Soma davası: Sanık avukatı katliamdan sonra madene inmiş!

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamla ilgili davanın 4’üncü duruşmasının 7’inci oturumunda, tanık işçilerin ifadeleri ile devam edildi. Duruşmada tanıklardan kaynakçı Serkan Aslan, olaydan önce madende sıcaklık artışı olduğunu ve son 3-4 gündür ise elektrik kesintileri yaşandığını belirtirken, bantlardan sorumlu Erkan Kılıç ise sanık Akın Çelik’in avukatlarından Yusuf Koçyiğit’in katliamdan sonra madene indiğini itiraf etti. Sanıklar ve sanık avukatlarının tanıklara yönelttikleri soruların facianın bant yanmasından kaynaklı olabileceği üzerinde yoğunlaşması dikkat çekti. Yine tanıkların ifadeleri katliamın yaşandığı Eynez ocağında güvenliğin ne kadar gözardı edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. 

DİNAMİTTEN HABERİ YOKTU

İlk olarak 1998 yılından beri ocakta bantçı olarak çalışan Erkan Kılıç dinlendi. Kendisinin Emir Usta’dan talimat aldığını kaydeden Kılıç, olay günü anayol 3. bant kuyruğunda temizlik çalışması olduğunu söyledi. O gün kaç kez dinamit atıldığını tam olarak hatırlamadığını belirten Kılıç, ilk olarak lastik kokusu geldiğini söyledi. Kılıç, geri döndüklerinde ise dumanla karşılaştıklarını ifade etti. Kılıç’ın ilk dinamit atımından haberi olmaması dikkat çekerken, 14.00 civarında atıldığını belirten ikinci dinamitte ise emniyetçi bulunmadığını söyledi. Denetim müfettişleri gelmeden önce ocakta temizlik yaptıklarını kaydeden Kılıç, ocakta bir sıcaklık artışı ve havasızlık hissetmediğini de belirtirken, salonda bulunan madenci yakınları “Cehennemde görürsün o zaman” şeklinde tepki gösterdi.

KILIÇ’TAN AVUKAT İTİRAFI

Öte yandan Kılıç ifadesinde bandı yakan faktörün ne olduğunu bilmediğini belirtirken, “Bant yanmaz sürtünmeden kopabilir. Bant tavandan yandı. Ama bandı yakan faktör nedir? Bandın yanmasından o dumanı temin edemezsin. Dinamit atılan bölgede kablo yoktu. Bandın altında atıldı dinamit” dedi. Ayrıca ifadesinde sanık avukatlarından Yusuf Koçyiğit’in de birkaç ay önce madene indiğini de belirten Kılıç, “Yusuf bey de geldi gördü. Motorların boyaları duruyordu üzerinde” dedi. Ayrıca tutuksuz sanıklardan Ümit Şahin’in elektrik konusunda bir sıkıntı olup olmadığını sorması üzerine ise Kılıç, “Orada elektrikte sıkıntı vardı. Ümit bey de biliyordu” dedi.

YANGIN TÜPÜ ALANI YOK

Ardından ifadesi alınan tanık Serkan Aslan ise kendisinin kaynakçı olduğunu, olay günü tertip aldığını ve U3 bölgesine yaklaşık 100-150 metre uzaklıkta 140 ayağın hava girişi redektör altında kaynak yaptığını söyledi. Bu işi bitirdikten sonra 4. banda ek yapmaya gideceklerini kaydeden Aslan, facianın yaşanması nedeniyle gidemediklerini söyledi. Olay anını anlatan Aslan, “14.40- 14.45 suları elektrikler kesildi. İsmail Adalı aşağı doğru gitti. Erkan Kılıç da yanımdan geçiyordu. ‘Ne oldu?’ dedim. Aşağı gelmemi söyledi. Telefonlar ve elektrikler kesikti bant çalışmıyordu” dedi. Ayrıca ocakta son dönemde sıcaklık artışı olduğunu ve yaklaşık 3-4 gündür elektrik kesintileri yaşandığını da belirten Aslan, kendilerinin yangın tüpsüz çalışmasının yasak olduğunu ancak kaynakçılara özel bir yangın tüpü alanı olmadığını da belirti. 

İFADELERDE ÇELİŞKİ

Madenci avukatlarının yangın tüplerinin talimatnamede ayda bir kez gözle, yılda bir kez de dolum kontrollerinin yapılması gerektiğini sorması üzerine ise Aslan, yangın tüplerinin periyodik olarak kontrol edildiğine şahit olmadığı cevabını verdi. Öte yandan olay anında Aslan’la birlikte çalışan Mustafa Köse’nin patlama sesi duyduğunu, Aslan’ın ise duymadığını söylemesi üzerine, mahkeme heyeti Köse’yi tekrar çağırdı. Köse, bu sefer, “Bir patlama duydum, fazla bir ses gelmedi” şeklinde konuştu. Mahkeme ifadelerin ardından duruşmaya ara verdi.

Aileler çelişkili ifadelerle ilgili, “Güler misin ağlar mısın. git gel git gel, bu mahkeme bitmez” yorumunu yaparken, ailelerin avukatları da “Sıkıntı yok, olumlu gidiyor. Bunlar onların kayıp kaynakçıları idi. Ama düşündükleri gibi olmadı” dediler.