Bir kadraja kaç çocuk daha sığar!

Kimi sergiler vardır insanın ayaklarını yerden keser, güzellikleri insanın hafızasında öylesine yer eder ki bir daha unutmak istemezsiniz. Gördüğünüz tablolar öyle güzeldir ki alamayacağınızı bildiğiniz, tabloların isimleri ile yetinmeye çalışırsınız, not edersiniz aklınızın bir köşesine. Biz de sizi bir sergiye götürmek istiyoruz. Fakat bu sergi bahsettiğimiz gibi bir etki bırakmayabilir sizde. Bırakacağı etki her ne olursa olsun çocukların gözlerindeki derinliği mutlaka göreceksiniz, küçücük bedenleri ile dünyanın yükünü omuzlamış, birazdan kalanları da yüklenmeye hazır o minicik bedenleri…

“Çocuk İşçiler” sergisi İFSAK’lı fotoğrafçıların kadrajından çıkmış ürünlerin toplamı, İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği ) ve İSİG (İşçi Sağlı Ve Güvenliği Meclisi) işbirliği ile hazırlanmış. Yaklaşık 8 ay süren çalışmanın sonucunda, Dünyada çocuk işçiliğine karşı mücadele gününde, İSİG üyelerinin yaptığı basın açıklaması sonrası, İFSAK sergi salonunda, açılışı yapıldı. “Çocuk İşçiler” sergisini görmek isteyenler için son fırsat ise bugün. Sergide fotoğrafları yer alan Alparslan Berber ve Ömer Kurul ile yaptığımız kısa sohbetimizde, nasıl bir çalışmanın ürünü olduğunu da öğrenmiş olduk.

KIRK FOTOĞRAFÇIDAN ALTMIŞ ÇOCUK FOTOĞRAFI…

Serginin iki proje yürütücüsü var. Bunlardan biri Funda Yılmaz diğeri ise Ömer Kurul. 40 fotoğrafçının yer aldığı çalışmada, 60 fotoğraf yer alıyor. Para kazanmak için sokaklarda dans eden çingene kız çocuğu, denizden yeni çıkmış midyeleri ayıklamaya çalışan çocuk, metrelerce uzunluktaki iplikleri makaralarına saran çocuk, sanayi sitesindeki atölyelrin kapılarında ellerindeki tornovidalarla bekleşen çocuklar, taş çatlasa henüz üç yaşında olan ama elindeki akordeonu bırakmayan çocuk ve daha burada sayamayacağım milyonlarca çocuk…
 
Sergide bu bahsettiğimiz temsiliyetler var, ya peki kadraja girememiş olanlar? İşte buna dikkat çekmek istediklerini söylüyor Ömer kurul. Proje İSİG’in önerisi olarak gelmiş ve duyduklarında çok heyecanlandığını anlatıyor; “Bize proje İSİG’den geldi. Onlar böyle bir şey yapmak istiyorlardı ve bizde duyduğumuzda çok heyecanlandık, 6 ya da 8 ay gibi bir sürede yapılan çalışmayla sergi ortaya çıkmış oldu.” Türkiye Genelinde yaşayan tüm fotoğrafçılara ulaşmak istemişler esasında, tabi bu mümkün olmamış ama TFSF ( Türkiye Fotoğraf Sanatçıları Derneği) arcılığı ve kendi ilişkileri olan derneklere kurumlara çağrıda bulunma fırsatları olmuş. Yaklaşık olarak 60 fotoğrafçıdan 600 –700 fotoğraf ulaşmış ellerine. Sergiye kısa bir süre kala yine yılların emektar fotoğraf sanatçısı İsa Çelik’in yetişmiş yanlarına İsa çelik’in küratörlüğünde değerlendirilen fotoğraflardan 40 sanatçının 60 fotoğrafı sergiye girmeye hak kazanmış. Bu bir yarış değil şüphesiz fakat seçilmeye hak kazanan fotoğraflar seçildikleriyle kalmamış, birde hazırlanan fotoğraf albümünde Türkiye’de şiirleri beğeni ile okunan birçok şairinde şiirleri ile güçlendirilmiş. Sezai Sarıoğlu, Şükrü Erbaş gibi usta kalemlerin yorumları, şiirleri, albümde en dikkat çekici yan olmuş. 
 
Fotoğraf çekimleri için, özel bir çalışma alanın belirlemeden, yapıldığını söylüyor Ömer Kurul. Çocuk işçiliğinin hayatın her alanında olduğunun bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Kurul, “Türkiye’de elimizi attığımız her işin altında çocuk işçiliği çıktı, özel bir şey yapmadan bunu ortaya çıkarmak, çocuk işçiliği konusundaki azgın sömürünün de göstergesi” diyor. Özellikle mevsimlik tarım işçisi ailelerin içinde yer alan çocukların bu azgın sömürüden nasıl etkilendiklerini de gelen fotoğraflardan görmenin mümkün olduğuna da dikkat çekiyor.

ÇEKENİN DE ÇEKİLENİN DE HİKAYESİ ÇOCUK İŞÇİLİK!

Tüm dünyada insanlar, biyolojik olarak eşit doğuyor, fakat doğduğu coğrafya, ya da bölge bu eşitliği bozuyor. Fotoğraflarda hem çekenin hem de çekilenin gerçek hikâyelerini de görmek mümkün. Sergiye katılan fotoğrafçılardan Alparslan Berber’de çocukluğunda işçilik yapmış insanlardan biri. Berber İFSAK üyesi bir fotoğrafçı çocuk işçiler fotoğraf sergisinde iki fotoğrafı yer alıyor. Berber, fotoğraflarını Kürt illerinde çekmeyi tercih etmiş, nüfusun en yoğun olduğunu düşündüğü Mardin’in Nusaybin ilçesinde çekmiş. Tarım işçilerinin çalışma koşulları içinde çocukları almış kadrajına sadece, Nusaybin’le sınırlı kalmamış, Antep, Diyarbakır, Urfa’ya da uğramış. Nusaybin’de tarihi köprüden geçen çocuk ve koyunlarını otlatmaya götüren çobanı çekmiş. Berber’in çektiği fotoğraflar için yorumu ise şöyle; öncelikle bir meta gibi görmedim, fotoğrafını çekeceğim çocuklarla özel iletişimler kurdum, onlarla sohbet edip, günlük yaşamlarına girdim ve sonucunda bu eserler ortaya çıktı, diyor. bu yöntem onun için doğal ve samimi bir çalışma ortamı doğurmuş. 
 
Sergiye bir katkıda yıllarca çocuk işçiliği fotoğrafları çekmiş, ülkesini uluslar arası bianellerde temsil etmiş usta fotoğraf sanatçısı Aclan Uraz’ın da 2 fotoğrafı yer alıyor.
Sergi Türkiye’nin birçok yerinde göstermeyi istediklerini söyleyen Ömer Kurul, herkesi bu sergiye davet ediyor.  Kaçırılmaması gerekilen bu sergiyi görmenizi tavsiye ediyoruz. Bizden söylemesi...