Mültecilerle dayanışma eylemi : ‘İnsani yaşam koşulları sağlanmalı’

Uzun süredir Suriye başta olmak üzere bölgede devam eden savaş koşulları dolayısıyla Türkiye de bulunan mülteciler ve geri gönderme merkezlerinde kalmak zorunda bırakılanlarla ilgili bir araya gelen hak örgütleri, bugün basın açıklaması yaptı.

İstanbul ‘da Kumkapı Yabancılar Şube Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezi önünde Halkların Köprüsü Derneğinin çağrısı ile düzenlenen basın açıklaması İstanbul Tabip Odası, Toplumsal Afet Platformu, Okmeydanı Yardımlaşma Derneği, Müşterekler ve Tarlabaşı Göçmen Dayanışma Mutfağı adına ortak yapıldı.

Kurum önünde yapılan açıklamada, “Biz halkların kardeşliğine inanıyor ve mültecilerin bu ülkede yalnız olmadığını, var olan kötü muamele ve insan onuruna aykırı uygulamaların son bulması gerektiğini haykırıyoruz.” dedi.

Basın açıklaması sırasında slogan sesini duyan içerideki göçmenler demir tellerle çevrili pencerelere vurarak tepkisini gösterdi. Bir hafta önce koşulları protesto eden göçmenler kaldıkları ikinci kattaki koğuşta bulunan yatak ve yorganları ateşe vermişti.

‘Gardiyanlık anlaşması’

Açıklamada ayrıca, ‘insan hakları hukuku’, ‘mülteci hakları hukuku’nun referans gösterildiği Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasında savaştan kaçanların önüne set çekmenin ‘ucuz’ anlaşması yapıldığı ifade edildi.

Anlaşmanın, insanların yiyecek, sağlık, barınma, eğitim gibi temel ihtiyaçlarının nasıl ve hangi koşullarda sağlanacağı üzerine yapılmadığının vurgulandığı açıklamada, ‘’Yalnızca 3 milyon Avro karşılığında ‘geçişlerinin engellenmesi’ temeli üzerine kurulu.” olduğu belirtildi.

“Mülteciliğin tercih değil, zorunluluk olduğunun” belirtildiği açıklamada, “Bu insanlık ayıbı anlaşmaya rağmen Türkiye’den sınırları zorlayarak Avrupa’ya geçişler sürecektir. Dünden farklı olarak zaten zor ve ölümcül olan bu geçiş macerası, imzalanan bu gardiyanlık anlaşması sebebiyle daha da zorlaşacak ve ölüm sayıları artacaktır.” denildi.

Buna karşın mültecilerin hayatlarının korunması için, “Avrupa Birliği’ni koşulsuz olarak 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne uymaya ve mültecilere sınırlarını açmaya davet ediyoruz.” denildi.

‘Geçici değil, hukuki statü’

Basın açıklamasında, mültecilerin “geçici” olarak adlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiği de belirtildi:

“Öncelikle ‘geçici’ olmayan bir hukuki statünün tanınması ve en asgari yaşam koşullarının insan onuruna yaraşır bir zeminde kurulması zorunludur.”

Açıklamada, Suriyeli mültecilerin insan onuruna yakışır şekilde koşullara sahip olmadığı belirtilirken, “Barınmadan, sağlığa, eğitimden diğer temel insan haklarına dek bir yoksunluklar zinciri ile yalnız bırakılan mültecilere karşı idare, bir devlet sorumluluğu ile davranmalı ve temel ihtiyaçlarını insani koşullarda sağlamalı.” denildi.