Soma’da hayatını kaybeden madenci aileleri: Nefes aldığımız müddetçe mücadelede kararlıyız

Soma’da 301 madenciye mezar olan facianın üzerinden 19 ay geçmesine rağmen herhangi bir gelişmenin yaşanmamasına madenci yakınları tepki gösterdi. Madenci heykeline karanfil bırakan aileler, basın açıklaması yaptı. Ölen madenci babası İsmail Çolak, "Biz nefes aldığımız müddetçe bu mücadeleyi devam ettirmekte kararlıyız. 301 umudu toprağa gömen, o koşullarda çalışmasına müsaade eden sistem, isyanımızda boğulacak ve tarihe gömülecektir.” dedi.

Soma Ege Linyit İşletmesi (ELİ) önünden yürüyen aileler ‘301’i unutma unutturma, 301’in hesabı sorulacak’ sloganları ile Beşyol Madenci Heykeli önüne gelindi. Heykel önünde ölen madenci aileleri adına basın açıklaması yapan madenci babası İsmail Çolak, şunları kaydetti: “301 madenci katliamının çocuklarımızın katledişini 19. ayı sebebiyle her zaman olduğu gibi yine buradayız. Tam 19 ay önce bugün daha fazla para için gözleri dönmüş patronlar ve onlara göz yuman siyasal iktidar, 301 canımızı bizden kopardı. O gün orada ölenler sadece 301 can değil, 13 Mayıs 2014’te tam kokuşmuş bir sistem ve insanlıkla beraber o madende öldürüldü. 2 gün aynı gömleği giydiği için mağdur olduğunu iddia eden bakanlar, kaza olduktan sonra 24 saat bile geçmemişken başka bir işçi arkadaşımızı tekmeleyen başbakanlık müşavirinden, çocuklarımızın fıtratında ölüm olduğu için öldüğünü söyleyen başbakanlardan hesap soruyoruz. 19 aydır ölüm kokan bu şehirde şehit aileleri olarak çocuklarımızın, eşlerimizin katillerini hak ettiği cezayı almaları için mücadele ediyoruz. Duruşması biten mahkemede gözlerimizin içine bakarak yalan söyleyen çocuklarımızın katillerine sesleniyoruz. Biz nefes aldığımız müddetçe bu mücadeleyi devam ettirmekte kararlıyız. Hak ve hak ettiğiniz cezayı bulana kadar mücadelemiz sürecektir. 19 aydır bir an olsun yılmadık. Umutsuzluğa kapılmadık ve asla da kapılmayacağız. Haklı olduğumuz ve kazanacağımızın bilinciyle, 301 umudu toprağa gömen, çocuklarımızı o koşullarda çalışmasına müsaade eden sistem, isyanımızda boğulacak ve tarihe gömülecektir.” 

Eşini kaybeden madenci eşi Naci Kaya ise 15 Aralık'ta yapılacak olan duruşmayla ilgili bir gelişme beklemediğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: “Yeter ki içerdeki birileri çıkmasın. Ben adalete eskiden beri güvenmiyorum. Bu saatten sonra hiç güvenmiyorum. Belli zaten ne olacağı birkaç tanesini salarlar muhtemelen. Şirket sahibi zaten sırtını devlete dayamış. Hiçbir zaman bizim yanımızda olmadı. Bundan sonra da olacağını da zannetmiyorum bu saatten sonra. Allah büyük ama; bu dünyada adalet yok ama ömür dünyada mutlaka var. Biz kesinlikle davamızın peşindeyiz. Ölmek var, dönmek yok.” (CİHAN)