Sendikalar yasa tasarısı, ulusal istihdam stratejisi belgesi, iş sağlığı ve güvenliği yasa tasarıları hızla hazırlanıyor ve önümüze bir bütün olarak geliyor. Her biri, şu an yaşanan sorunları olduğundan da büyütüyor ve bunları çözme iddiasıyla bambaşka bir işçi/çalışan cehennemine adımımızı atmamızı talep ediyor. İş cinayeti ve meslek hastalığına itiraz edecek gibi olanları, işsizlikle tehdit ediyor. İşsizlere ise ancak masraflarını kendi cebinden karşılamaları yoluyla iş “veriyor”. İşçilerin meslek eğitimi, sağlıklılık belgeleri ile sertifikalarını daha işe başvururken satın aldığı yetmezmiş gibi, ilk maaşından itibaren fona devredilen işsizlik ödeneğine, fona devredilmesi tasarlanan kıdem tazminatına ve iş kazası sigortasına da katkı yapması bekleniyor. Yeter ki sermayedar üzerindeki “işçilik maliyetleri” azalsın, istihdam artsın. Zira, istihdam bunca zahmete rağmen artmıyor. Sermaye, aynı miktar işçi ile daha çok iş yaptırıp daha çok verim elde ediyor, daha çok kazanç sağlıyor. Bu kadar uzun, yoğun çalışma ile işçilerin sağlığı ve güvenliğini maliyet olarak gören yaklaşım olağanlaştıkça, piyasadan satın alınabilir hizmetler halini aldıkça, devletin kendisi de hem taşeronluk hem de performans yönetimi yoluyla sürece ayak uydurdukça iş cinayetlerinin artması da gözle görülür hale geliyor.

Güvencesizliği gözler önüne seren en basit görüntü yaşanan iş cinayetleri, yaralanmaları ve meslek hastalıklarıdır. Sadece Eylül ayında basından derlediğimiz verilere göre kadın, erkek ve çocuk en az 59 işçi ‘can’ını kaybetti, 619 işçi yaralandı. Meslek hastalıklarında yaşanan vahametin tespiti ise çok daha zordur. Zira sadece 2 işçinin meslek hastalığına yakalandığını basından öğrendik ki bu durum buzdağının görünen yüzü bile olmamaktadır.

Tekil olarak sektörlere bakacak olursak;

Madenlerde basına 4 ölüm, 4 yaralanma yansıdı, yaralananlardan biri altın madeninde çalışan mühendis… Belediyede çalışan kanalizasyon işçilerinden 4’ü göçük altında kalarak, 2 belediye işçisi ise trafik kazasında olmak üzere toplam 6 işçi öldü, 2 işçi yaralandı… Enerji sektöründe inşaat halindeki barajlarda 5 işçi öldü ve 2 işçi yaralandı… İnşaat sektöründe ise 52 işçinin yaralanma ve 17 işçinin hayatını kaybetme haberi basına yansıdı… Gıdada 1 işçi yaralandı, 1 işçi hayatını kaybetti… Ağaç sektöründe 1 ölüm ve 4 yaralanma basına yansıdı… Bu arada canından olan, zehirlenen ve yaralanan metal, gıda, maden, enerji, belediye işçileri arasında hiç kadın işçi olmadığını öğrendik!...

Tarım-ormanda 79 işçi trafik kazasında yaralandı veya zehirlendi, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşmak üzere ve 2 kadın, 2 çocuk ve 1 erkek tarım işçisi hayatını kaybetti… Tekstilde 1 kadın işçinin mobbing vakası basına yansıdı; 2 ölüm ve 29 yaralanma yaşandı. Hayatını kaybedenler erkek işçilerken, yaralananlardan 16’sı kadın işçi, 13’ü erkek işçi… Eğitimde ise işsiz bir kadın öğretmen adayı intihar etti...

Nakliyat sektöründe 1 ölümlü kaza yaşandı... Havalimanında bir kadın güvenlik görevlisi kaza geçirdi... Konaklama sektöründe trafik kazası yoluyla 18 işçi yaralandı ve 1 işçi öldü... Metal sektöründe 6 işçi yaralandı, bu kazalardan biri sırasında yangın söndürmek için fabrikada çalışan itfaiye erlerinden 2’si de yaralandı... Çimento-cam sektöründe 2 ölüm, 8 yaralanma haberi basına yansıdı…

Tersane-gemi sökümde 1 işçi hayatını kaybetti, gemi inşa ve tamirde ise meslek hastalığına yakalanan 2 işçinin yanı sıra işitme kaybı sorunu basına yansıdı... Sağlıkta ise diş teknisyenlerinin 2’sinin silikozis hastalığına yakalanması sanırım bizim gibi konuyla ilgilenenler dışındaki medyayı şaşırtmamış ki yine basında haber değeri taşımadı... Sektörü belirlenemeyen iş kazası haberlerinde ise 27 yaralı ve 8 ölüm söz konusu...

Kimya sektörü alarm veriyor
İş cinayetlerinin oldukça sık yaşandığı alanlardan birisi kimya sektörüdür. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak yaptığımız basın taramalarına göre 2010 yılında 9’u zehirlenme, 2’si servis kazası ve 1’i yüksekten düşme olmak üzere en az 12 işçi ‘can’ını hayatını kaybetti. 2011 yılının ilk dokuz ayında ise ‘can’ kaybı 20’si patlama, 3’ü yanma ve 1’i ezilme olmak üzere en az 24’e ulaştı. Eylül ayında ise en az 2 ‘can’ kaybı ve 382 yaralanma yaşandı. Sektördeki iş cinayetleri her geçen gün artarken İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Adana çevresinde yoğunlaştı.

Açıklamamıza Kimya Mühendisleri Odası’nın giderek artan iş cinayetleri değerlendirmesi ile devam ediyoruz…

Gerek depolama gerek üretme gerekse hammadde olarak kullanımıyla kimyasallar sanayinin hemen her noktasında bulunmaktadır. Bu kimyasalların yönetimi doğru olarak gerçekleştirilemezse yangın, patlama, zehirlenme, çevre kirlenmesi ve/veya meslek hastalıklarına sebep olabilir, olmaktadır.

Son birkaç haftada yaşanan iş cinayetleri bile durumu özetler niteliktedir. Ardı ardına yaşanan patlamaların kimya sektöründe ve organize sanayi bölgelerinde olmaları dikkat çekici bir durumdur. Kimya Mühendisleri Odası olarak her zaman sanayinin düzenli ve kontrollü bir şekilde organize sanayi bölgelerinde sürdürülmesi gerektiğini söyledik; fakat yaşanan olaylar güncel organize sanayi bölgelerinin ne kadar yetersiz olduğunu gözler önüne sermektedir.

Yerel yönetimlerin yeterli bilgi sağlamaması bir yandan da üretilen, taşınan, tüketilen kimyasalların miktarıyla ilgili verilerin toplandığı merkezi bir kurum olmamasından da kaynaklı olarak sektörel üretimin dağılımını net olarak bilmemiz mümkün değildir. Yaptığımız araştırmalar sonucunda elde edilen kısıtlı veriler bile riskin boyutlarını anlatmaktadır. 

Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu noktadaki eksiklik patlama ve yangınlarda müdahalede bulunan itfaiye emekçilerinin de yaralanması, zarar görmesi ile bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Bizler, emek ve meslek örgütleri olarak bilgi birikimimizi her zaman halktan yana halk için kullandık ve kullanmaya devam edeceğiz.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yapılacak düzenlemelerle ilgili olarak, emek ve meslek örgütleri karar süreçlerinde bulunmalıdır. Unutulmamalıdır ki, düzenlemeler insan odaklı değil kar odaklı olduğu sürece iş cinayetlerinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır.

Bu ay Tuzla Patlaması, OSTİM ve Davutpaşa patlamalarını bizlere hatırlattı. Fakat konunun uzmanı olan temsilcilerden oluşturduğumuz Tuzla İnceleme Heyeti ile patlama alanına gittiğimizde engellendik. Şeffaflıktan kaçılmasının ardındaki sebepler nelerdir?

Davutpaşa’da, OSTİM’de, Tuzla’da hayatlarını kaybetmiş olan arkadaşlarımız için ve daha birçok yerde esnek, güvencesiz ve sağlıksız çalıştırılan bizler, tüm örgütlülüğümüzle yaşanan cinayetlerin takipçisi olacağımızı bildiriyor ve toplumun tüm kesimlerini “ölümlere dur” demeye çağırıyoruz.

Kaza, kader değil yaşananlar katliam!

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi


Kaza, kader değil, yaşananlar katliam

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2011 Eylül ayı iş kazaları raporunu Kadıköy İskele Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirerek kamuoyuna duyurdu. İSİG adına Kimya Mühendisleri Odası’ndan Ercan Zincir’in yaptı. Güvencesizleştirmenin en gözle görünür ifadelerinin yaşanan iş cinayetlerinde ortaya çıktığını belirten Zincir, Eylül ayı içerisinde İSİG’in basından takip ettiği kadarıyla Türkiye’de meydana gelen iş kazalarında 59 işçi hayatını kaybetti; 619 işçi de yaralandı. 
 
İSİG’in hazırladığı rapora göre, biri altın madeninde olmak üzere 4 işçi madenlerde yaşamını yitirirken 4 işçi de yaralandı. 6 belediye işçisi hayatını kaybederken 2 belediye işçisi yaralandı. İnşaat halindeki barajlarda 5 işçi öldü 2 işçi yaralandı. Baraj dışındaki inşaatlarda meydana gelen kazalarda ise 17 işçi hayatını kaybederken 52 işçi de yaralandı. Gıda işkolunda 1 işçi yaşamını yitirdi. Ağaç sektöründe 1 ölüm ve 4 yaralanma olayı basına yansıdı. 2’si kadın, 2’si çocuk 5 mevsimlik tarım işçisi hayatını kaybederken büyük çoğunluğu trafik kazalarında olmak üzere 79 işçi de yaralandı. Tekstil sektöründe 2 ölüm ve 29 yaralanma basına yansıdı. Nakliyatta bir işçi ölürken konaklama sektöründe 18 işçi yaralandı. Sivil havacılık işkolunda bir yaralanma olayı yaşanırken cam ve çimento iş kolunda da 2 işçi öldü; 8 işçi yaralandı. Tersanelerde yaşanan iş kazalarında 1 işçi hayatını kaybetti. 2 diş teknisyeni silikozis sebebiyle hayatını kaybederken tersanelerdeki ağır çalışma koşullarından dolayı iki işçinin işitme kaybına uğradığı tespit edildi. Sektörü belirli olmayan iş kazalarında ise 8 ölüm ile 27 yaralanma yaşandı. 
 
İSİG, bu ay hazırladığı raporda kimya sektöründe yaşanan iş cinayetlerini öne çıkardı. Eylül ayında meydana gelen Tuzla’daki patlamanın daha önceki OSTİM ve Davutpaşa patlamalarını hatırlattığına değinen İSİG, kimya alanında yaşanan güvencesizleştirmenin iş cinayetlerine davetiye çıkardığını söyledi. 

İSİG, herkesi ölümlere “dur” demeye çağırdı ve basın açıklamasını “Kaza, kader değil, yaşananlar katliam” diyerek sonlandırdı.

Sendika.Org 
“Kaza, kader değil iş cinayeti!”
 
 
 
Çeşitli emek ve meslek örgütlerinin yanısıra işçiler, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, gazeteciler, avukatlar ve iş müfettişlerinin de içerisinde yer aldığı İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2 Ekim Pazar günü Kadıköy İskele Meydanı gerçekleştirdiği basın açıklaması ile Eylül ayına ilişkin iş kazası ve meslek hastalıkları raporunu duyurdu.
 
19 Eylül’de Tuzla’da gerçekleşen patlama ve olay yerine gidip inceleme girişimlerinde bulunulması vesilesiyle kimya sektörü Eylül ayı değerlendirmesinin eksenini oluşturdu. Meclis, meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıkları bilgilerini bundan sonra aylık raporlar halinde basın ve kamuoyuyla paylaşacak.
 
59 işçi yöldü, 619 işçi yaralandı
Öğle saatlerinde Kadıköy İskelesi'nde yapılan basın açıklamasına DİSK, Limter-İş, Deri-İş, Enerji-Sen, Sine Sen ve Birleşik Metal-İş sendikalarından uzmanlar ve yöneticiler, İstanbul Tabip Odası, Kimya, Elektrik ve Makine Mühendisleri odalarından üyeler, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) yöneticileri ile akademisyenler de katıldılar.
 
Meclis adına açıklamayı okuyan Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şube Yönetim Kurulu üyesi Ercan Zincir, Eylül ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Dünya İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi'nde konuşan Tayyip Erdoğan'ın söylemlerinin samimi olmadığını ifade etti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sermaye aynı miktar işçi ile daha çok iş yaptırıp daha çok verim elde ediyor, daha çok kazanç sağlıyor. Bu kadar uzun, yoğun çalışma ile işçilerin sağlığı ve güvenliğini maliyet olarak gören yaklaşım olağanlaştıkça, piyasadan satın alınabilir hizmetler halini aldıkça, devletin kendisi de hem taşeronluk hem de performans yönetimi yoluyla sürece ayak uydurdukça iş cinayetlerinin artması da gözle görülür hale geliyor”.
Açıklamada, Eylül ayında yaşanan iş kazalarına ve meslek hastalıklarına ilişkin veriler paylaşıldı. Buna göre, geçtiğimiz ay içerisinde kadın, erkek ve çocuk en az 59 işçi yaşamını yitirdi, 619 işçi de yaralandı.
 
Kimya sektörü alarm veriyor
Çeşitli sektörlere ait iş kazaları verilerinin de paylaşıldığı açıklamada kimya sektöründe yaşanan iş kazaları ve cinayetlerine ilişkin bilgiler de verildi. Buna göre, 2010 yılında 9'u zehirlenme, 2'si servis kazası ve 1'i yüksekten düşme olmak üzere en az 12 işçi hayatını kaybetti. 2011 yılının ilk dokuz ayında ise can kaybı 20'si patlama, 3'ü yanma ve 1'i ezilme olmak üzere en az 24'e ulaştı. Eylül ayında ise en az 2 can kaybı ve 382 yaralanma yaşandı. Sektördeki iş cinayetleri her geçen gün artarken İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Adana çevresinde yoğunlaştı.
 
Kimya Mühendisleri Odası'nın iş cinayetlerine ilişkin değerlendirmesiyle devam eden açıklamada, kimyasalların yönetiminin doğru olarak gerçekleştirilmediği koşullarda yangın, patlama, zehirlenme, çevre kirlenmesi ve/veya meslek hastalıklarına sebep olabileceği ifade edildi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yapılacak düzenlemelerle ilgili olarak, emek ve meslek örgütlerinin karar süreçlerinde bulunmaları gerektiğine değinilen açıklamada bu ay Tuzla'da yaşanan patlamanın, OSTİM ve Davutpaşa patlamalarını hatırlattığına dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, konunun uzmanı olan temsilcilerden oluşan Tuzla İnceleme Heyeti'nin fabrikaya girişinin engellendiği de belirtildi. Basın açıklaması şu sözlerle sona erdi: “Davutpaşa'da, OSTİM'de, Tuzla'da hayatlarını kaybetmiş olan arkadaşlarımız için ve daha birçok yerde esnek, güvencesiz ve sağlıksız çalıştırılan bizler, tüm örgütlülüğümüzle yaşanan cinayetlerin takipçisi olacağımızı bildiriyor ve toplumun tüm kesimlerini “ölümlere dur” demeye çağırıyoruz”

“Eylem boyunca “İnsanca çalışmak istiyoruz!”, “Kaza, kader değil iş cinayeti!”, “Tuzla/ Davutpaşa/ OSTİM bir daha asla!” sloganları atıldı.
 
Kızıl Bayrak

59 kişi iş kazalarında öldü
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin Eylül ayı raporuna göre, en az 59 kişi iş kazalarında öldü, 619 kişi yaralandı.
 
 
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Eylül ayında yaşanan kazalara ilişkin rapor açıkladı. Kadıköy İskele Meydanı'nda bir araya gelen meclis üyeleri, "Güvenli çalışma, güveceli gelecek" ve "Kaza, kader değil, iş cinayeti" sloganlarını attı.
 
Meclis adına açıklama yapan Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyesi Ercan Zincir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nda iş kazalarına ilişkin yeterli bilgilerin bulunmadığını belirterek, raporu basına yansıyan haberlerden hazırladıklarını söyledi.
 
Eylül ayında en az 59 kişinin yaşamını yitirdiğini, 619 kişinin de yaralandığını belirten Zincir sektörlere ilişkin şu bilgileri verdi:
"Madenlerde, 4 ölüm, 4 yaralanma.
Belediyelerin kanalizasyon işlerinde çalışan 4 işçi göçük altında kaldı, 2 işçi trafik kazasında yaşamını yitirdi, 2'si yaralandı.
Enerji sektöründe inşaat halindeki barajlarda 5 işçi öldü, 2 işçi yaralandı.
İnşaat sektöründe 17 işçi öldü, 52 işçi yaralandı.
Kadın işçilerin ölümü en çok, tarım ve orman iş kolunda yaşanıyor. Bu iş kolunda 79 işçi trafik kazasında yaralandı. 2 kadın, 2 çocuk ve 1 erkek tarım işçisi öldü.
Tekstil kolunda 2 işçi öldü, 29 işçi yaralandı.
Eğitimde bir kadın öğretmen intihar etti.
Konaklama sektöründe 18 işçi, metal sektöründe 6 işçi yaralandı, birer işçi öldü. 
En çok ölümlerin yaşandığı gemi ve tersane sektöründe Eylül ayında düşüş var. 1 işçi öldü, 2 işçi işitme kaybına uğradı. Ancak, bu düşüş gerçek durumu yansıtmıyor.
 
Kimya sektörü alarm veriyor, en çok bu sektörde kazalar yaşanıyor. 2011 yılının ilk 9 ayında 20'si patlamada 24 kişi öldü. Eylül ayında 2 kişi yaşamını yitirirken, 382 yaralandı. Eylül ayında Tuzla'da meydana gelen patlama, bize OSTİM ve Davutpaşa'yı anımsattı. Olayın ardından bir heyet olarak Tuzla'ya gittik ancak kaza bölgesine giremedik." Meslek hastalarının tespitinin daha da zor olduğuna dikkat çeken Zincir, "2 işçinin, meslek hastalığına yakalandığını basından öğrendik. Ancak bu buzdağının görünen yüzü" dedi. Ercan Zincir, iş kazalarına ilişkin aylık raporları her ay açıklamaya devam edeceklerini, gerçek tabloyu halkın gözleri önüne sereceklerini söyledi.
 
Etkin Haber Ajansı 

Kaza, kader değil; yaşananlar katliam!

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2 Ekim’de Kadıköy İskele Meydanı’nda, hazırladığı aylık değerlendirmeyi açıkladı. “İnsanca çalışmak istiyoruz!”, “Kaza, kader değil iş cinayeti!”, “Tuzla/ Davutpaşa/ OSTİM bir daha asla!” sloganlarının öne çıktığı basın açıklamasına DİSK, Limter-İş, Deri-İş, Enerji-Sen, Sine Sen ve Birleşik Metal-İş sendikalarından uzmanlar ve yöneticiler, İstanbul Tabip Odası, Kimya, Elektrik ve Makine Mühendisleri odalarından üyeler, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası yöneticileri ile akademisyenler de katıldılar. 

Devrimci Proletarya (Kısaltılmıştır)


Eylül ayında 59 işçi iş kazalarında öldü, 619 işçi ise yaralandı


 
 İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin çeşitli sektörlere yönelik hazırladığı iş kazaları ve cinayetleri raporuna göre Eylül ayı içerisinde 59 işçi iş kazasında hayatını kaybederken 619 işçi de yaralandı. 

Kadıköy iskele meydanında bir araya gelen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyeleri adına raporu Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyesi Ercan Zincir açıkladı. Basına yansıyan iş kazaları ve ölümleri rakamlarında bir çarpıtma olduğunu belirten Zincir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı rakamlarının da gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.
 
Zincir’in açıkladığı rapora göre sektörlere göre meydana gelen ve yaralanma ve ölüme yol açan olaylar şöyle:
 
"Maden sektöründe, 4 ölüm, 4 yaralanma, belediyelerin kanalizasyon işlerinde çalışan 4 işçi göçük altında kaldı, 2 işçi trafik kazasında yaşamını yitirdi, 2 işçi ise yaralandı. Enerji sektöründe inşaat halindeki barajlarda 5 işçi öldü, 2 işçi yaralandı. İnşaat sektöründe 17 işçi öldü, 52 işçi yaralandı. Tekstil kolunda 2 işçi öldü, 29 işçi yaralandı. Konaklama sektöründe 18 işçi, metal sektöründe 6 işçi yaralandı, birer işçi öldü. En çok ölümlerin yaşandığı gemi ve tersane sektöründe eylül ayı içerisinde 1 işçi öldü, 2 işçi işitme kaybı yaşadı.
 
İş kazaları en çok kimya sektöründe
 En fazla iş kazasının kimya sektöründe yaşandığını vurgulayan Zincir, “2011 yılının ilk 9 ayında 20'si patlamada, 3'ü yangında, 1'i de ezilerek en az 24 kişi ölürken, sadece Eylül ayı içerisinde 2 kişi öldü, 382 kişi ağır ve hafif şekilde yaralandı” diye konuştu.
 
Kadın iş kazaları tarım ve orman iş kolu ağırlıklı
 Kadın iş cinayetlerinin ise özellikle mevsimlik işçi olarak mecbur kaldıkları tarım ve orman iş kolunda yaşandığını belirten Zincir, bu iş kolunda 79 işçinin trafik kazasında yaralandığını, 2 kadın ve 2 çocuk işçinin ise, iş kazalarında hayatını kaybettiğini söyledi. Çeşitli meslek hastalıklarına yakalanmış iki işçinin tespit edildiği açıklanırken, bu ay bir işsiz kadın öğretmenin de intihar ettiği vurgulandı.
 
Tuzla’da bir şeyler gizleniyor
 İşçi sağlığı ve iş güvenliği için Tuzla’da meydana gelen patlamanın olduğu bölgede çalışma yapmak istediklerini ancak engellendiklerini belirten Zincir, olayda bir şeylerin gizlenmek istendiğini ifade etti. 
 
 

Sol

 
İSİG: “Kaza kader değil iş cinayeti” 
 
Gündemde olan sendikalar yasa tasarısı, ulusal istihdam stratejisi belgesi, iş sağlığı ve güvenliği yasa tasarıları işçi ve emekçilerin çalışma yaşamını yeniden düzenleyecek. İşçi ve emekçilerin birçok kazanılmış haklarını ortadan kaldıracak olan bu yasalar, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında da çalışanlar açısından daha kötü şartlara maruz kalmalarına neden olacak.

Yeni yasa tasarısının yürürlüğe girmesi halinde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda var olan sorunlara yenilerinin ekleneceğine dikkat çekmek üzere İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 02 Ekim günü saat 12.30’da Kadıköy İskele Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenledi. “Kaza Kader Değil İş Cinayeti”, “İnsanca Çalışma İstiyoruz”, “Tuzla, Bir Daha Asla”, “Davutpaşa, Bir Daha Asla” sloganlarının atıldığı basın açıklamasında ilk konuşmayı Makine Mühendisleri Odası’ndan Ertuğrul Bilir yaptı.

Yeni yasa tasarılarına değinerek yaşanmakta olan iş kazalarına ve iş kollarında iş güvenliği açısından yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bir çok işkolunda yetersiz olan işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin yerine getirilmemesi, bunun denetlenmemesi nedeniyle işçilerin yaşamına mal olan iş kazaları ve meslek hastalıkları ile karşı karşıya olunduğunu ifade etti. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak bu konuya dikkat çekmelerine rağmen yapılan uyarıların dikkate alınmaması nedeniyle önlebilir iş kazalarında birçok işçinin yaşamına yitirmeye devam ettiğini belirtti. Konuya ilişkin çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Ertuğrul Bilir, kamuoyunun da bilgilenmesi ve iş kazası denilen iş cinayetlerine ve meslek hastalıklarına karşı duyarlılık gösterilmesi açısından Eylül ayında işkollarında yaşanan işçi kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin raporu açıklayacaklarını belirtti.

Kimya Mühendisleri Odasından Ercan Zincir ise Eylül ayında ülkemizde Dünya işçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi yapıldığını, Kongrede konuşan Başbakan Erdoğan insan hayatına önem verdiklerini, yasaları düzenlerken işçi sağlığını temel aldıklarını hatırlatarak, hali hazırda varolan yasalarla dahi işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamada yeterli düzeyde değilken hazırlanmakta olan yasa tasarıları sonrasında hayata geçecek olan yasalarla işçi sağlığı ve iş güvenliğinin daha da sorunlu hale geleceğini belirtti.

Düzenlenmekte olan yeni yasalarla yeni bir işçi/çalışan cehennemi yaratılmaya hazırlanıldığını söyleyen Zincir, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarına itiraz edecek gibi olanların işsizlikle tehdit edildiklerini, işsizlere ise iş kazaları ve meslek hastalıkları durumunda masraflarını kendi cebinden karşılanmak koşuluyla iş verildiğini vurguladı. Sermayenin işçi sağlığı v iş güvenliğini maliyet olarak gören yaklaşımına değinerek çeşitli iş kollarında yaşanan iş cinayetleri ve meslek hastalıklarından basın yansıyan verileri açıkladı. Sadece basına yansıyan rakamlara göre sadece bu yılın Eylül ayında 59 işçinin yaşamını yitirirken 619 işçinin yaralandığına dikkat çekti.

Basına yansıyan iş cinayetleri ve iş kazaları ise şöyle:

Maden; 4 ölüm, 4 yaralanma, Belediye Kanalizasyon; 6 ölüm, 2 yaralanma, Enerji-inşaat; 5 ölüm, 2 yaralanma, İnşaat;17 ölüm,52 yaralanma, Gıda; 1 ölüm, 1 yaralanma, Ağaç; 1 ölüm, 4 yaralanma, Tarım-Orman; 5 ölüm (2’si çocuk) 79 yaralanma, Tekstil, 2 ölüm 29 yaralanma, Nakliyat; 1 ölüm, Hava hizmetleri; 1 ölüm 19 yaralanma, Metal; 6 ölüm, 2 yaralanma, Çimento-Cam; 2 ölüm, 8 yaralanma, Tersane: 1 ölüm, 2 yaralanma, Sağlık; 2 meslek hastalığı, Kimya; 2 ölüm 382 yaralanma; Sektörü belirlenemeyen işkolları; 8 ölüm, 27 yaralanma.

Kimya Mühendisleri Odası olarak yaptıkları araştırmada kimya sektöründe yerel yönetimlerin yeterli bilgi sağlamaması, üretilen, taşınan ve tüketilen kimyasalların miktarıyla ilgili verilerin toplandığı merkezi bir kurumun bulunmaması nedeniyle sektörel üretimin dağılımının da belirlenemediğine dikkat çeken Ercan Zincir gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının hızla arttığını vurguladı. Tuzla, Davutpaşa, OSTİM patlamalarını hatırlatarak, Tuzla İnceleme Heyetinin patlama alanına girmesinin engellendiğini belirtti.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak esnek, güvencesiz, sağlıksız çalıştırılmaya, yaşanan iş cinayetlerinin takipçisi olacakları belirten Zincir, toplumun tüm kesimlerini “ölümlere dur” deme çağrısında bulundu.

  

  

 

Mücadele Birliği 


Eylülde iş kazalarında 59 işçi öldü, 619 işçi yaralandı

İSTANBUL İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin eylül ayına ilişkin raporlaştırdığı çeşitli sektörlere ait iş kazaları ve iş cinayetleri istatistikleri, işçilerin hayatlarının pamuk ipliğine bağlı olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, ay içerisinde 59 işçi “iş cinayetleri”nden dolayı hayatını kaybederken, 619 işçi ise yaralandı.
 
Çeşitli sektörlere ait iş kazaları ve iş cinayetleri istatistik halinde her ay raporlaştıran İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, eylül ayına ilişkin toplanan verileri Kadıköy İskele Meydanında yapılan açıklama ile kamuoyu ile paylaştı. Açıklamalarında açtıkları “OSTİM, Tuzla, Davutpaşa bir daha asla. Kaza kader değil, iş cinayeti” pankartı açan Meclis üyeleri, taleplerini de attıkları “Güvenli çalışma, güvenceli gelecek” sloganıyla yansıttı. Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Zincir tarafından paylaşılan verilerde, basına yansıyan iş kazaları ve ölümlerin rakamlarında bir dezenformasyon olduğunu belirten Zincir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı rakamlarının da gerçekleri yansıtmadığını ifade etti. Zincir, 59 işçinin yaşamını yitirmesi, 619 işçinin yaralanması ile sonuçlanan çeşitli sektörlerden oluşan iş kazalarına ve cinayetlerine dönük eylül ayı verilerini şöyle sıraladı: “Maden sektöründe, 4 ölüm, 4 yaralanma, Belediyelerin kanalizasyon işlerinde çalışan 4 işçi göçük altında kaldı, 2 işçi trafik kazasında yaşamını yitirdi, 2’si yaralandı. Enerji sektöründe inşaat halindeki barajlarda 5 işçi öldü, 2 işçi yaralandı. İnşaat sektöründe 17 işçi öldü, 52 işçi yaralandı. Tekstil kolunda 2 işçi öldü, 29 işçi yaralandı. Konaklama sektöründe 18 işçi, metal sektöründe 6 işçi yaralandı, birer işçi öldü. En çok ölümlerin yaşandığı gemi ve tersane sektöründe eylül ayı içerisinde 1 işçi öldü, 2 işçi işitme kaybı yaşadı.”
 
EN ÇOK İŞ KAZASI KİMYA SEKTÖRÜNDE
 
Zincir, en fazla iş kazasının kimya sektöründe yaşandığına dikkat çekti. 2011 yılının ilk 9 ayında 20’si patlamada, 3’ü yangında,1’i de ezilerek en az 24 kişi ölürken, sadece eylül ayı içerisinde 2 kişi öldü, 382 kişi ağır ve hafif şekilde yaralandı.
 
Rapora göre iş cinayetlerinin en çok görüldüğü alanlardan biri de güvencesizliğin ve zorlu iş koşullarının var olduğu mevsimlik işçiliğin hakim olduğu tarım ve orman iş kolu. Bu iş kolunda 79 işçi trafik kazasında yaralanırken 2 kadın ve 2 çocuk iş kazalarında hayatını kaybetti. Yine, eğitim alanında bir kadın öğretmen işsizlik sorunundan ötürü çaresizliğe kapılarak intihar etti.
 
Meslek hastalıklarına dair yeterli bilgi elde edilemezken çeşitli meslek hastalıklarına yakalanmış 2 işçi olduğu tespit edildi. Zincir, iş kazalarına ilişkin aylık raporda gerçek verilerle halkın gözleri önüne sereceklerini belirterek sözlerini “Toplumun tüm kesimlerini ölümleri dur demeye çağırıyoruz” şeklinde sonlandırdı.

Evrensel

 
İSİG Meclisi Eylül ayı iş kazaları raporunu Kadıköy'de açıkladı 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi  2011 Eylül ayı iş kazaları raporunu Kadıköy İskele Meydanı’nda bir basın açıklaması ile kamuoyla paylaştı. İSİG adına Kimya Mühendisleri Odası’ndan Ercan Zincir tarafından okunan raporda Eylül ayı içerisinde Türkiye’de meydana gelen iş kazalarında basına yansıdığı kadarıyla 59 işçinin hayatını kaybettiği 619 işçinin de yaralandığına dikkat çekildi.

İSİG Meclisi raporunda Tuzla'da meydan gelen patlama dolayısıyla kimya sektöründe yaşanan iş cinayetlerini ön plana çıkarırken OSTİM ve Davutpaşa patlamaları da hatırlatılarak kimya alanında yaşanan güvencesizleştirmenin iş cinayetlerine davetiye çıkardığının altı çizildi.

Raporda diğer sektörlerde yaşanan kazalar ve bu sektörlerdeki ölüm ve yaralanmalara da yer verildi. Rapora göre Eylül ayı içerisinde madencilikte 4 işçi yaşamını yitirirken 4 işçi de yaralandı. 6 belediye işçisi hayatını kaybederken 2 belediye işçisi yaralandı. İnşaat halindeki barajlarda 5 işçi öldü 2 işçi yaralandı. Baraj dışındaki inşaatlarda meydana gelen kazalarda ise 17 işçi hayatını kaybederken 52 işçi de yaralandı. Gıda işkolunda 1 işçi yaşamını yitirdi. Ağaç sektöründe 1 ölüm ve 4 yaralanma olayı basına yansıdı. 2’si kadın, 2’si çocuk 5 mevsimlik tarım işçisi hayatını kaybederken büyük çoğunluğu trafik kazalarında olmak üzere 79 işçi de yaralandı. Tekstil sektöründe 2 ölüm ve 29 yaralanma basına yansıdı. Nakliyatta bir işçi ölürken konaklama sektöründe 18 işçi yaralandı. Sivil havacılık işkolunda bir yaralanma olayı yaşanırken cam ve çimento iş kolunda da 2 işçi öldü; 8 işçi yaralandı. Tersanelerde yaşanan iş kazalarında 1 işçi hayatını kaybetti. 2 diş teknisyeni silikozis sebebiyle hayatını kaybederken tersanelerdeki ağır çalışma koşullarından dolayı iki işçinin işitme kaybına uğradığı tespit edildi. Sektörü belirli olmayan iş kazalarında ise 8 ölüm ile 27 yaralanma yaşandı.

Yapılan açıklamada yaşanan kazaların birer iş cinayeti olduğu vurgulanırken ölümlere ve kazalara karşı mücadelenin yükseltilmesi gerektiği dile getirildi.
 
 
 

politeknik.org.tr

 
Bir aylık bilanço: 59 ölü

Çeşitli emek ve meslek örgütlerinin yanı sıra işçiler, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, gazeteciler, avukatlar ve iş müfettişlerinin de yer aldığı İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Kadıköy İskele Meydanı gerçekleştirdiği basın açıklaması ile eylül ayına ilişkin iş kazası ve meslek hastalıkları raporunu duyurdu.

Kazalarda artış var

Öğle saatlerinde Kadıköy İskelesi’nde yapılan basın açıklamasına DİSK, Limter-İş, Deri-İş, Enerji-Sen, Sine Sen ve Birleşik Metal-İş sendikalarından uzmanlar ve yöneticiler, İstanbul Tabip Odası, Kimya, Elektrik ve Makine Mühendisleri odalarından üyeler, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası yöneticileri ile akademisyenler de katıldılar.

Meclis adına açıklamayı okuyan Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şube Yönetim Kurulu üyesi Ercan Zincir, Dünya İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi’nde konuşan Tayyip Erdoğan’ın söylemlerinin samimi olmadığını ifade etti.

Kimya sektörü alarmda

Kimya Mühendisleri Odası’nın iş cinayetlerine ilişkin değerlendirmesiyle devam eden açıklamada, bu ay Tuzla’da yaşanan patlamanın, OSTİM ve Davutpaşa patlamalarını hatırlattığına dikkat çekildi. Basın açıklaması şu sözlerle sona erdi: “Davutpaşa’da, OSTİM’de, Tuzla’da hayatlarını kaybetmiş olan arkadaşlarımız için ve daha birçok yerde esnek, güvencesiz ve sağlıksız çalıştırılan bizler, tüm örgütlülüğümüzle yaşanan cinayetlerin takipçisi olacağımızı bildiriyor ve toplumun tüm kesimlerini ‘ölümlere dur’ demeye çağırıyoruz”

Özgür Gündem

 
 
 
 

 

 

 
" /> Kaza, kader değil iş cinayeti! 2011 / Eylül ayında en az 59 işçi hayatını kaybetti... - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Kaza, kader değil iş cinayeti! 2011 / Eylül ayında en az 59 işçi hayatını kaybetti...

2 Ekim 2011 Pazar günü saat 12.30'da Kadıköy İskele Meydanı'nda İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak hazırladığımız aylık değerlendirmeyi kamuoyu ile paylaştık. Açıklamamızın içeriğini Eylül ayında ülkemizde meydana gelen iş kazaları, meslek hastalıkları ve özel olarak kimya sektörü oluşturdu. Aşağıda kamuoyu ile paylaştığımız metinin tamamını ve basında çıkan haberleri aktarıyoruz...

2011 yılı Eylül ayında ülkemizde Dünya İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi yapıldı. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, insan hayatının çok değerli olduğunu ve iktidarın anlayışının da bütün insanların eşit olması felsefesine dayandığını söylerken işçi sağlığını temel aldıklarını ifade etti. Ne yazık ki bu sözler samimi değildir ve yaşananları yansıtmamaktadır. Çünkü çalışma yaşamında adaletsizliği derinleştiren üretimin güvencesizlik temelinde örgütlenmesi uygulamalarının bizzat düzenleyicisi Türkiye’deki siyasi iktidarlardır. AKP de bu noktada öncüllerini aşmış ve güvencesizliğin yaşamın her alanında derinleşmesini sağlamıştır.