Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi toplantısı “Meslek Hastalıkları ve Çözüm Önerileri” gündemi ile yapıldı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi “Meslek Hastalıkları ve Çözüm Önerileri” gündemi ile 22 Aralık 2015 tarihinde toplandı. Toplantıya TMMOB adına Yürütme Kurulu üyesi Mehmet Torun katıldı.
 
Toplantıda gündem ile ilgili TMMOB görüşleri ve önerileri aktarıldı. Mehmet Torun’un şöyle konuştu:

“Değerli Katılımcılar;

Bir sorunun çözümü için teşhis ve tanı çok önemlidir. Ancak, ülkemizde meslek hastalığının sağlıklı bir tanısı ve teşhisi yapılmamaktadır. Bakanlığınızın verilerine göre, her bin çalışandan 4-12’sinin meslek hastalığına yakalanma ihtimali olduğu bilinmesine karşın, belirlenen meslek hastalığı sayısı 2013 yılında 371 ve 2014 yılında sadece 494’tür. Oysa olması gereken rakam ortalama 106.000’dir. Yine Bakanlık verilerine göre bunlardan hiçbiri ölümle sonuçlanmamıştır.

Uluslararası verilere göre; meslek hastalığından kaynaklanan ölüm sayısı, iş kazalarındaki ölüm sayısının 5-6 katı fazladır. 2014 yılında iş kazaları sonucu ölüm sayısı1626 olarak açıklanmıştır. Buna göre en az 7.000 kişinin meslek hastalığı sonucu yaşamını yitirdiği düşünülmektedir.

Bu sonuçlar bile meslek hastalığı tespitlerinin ne kadar sağlıksız olduğunu göstermektedir. Bu durumun mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir.

Meslek odaları ile bilgi paylaşımının yapılmaması, sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır. 2015 Aralık ayı itibarı ile 90.950 iş güvenliği uzmanının kaç tanesinin mühendis olduğu net olarak bilinememekle birlikte, 70.000 civarında meslektaşımızın bu alanda olduğunu düşünmekteyim. Bu alanda çalışan meslektaşlarımızın çok ciddi sorunları bulunmaktadır. Bunları bir rapor halinde Bakanlığa iletebiliriz.

Meslek hastalıklarının çeşitli nedenleri olmakla birlikte şu başlıklar altında toplamak mümkündür:

- İş güvencesinin olmaması,
İş güvencesi olmayan, yarın işe gelip gelemeyeceğini bilmeyen bir kişinin, ne iş güvenliği ne de meslek hastalığı konusunu öne çıkarması beklenmemelidir.

- Örgütsüzlük,
Örgütsüz olan çalışanın kendini güçlü hissetmesi ve sorunlarını birey olarak aktarması oldukça zordur.

- Mevzuat yetersizliği,
Mevzuat hazırlıkları çalışmalarında tarafların görüşlerinin dikkate alınmaması, çıkan sonucu tartışmalı hale getirmektedir.

- Denetim yetersizliği,
Denetimler, nitelik açısından sorunludur. 301 işçinin öldüğü Soma faciasından hemen önce hazırlanan Bakanlık denetim raporunda, söz konusu maden ocağında hiçbir noksanlık bulunmadığının belirtilmesi bunun bariz göstergesidir.

- Eğitim eksikliği,
Eğitim konusunda meslek odaları ile işbirliği yapılması sorunun çözümünü kolaylaştıracaktır.

- İşçi sağlığı alanına yapılacak yatırımların artırılması önem arz etmektedir.

Değerli Katılımcılar,

Bu tespitlerden sonra, çözüm önerileri olarak şunları söyleyebilirim;

- İş güvenliği uzmanlarına iş güvencesi getirilmelidir.

- İş güvenliği uzmanlarının ilgili meslek odalarına üyeliği zorunlu olmalıdır.

- Kamu kurumlarında görev yapan iş güvenliği uzmanlarının ücret sorunu çözülmelidir.

Son olarak, işveren temsilcilerinin yapılan düzenlemelerin maliyetleri artırdığı ve bu nedenle yönetmeliklerin ertelenmesi talepleri konusunda da bir iki şey paylaşmak istiyorum. Sermayenin her şeyi maliyet unsuru olarak görmesi kapitalist sistemin gereğidir ve doğru bulmasam da anlaşılabilir bir durumdur. Bu durumda, Sosyal Devletin devreye girmesi ve zayıfı koruması gerekmektedir. Burada zayıf olan işçidir, emekçidir, mühendistir. Devletin görevi, tüm çalışmalarda bu durumu gözetmektir.