'Kadın emekçiler güvencesizliğe karşı birleşecek'

KESK’in, “Güvencesizleştirme ve Kadın Emeği Çalıştayı”  bugün Ankara'da başladı. Yarın da devam edecek olan çalıştayda bir araya gelen kadınlar deneyimlerini paylaştı. Başta kadınlar olmak üzere tüm emekçilerin maruz kaldığı güvencesizliği ele alan kadın emekçiler, örgütlenme ve birlikte mücadelenin en temel güvence olduğunu vurguladılar.

Eğitim Sen Genel Merkezi'nde başlayan çalıştaya kadın tarım işçileri, DİSK, İmece Kadın Dayanışma Sendikası, KaosGL ve HDK temsilcileri ile  akademisyenler de katıldı. Emekçi kadınların karşılaştığı sorunların ele alındığı çalıştayda, devletin piyasacı ve muhafazakar uygulamalarına değinildi. 

AKP iktidarının 12 yıldır neoliberal politikalar konusunda gelmiş geçmiş en “başarılı” iktidar olduğu vurgulanan konuşmalarda, güvencesizleştirmenin hem yasal, hem de fiili olarak yaygınlaştığı ifade edildi. Kapitalist sistemin cinsiyet eşitsizliğini beslediğini ve her alanda kadın işçileri ötekileştirdiğini belirten kadınlar, çalışanlar arasında oluşturulan erkek egemen hiyerarşinin de çalışma barışını ve ortak örgütlülüğü tehdit ettiğini söylediler. 
Çalıştayda, kadınların başta çalışma hayatı olmak üzere toplumsal yaşama katılımının önünde en önemli engellerden birinin yaşlı ve çocuk bakımı olduğu belirtilerek, AKP iktidarı döneminde kapatılan kamu işyerlerine ait kreşlerin yeniden açılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca kadınar, kamu kurumlarında çalışan taşeron kadın işçilerin de bu kreşlerden yararlanma olanaklarının sağlanmasını talep ettiler. 

KADIN VE MUHALİF OLMANIN CEZASI MOBBİNG

Muhalif kimliğe sahip olmanın mobbinge uğramak için yeterli olduğunu ifade eden kadınlar, iş yerinde mobbinge maruz kalındığında şikayetçi olacakları bir mekanizmanın bulunmamasının ciddi bir sorun olduğunu söylediler. Çalıştayda, iş yerlerinde cinsel taciz ile karşı karşıya kalan kadın emekçilerin, muhalif kimlikleri nedeniyle de bu tür saldırılara maruz kaldığına dikkat çekildi. Yapılan şikayetlerin üstünün örtüldüğü belirtilirken, mağdur kadınların işten atmayla dahi karşı karşıya kaldığı aktarıldı. İş güvenliği ve işçi sağlığı üzerine yaşanılan sorunlarını paylaşan katılımcılar, özellikle sağlık ve eğitim alanında kamu hizmetlerini piyasaya açan uygulamaların kamu emekçilerini şiddetin hedefi haline getirdiğini ifade etti.

'GÜVENCESİZLİĞİN GETİRİSİ ÖLÜM'

DİSK Kadın Komisyonu üyeleri de, sendikalardaki karma örgütlülüğe rağmen yönetimde kadın sayısının az olduğuna dikkat çekti. Soma'daki kadınların durumuna da dikkat çekilen çalıştayda, şehirde kadınlar için iş alanının olmadığı, kadınların sadece üç ay tarım işçisi olarak çalışabildikleri ifade edildi. Çalıştayda, emek mücadelesinin toplumsallaştırmasında en büyük payın kadın işçilere ait olduğu vurgulandı.  

LGBT bireylerin yaşadığı sorunları aktaran KaosGL temsilcileri, özellikle trans bireylerin kendilerine gösterilen iş alanlarında doğrudan saldırıya maruz bırakıldığı belirtildi. İşten çıkarılma gerekçesi olarak “genel ahlaka aykırılık” kararının gösterildiğini belirten KaosGL temsilcileri, bu nedenle LGBT bireylerin “zorunlu seks işçiliği”ne itildiğini ifade etti. 

'ÇOCUKLARIMIZI OKUTAMIYORUZ'

Diyarbakır'dan gelen kadın tarım işçileri de çalıştayda sorunlarını dile getirdi. Kadınlar, çalışmak için gittikleri şehir merkezinden uzak yerlerde çadırlarda ve elektrik, su, tuvalet olmadan yaşamaya çalıştıklarını anlattılar÷ Kürt kimlikleri nedeniyle de zorluk çektiklerini ifade eden kadınlar, çocuklarının da eğitim hakkından mahrum kaldığını hatırlattılar. Ayrıca kadın işçiler, hiçbir sosyal güvenceleri olmadan sigortasız çalıştırıldıklarına dikkat çektiler.

Yarın “Birlikte ne yapabiliriz?” atölyesiyle yeniden bir araya gelecek olan kadınlar ortak mücadele için çözüm önerilerini sunacak.