Bana kimse ‘Maske takmalısın’ demedi

Kot fabrikasında silikozis hastalığına yakalanan ilk kadın olan Sevilay Savuci, kesilen nefesi için oksijen desteğine ihtiyaç duyduğunu, ancak yoksulluktan alamadığını söylüyor.

Türkiye’de kot kumlamada çalışan bazı işçilerin yaşamını yitirmesiyle adını duyuran silikozis, dünyada ilk kez Türkiye’de can aldı. Resmi verilere göre 2005’ten bu yana 73 işçi silikozis nedeniyle hayatını kaybetti. Kot kumlamacılığı 2009’da yasaklansa da tahminlere göre bu tip sektörlerde çalıştığı için hastalığa yakalanan Türkiye’de yaklaşık 2 bin hasta var. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre ise her yıl 200-300 arasında yeni silikozis teşhisi konuluyor. Sevilay Savuci, (48) Türkiye’deki binlerce silikozis hastasından sadece biri. Onu farklı kılan ise, silikozis teşhisi konulan ilk kadın hasta olması. Erzurum’da lise 2’nci sınıf öğrencisi oğluyla birlikte yaşayan Savuci, 20 yıl önce Erzincan’da bir kot taşlama atölyesinde taşlama işlemine gitmeden önce kotların kalite kontrol yapıldığı bölümde çalışıyordu. Hastalığını öğrendiğinde büyük şok yaşadığını belirten Savuci, “5 yıl önce şiddetli öksürük sorunu yaşıyordum. Doktora gittim. Akciğerlerimin filmi çekildi. Doktorum hiç kot taşlama işinde çalışıp çalışmadığımı sordu. O an dünya başıma yıkıldı” diyor.
 
‘Ağzımdan boya geliyordu’
 
Savuci, doğrudan kot kumlama işleminde çalışmadığını belirterek “Benim çalıştığım atölyede kotlar boyadan çıktıktan sonra biz işlem yapardık. O dönem yoğun kot boyasına maruz kalıyorduk. Öksürdüğümde ağzımdan ve burnumdan boyanın geldiğini hissediyordum. Doktorum silikozis olmamı buna bağlıyor” diyor. Hastalığı nedeniyle yoğun nefes problemleri yaşadığını kaydeden Savuci, “Artık çalışmam mümkün değil. O zaman bize kimse maske takmamız gerektiğini söylemiyordu. İş yerimizde kimsede maske yoktu. sağlık kontrollerinden geçirilmiyorduk. Sigortamı bile iki yıl sonra gelen müfettişlere karşı eksik belge olmasın diye yapmışlardı” ifadelerini kullanıyor.
Savuci, hastalığına ilişkin ciddi bir tedavi olmadığını belirterek “Nefes açıcı bir spreyim ve bir alerji ilacım var. Bu ilaçlarla geçiştirmeye çalışıyorum. Ayda bir kez kontrollere giderek tedavi sürecim sürüyor. Özellikle yaz aylarında oksijen tüpüne ihtiyacım oluyor ancak onun maliyetini karşılayacak ekonomik gücüm yok. Kuru havada dışarı çıkmıyorum. Hastalığa kendimi bırakmadım ama hayatım çok değişti” diyor.

Mesleğini sorunca ortaya çıktı

Savuci’ye silikozis teşhisi koyan ve tedavi sürecini yürüten Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalık ABD’ndan Prof. Dr. Metin Güner, “Sevilay hanım Türkiye’de silikozis teşkisi konulan binlerce hastadan ilk kadın olanı. İş kazaları Türkiye’de kanayan bir yara ancak meslek hastalıkları da yadsınamaz bir olgu. Burada hekimlere ciddi görevler düşüyor. Sevilay hanım bize gelene kadar pek çok kez doktora gitmiş. Bizim farklı olarak yaptığımız tek şey kendisine mesleğini sormamız oldu. Kot fabrikasında çalıştığını öğrenince teşhis netleşti” diye konuştu.