Beş yıl sonra kansere yakalandım - Kartal Yavuz Selim Hastanesi'ndeki direnişçi kadınlarla söyleşi

Kartal Yavuz Selim Hastanesi’nde iş bırakan işçilerle Kartal Emekçi Kadın Komisyonu (EKK olarak), iş bırakma ve sendikalaşma süreçleri üzerine konuştu.

- Çalışma koşullarınız nasıl, nasıl sendikalaştınız ve neden direniştesiniz?

- Birinci kadın işçi: 9 senedir çalışıyorum. Ben her bölümde çalıştım. İlk işe girdiğimde Taş Ocağı polikliniğinde çalıştım. Sonra acile aldılar, acilden sonra laboratuvara geçtim, sonra 15. kata çıktım. Yani her bir bölümde çalıştım. Şu an yine Taş Ocağı’ndayım. En gücüme giden, biz buraya girerken bizden sağlık raporu alıyorlar, her şeyimiz sapa sağlam işe giriyoruz. Aradan 5 yıl geçtikten sonra hastalandık, kadın hastalığına, kansere yakalandım. Bir tane hastane büyüğü gelip de “geçmiş olsun” demedi. Sanki ben burada hiç emek vermemiş gibi oldum. İkincisi ben burada kalp krizi geçirdim, çalışırken. Ben gözümü Tuzla GİS-BİR Hastanesi’nde açtım. Hiç kimse beni geçmiş olsun diye aramadı.

Burada çalışıyorsam insan gibi görülmeyi sevgi ve saygı duyulmasını istiyorum. Benim kimsenin ne parasında ne de malında gözüm var, bir güler yüz istiyorum. Yüzünü yere asıp iş yaparsan senden iyisi yok. Ama azıcık hasta olursan “çıkışını veriyoruz” diyorlar. Buraya 9 yıl önce böyle gelmedim. Şimdi bende 4 tane stent var. Saçlarım beyazladı ve döküldü, kemoterapi zamanında. Ama geçirdim o günleri. Ben eşimden ayrı yaşıyorum. İki kız çocuğum var okula giden. Ama bu sürede kimse “biz seninle yıllardır, omuz omuza çalışıyoruz geçmiş olsun” demedi.  Faturalarımı ödeyemiyor, çocuklarıma 1 kg meyve götüremiyorum biz insan değil miyiz?

Bize yol paramızı ve maaşımızı aynı anda vermiyorlar. Sırf sigortayı düşük yatırmak için ayrı veriyorlar parayı. 7 yılım hep girdi-çıktı olmuş. Ben burada sağlığımı kaybettim, hakkımı istiyorum. Onlardan başka birşey istemiyorum. 2 aylık işçi iken başıma ayna düştü. Sigortam yatırılmamış, beni başka hastaneye götürüp tedavi ettiler. Sigortam olmadığı için bütün parayı bana zorla ödettiler. Çalışanı olduğum halde ödedim.

Biz hakkımızı istiyoruz. İnsan gibi davranılmasını istiyoruz. Biz köle değil insanınız.


- İkinci kadın işçi: Hakkımızı istiyoruz, yol paralarımızı kesiyorlar. Sağlığımız söz konusu, maaşlarımızı kesiyorlar, girdi-çıktı yapıyorlar.  Bunun için eylem yapıyoruz. Herşeyi biz yapıyoruz, dosya götür, imzalat, bu faturayı götür, kan getir, idrar götür. Yani her şeyi biz yapıyoruz. Hastayı röntgene, MR’a indir-çıkar, hastayı ameliyathaneye götür-çıkar, her şey bizde.

Aldığımız maaşlar yetmiyor. Kira sadece 700 lira, aldığımız para kiraya gidiyor. Bu sebeplerden kaynaklı arkadaşlarla konuştuk, sırt sırta verdik, ortak kararlar aldık herkes de onayladı. Böylece sendikalaşmaya başladık. Hep beraber birlik olup bu taşeron köleliği kaldırmamız gerekiyor.

 
- Taşeron köleliği biliyorsunuz işçileri öldürmeye devam ediyor. En son Soma’da yaşananlar gözler önünde.  Siz taşeronluğa karşı ne yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

- Birinci kadın işçi: Birlik olmamız lazım. Herkesin birlik olması lazım. Bir elin nesi var iki elin sesi var. Hep beraber bu işi (taşeronluğu) kaldırmak zorundayız. Sendikalı arkadaşlar, sadece bizim arkadaşlarımız değil tüm sendikalı, taşeron arkadaşlarımızın birlik olması lazım. Böyle olması gerektiğini düşünüyorum.

Kartal Emekçi Kadın Komisyonu