Okulda değil tarlalardalar

Türkiye tarafından ILO’nun 182 sayılı Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına ilişkin Acil Önlemler Sözleşmesi’ne göre 'en kötü biçimdeki çocuk işçiliği' olarak tanımlanmış ve bu işçiliğin sonlandırılması taahhüt edilmiş olmasına rağmen, Türkiye’de hâlâ 1 milyon çocuk, işçi olarak çalıştırılıyor. Bunun %45’ini ise tarım kölesi çocuklar oluşturuyor. Bu çocuklar evlerinden, okullarından, tüm yasal haklarından uzakta bir hayat sürüyorlar.

Mevsimlik gezici ve geçici tarımda çocuklarla ilgili araştırmalar yapan Hayata Destek Derneği, 2014 yılının araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma, mevsimlik geçici işçilerin yaşam ve çalışma koşullarının acil müdahale gerektirecek kadar ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.

YÜZDE 80'İ ÇADIRDA YAŞIYOR
Araştırmanın yaşam koşulları aşamasında, mevsimlik işçi olarak başka kentlere göç eden ailelerin yüzde 80’inin çadırda barındığı, evde ve diğer mekânlarda barınanların oranının sadece yüzde 9 oranında olduğu belirtiliyor.

***

99 ÇOCUKTAN 2'Sİ OKULA GİDİYOR
Araştırma sonucuna göre mevsimlik çocuk işçilerin eğitime katılımı 0-4 yaş grubundaki 99 çocuktan sadece 2’sinin okul öncesi eğitim alırken, 19-25 yaş diliminde eğitimine devam edenlerin oranı yüzde 10 gibi düşük bir oranda seyrediyor. Araştırmanın eğitim alanında ortaya koyduğu genel sonuç; yaş dilimi arttıkça, eğitimi terk etme eğilimi daha yüksek oranlarla ölçülüyor.

893 BİN ÇOCUK İŞÇİ 
TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) 2012 verilerine göre Türkiye’de istihdam edilen çocuk sayısı 893 bine ulaştı. Tarım sektöründe çalışan çocukların toplam sayısı ise 350 bin-400 bin civarında.

***

ÇHD: DEVLET ÇOCUKLARI KORUMUYOR
Dünya Çocuk Haklarına ilişkin açıklama yapan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)  çocuklara dönük her türlü hak ihlalini ortadan kaldırmakla yükümlü olan devletin çocukları öldürdüğüne dikkat çekti, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol ve Berkin Elvan’ı hatırlattı. Çocuk yargılamasındaki hukusuzlukları da aktaran ÇHD,  çocukların gözaltına alınarak,  onlarca yıl hapis cezasına mahkum edildiğine vurgu yaptı.

ÇHD, bir çocuğun sorununun çözümü cezalandırılmakla değil çocuğu suça iten nedenlerin ortadan kaldırılması ile gerçeklebileceğini ifade etti. ÇHD, çocuklara dönük her türlü hak ihlalini ortadan kaldırmakla öncelikle yükümlü olanın devlet olduğunun altını çizdi.