yapmanızı istiyorum" dedi.

'MÜLTECİLER DE KENDİ ADLARINA KONUŞABİLMELİ'

Konuşmasına devam eden Cem Terzi, Suriyeli mültecilerin yaşadıkları sorunların yardımlarla değil ancak devletlerin politikaları ile çözülebileceğini dile getirdi. Devletin, yerel yönetimlerin ve Avrupalı devletlerin mülteci politikasını da eleştiren Terzi "Çözüm olarak mülteciler çaresiz mağdurlar olarak görülmemeli, onların sesi ve siyaseti desteklenmeli ve mültecilerin kendi adına konuşmalarına imkan sağlanmalıdır" dedi.

'İZMİR'DE MÜLTECİLER BÜYÜK ZORLUKLAR YAŞIYOR'

Dernek olarak olarak yardımseverlik ve hayırseverlik anlayışına karşı olduklarını belirten Terzi, bu tür büyük mücadelerin kamu aracılığıyla yapılacağını, kitle örgütlerinin yaptığının ise küçük ve tamamlayıcı nitelikte olacağını söyledi. Kendilerini dayanışma kurumu olarak tanımladıklarını söyleyen Terzi, İzmir'de mültecilerin sağlık ve insan onuru anlamında birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını anlattı. Mültecilerin ölümlerinde devletlerin sınır politikalarının payı olduğunu ifade eden Terzi, tahminlerine göre 5 bin insanın Ege ve Akdeniz'de boğularak yaşamını yitirdiğini kaydetti. Mülteci meselesine bir "kriz" olarak bakılmasını da yanlış bulduklarını söyleyen Terzi, insan hakları perspektifinden ayrılmasalar dahi meselenin siyasal tarihi ve ekonomik krizlerden bağımsız bir insani kriz olmadığını söyledi. Mültecilerin geldiği bölgelerde askeri olarak aktif olan tüm güçlerin yaşanan krizden sorumlu olduğunu belirten  Terzi, göçmen mülteci ayrımı yapmaksızın dernek olarak yaptıkları çalışmaları da anlattı.

Mülteci Der Başkanı Eda Bekçi de devletin 1951 Cenevre Sözleşmesi'ne koyduğu coğrafi çekincesini eleştirerek, devletin mülteci sorununu elinde koz olarak kullandığını dile getirdi. Devletlerin politikalarının insanları düzensiz yollara mecbur kıldığını belirterek "Türkiye'deki yasal belirsizlik mültecileri yollara düşürdü. Geleceksizlik hali buna zorluyor. Bu insanların yollarda ölmesini istemiyorsak kalıcı çözümler bulunması gerekiyor. Malesef mevcut mevzuatla bu zor" dedi.

ÇALIŞTAY ATÖLYELERLE DEVAM EDECEK

Çalıştay konuşmalardan sonra çalışma gruplarının oluşturulması ile devam etti. Hukuk ve Mülteci Hakları, Çalışma Yaşamı ve Ekonomi, Kadın, Sağlık, Eğitim ve Çocuk, Medya ve Kültür-Sanat başlıkları adı altında kurulan 8 çalışma gruplarında yapılacak tartışmalarla mültecilerin yaşadıkları sorunlar başlık başlık tespit edilmeye çalışılacak ve çözüm önerileri ortaya konacak.

Çalıştay, yarın devam edecek olan tartışmalar ve sonuç metninin okunması ile son bulacak. Çalıştayın sonuç metni siyasi partilere yollanarak adım atmaları istenecek.