Sömürünün en ağır biçimlerinden biri: Çocuk işçilik...

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 2015 raporuna göre dünyada yaşları 5 ila 14 arasında 120 milyon çocuk işçi var. Kız ve erkek çocukların sayısıysa neredeyse birbirine eşit. Çocuk işçi çalıştırmada Pasifik Asya çocuk işçi oranında başı çekiyor. 650 milyon çocuk işçinin yüzde 18.8'i bu bölgede yer alıyor.

Çocuk işçiliği yaratan ve derinleştiren ise hiç kuşku yok ki kapitalist sömürü düzeni. Servet-sefalet kutuplaşmasının her geçen gün derinleştiği dünyamızda çocuklar çalışmak ya da çalıştırılmak zorunda kalıyorlar. Dünyadaki çocuk işçiliğinin %90'ı Afrika ve Asya kıtasında yoğunlaşması ise tesadüf değil. Bu bölgeler sadece çocuk işçilik oranları açısından değil ucuz işgücü maliyetleri nedeniyle kapitalist tekeller için cennet konumunda.

Dünya genelinde çocuk işçilerin % 60’ı yani 129 milyonu ise tarım sektöründe. Tarım sektörü meslek hastalıkları ve iş cinayetleri açısından en tehlikeli sektörlerden biri.

Türkiye 2012 verilerine göre 2006 yılından bu yana çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin en yaygın olduğu ücretsiz aile işçisi çocuk işçilerin, toplam çocuk işçiler içerisindeki oranı % 41’den % 46’ya, sayısı ise 362 binden 413 bine yükseldi. Yine aynı kapsamda değerlendirilen tarım sektöründe çalışan çocukların sayısı da 73 bin kişi artış göstererek 326 binden 399 bine, toplam çocuk işçilere oran ise % 37’den % 45’e ulaştı.

Tarımda çalışan çocuklar, tarımdaki istihdam artışının % 66’sının ve ücretsiz aile işçilerindeki artışın % 90’ını 6-14 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Toplamda da çocuk işçiliğinin artmasına neden olan 6-14 yaş çocuk işçilerin sayısındaki artış.


Sömürü çarklarında çocuk işçiler
Türkiye'de de durum dünya genelinden özellikle de Asya ülkelerinden farklı değil. Türkiye'de 1 milyon civarında çocuk işçi var. Bölgede derinleşen iç savaşla beraber gün geçtikçe artan göçmen sayısıyla beraber çocuk işçilerin sayısı da katlanarak artıyor. Bu durum kapitalistler için de eşsiz fırsatlar sunuyor. Sigortasız, asgari ücretin altında düşük ücretlerle çalıştırma yaygınlaşıyor.

Türkiye’de iş cinayetlerinde başı çeken maden, inşaat, enerji gibi işkollarında her yıl yüzlerce işçi kapitalist sömürünün çarklarında can verirken çocuk işçiler de işçi katliamlarında yaşamını yitiriyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Mayıs 2015 iş cinayetleri raporuna göre geçtiğimiz ay içerisinde iş cinayetlerinde can veren en az 161 işçiden 7’si çocuktu.

Diyarbakır’dan Sivas’a gelen 9 yaşındaki mevsimlik işçi Aysel Gezici, babasıyla Hasbey Köyü’nün hayvanlarını otlatırken yıldırım çarptı.

14 yaşındaki tarım işçisi Mehmet Kizir Mersin’de pat pat sürerken devrilen araçla savruldu.

Adana’da mevsimlik tarım işçiliği yapan 17 yaşındaki Basil Ali kanala düşüp boğuldu.

Urfa’dan ailesiyle Kayseri’ye patates dikimi için gelen 7 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Songül Evran’a otomobil çarptı.

14 yaşındaki çoban Salih Sak Şırnak’ta koyun otlatırken kayalıklardan düştü.

Nakliye işçileri 16 yaşındaki Malik Şahingöz ve 13 yaşındaki Mustafa Şahingöz Kayseri’den Trabzon’a eşya götürüp geri dönerken şirkete ait kamyon devrildi.


2014: En az 54 ölüm
İSİG Meclisi’nin raporuna göre, 2014 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren 1886 işçinin 54’ü çocuk işçi. 2014 yılında ölen işçilerin yüzde 3,4’ü çocuk işçilerden oluştu. Yani can veren her 30 işçiden birisi yoksulluktan dolayı çalışan çocuk işçiler. Çocuk işçiler güvencesiz işçi havuzunun önemli bir kaynağı.

 
2013: 59 çocuk işçi katledildi
Yine, İSİG Meclisi’nin raporuna göre, 2013 yılında yaşamını yitiren 1235 işçinin 59’u çocuk işçi. Ölen işçilerin 25’i tarım sektöründe çalışırken iş cinayetlerine kurban gitti.

14 Mart 2013 tarihinde Adana’da haftalığı 100 TL’ye çalıştığı fabrikada kafası pres makinesine sıkışarak ölen 13 yaşındaki çocuk işçi Ahmet Yıldız da bu çocuklar arasındaydı.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşından küçük her birey çocuk kabul ediliyor. Buna rağmen Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise 15 yaşın altındaki çalışanları çocuk işçi, 15-24 yaş grubunu genç işçi olarak kabul ediyor.